3. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları SDR Dİkey Yayınları Sayfa 93
Harika bir konu! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 3. Sınıf Fen Bilimleri öğretmeninim. Gel, şimdi kitabımızdaki bu güzel sayfayı birlikte inceleyelim ve aklımıza takılan soruları cevaplayalım. Konumuz “Maddeyi Tanıyalım“. Bu sayfada, çevremizdeki maddeleri duyu organlarımızı kullanarak nasıl ayırt edebileceğimizi öğreniyoruz.
Sayfayı incelediğimizde, maddeleri tanımak için iki önemli özelliğin üzerinde durulduğunu görüyoruz: Koku ve Renk.
Önce metin bize kokudan bahsediyor. Mesela eve girdiğinde mis gibi bir deterjan kokusu alırsan, annenin temizlik yaptığını hemen anlarsın, değil mi? Ya da mutfaktan gelen bir sarımsak kokusu, yemekte ne olduğunu sana fısıldayabilir. Yani koklama duyumuz, maddeleri tanımamızda bize ipuçları verir.
Sonra da renklerden bahsediyor. Bir domatesin kırmızı, bir mısırın sarı, nanenin ise yeşil olduğunu görme duyumuz sayesinde biliriz. Renkler, maddeleri ayırt etmenin en kolay yollarından biridir.
Ancak sayfanın sonunda çok önemli bir soru sorulmuş. Hadi o soruyu ve çözümünü birlikte adım adım inceleyelim.
Soru Metni:
Varlıklar farklı renklerde olabileceği gibi aynı renklere de sahip olabilir. Örneğin; tuz, şeker ve un beyaz renktedir. Bu maddeleri renklerini kullanarak ayırt edemeyebiliriz. Acaba aynı renk ve şekilde olan maddeleri nasıl ayırt edebiliriz?
Çözüm:
Bu gerçekten de üzerinde düşünmemiz gereken harika bir soru! Düşünsene, mutfakta kavanozların içinde üç tane beyaz toz var: tuz, şeker ve un. Hepsi de birbirine ne kadar çok benziyor! Sadece renklerine bakarak hangisinin ne olduğunu anlamamız neredeyse imkânsız. İşte bu durumda, bilim insanları gibi davranıp başka özelliklerine bakmamız gerekir.
Adım 1: Diğer Duyu Organlarımızı Devreye Sokalım
Eğer bir duyu organımız bize yeterli bilgiyi vermiyorsa, diğerlerinden yardım isteriz.
- Tatma Duyusu: Şekerin tadı tatlıdır, tuzun tadı tuzludur, unun ise kendine özgü, daha tatsız bir yapısı vardır. Tadına baktığımızda hangisinin ne olduğunu anında anlayabiliriz. Ancak unutma! Tanımadığımız veya bir büyüğümüzün “güvenli” demediği hiçbir maddenin tadına asla bakmamalıyız. Bu çok önemli!
- Dokunma Duyusu: Parmaklarımızın ucuyla bu maddelere dokunduğumuzu hayal edelim. Un, ipek gibi yumuşak ve çok incedir. Şeker ve tuz ise undan farklı olarak küçük kristal taneciklerden oluşur, elimize biraz daha pütürlü gelirler.
- Koklama Duyusu: Tuz ve şeker genellikle kokusuzdur. Ancak unun kendine has, hafif bir kokusu vardır. Dikkatlice koklarsak bu farkı anlayabiliriz.
Adım 2: Maddelerin Farklı Davranışlarını Gözlemleyelim
Peki ya duyu organlarımızı kullanamıyorsak? O zaman maddelerin başka özelliklerini test edebiliriz. Mesela hepsinden birer kaşık alıp bir bardak suya atalım ve karıştıralım. Ne olur dersin?
- Şeker ve tuz, suyun içinde bir süre sonra gözden kaybolur. Biz bu olaya çözünme diyoruz.
- Un ise suda çözünmez. Suyu bulandırır ve beyaz, süte benzer bir karışım oluşturur.
Gördün mü? Sadece suya atarak bile unu diğerlerinden hemen ayırabildik!
Sonuç
Kısacası, iki madde birbirine çok benziyorsa, onları ayırt etmek için tek bir özelliğe (renk gibi) bakmak yeterli olmaz. Onları tanımak için tat, koku, dokunma (sertlik, yumuşaklık, pürüzlülük) gibi farklı özelliklerine bakmalı veya suda çözünüp çözünmeme gibi davranışlarını gözlemlemeliyiz. Böylece en benzer maddeleri bile bir dedektif gibi kolayca ayırt edebiliriz!