Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir soru! Görseldeki “DOLDURALIM” etkinliğini seninle birlikte adım adım yapalım ve zekât konusunu daha iyi anlayalım. Unutma, bu konuları öğrenmek hem derslerin için hem de genel kültürün için çok önemli.
Haydi başlayalım!
Soru: Zekâtla ilgili aşağıdaki tabloda boş bırakılan yerleri doldurunuz.
Çözüm:
Tabloyu doldurmak için zekâtla ilgili dört temel soruyu cevaplamamız gerekiyor: Kim verir? Nelerden verir? Ne kadar verir? ve Kimlere verir? Gel, bu soruları sırasıyla cevaplayalım.
Adım 1: “Zekâtı kim verir?” sorusunu cevaplayalım.
Tabloda bu sorunun cevabı “Zengin olan her Müslüman…” olarak başlamış. Biz bu cümleyi tamamlayalım. Dinimize göre zengin sayılmanın bir ölçüsü vardır, buna nisap miktarı denir. Bu ölçüden daha fazla mala sahip olan, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş her Müslüman zekât verir. Yani kısaca:
Zekâtı, nisap miktarı kadar mala sahip olan zengin Müslümanlar verir.
Adım 2: “Nelerden verilir?” sorusunu cevaplayalım.
Zekât, sahip olduğumuz ve üzerinden bir yıl geçen belirli mallardan verilir. Bu malların neler olduğuna bir bakalım:
- Altın, gümüş ve elimizdeki nakit para (Türk Lirası, Dolar, Euro vb.).
- Alıp satarak para kazandığımız ticaret malları.
- Koyun, keçi, sığır, manda ve deve gibi hayvanlar.
- Tarladan elde ettiğimiz buğday, arpa, nohut gibi tarım ürünleri.
- Madenler ve define gibi topraktan çıkan zenginlikler.
Adım 3: “Ne kadar verilir?” sorusunu cevaplayalım.
Verilecek zekât miktarı, malın türüne göre değişir. En yaygın olan ve en çok bilmemiz gereken oran şudur:
Altın, gümüş, para ve ticaret mallarından kırkta bir (1/40) oranında verilir. Bu oran, matematiksel olarak %2,5‘e (yüzde iki buçuk) eşittir.
Örneğin, bir yıl boyunca kenarda duran 40.000 TL parası olan bir kişi, bunun 1/40’ı olan 1.000 TL’yi zekât olarak verir.
Toprak ürünleri ve hayvanlar için bu oranlar farklılık gösterir.
Adım 4: “Kimlere verilir?” sorusunu cevaplayalım.
Bu sorunun cevabı aslında kitabımızdaki metinde çok güzel açıklanmış. Kur’an-ı Kerim’de, Tevbe suresinin 60. ayetinde zekâtın verileceği kişiler şöyle sıralanmıştır:
- Yoksullar: Geçimini sağlamakta zorlanan, temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar bile malı olmayan kişiler.
- Miskinler: Hiçbir geliri veya malı olmayan, başkalarına muhtaç durumda olan kişiler.
- Borçlular: Borcunu ödeyecek gücü olmayanlar.
- Yolda kalmışlar: Kendi memleketinden uzakta, parası bitmiş ve çaresiz kalmış yolcular.
- Allah yolunda olanlar: İslam dinini öğrenmek, öğretmek ve yaymak için çaba gösterenler.
- Köleler: Özgürlüklerini satın almak isteyenler. (Günümüzde kölelik pek kalmamıştır.)
- Zekât toplayan memurlar: Devlet tarafından zekâtları toplamakla görevlendirilen kişilerin maaşları buradan karşılanır.
- Müellefe-i kulûb: Kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen kişiler.
Umarım bu açıklamalarla tabloyu kolayca doldurabilirsin. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!