8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimizin önemli bir konusunu, kader ve iradeyi işleyeceğiz. Elimizdeki ders materyalinde yer alan soruları birlikte inceleyip cevaplayalım. Unutmayın, anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden sorun. Amacımız hep birlikte öğrenmek!
Haydi başlayalım!
Soru 1: İnsanın, davranışlarından sorumlu olmasının sebepleri nedir?
Harika bir soru! Bu sorunun cevabı, biz insanları diğer canlılardan ayıran çok özel iki yeteneğimizde saklı. Gelin bu yetenekleri adım adım inceleyerek sorumluluğumuzun nedenlerini keşfedelim.
Adım 1: Akıl Sahibi Olmamız
Allah (c.c.), biz insanlara akıl vermiştir. Akıl, bizim en değerli hazinemizdir. Tıpkı bir pusula gibi bize doğru yolu gösterir. Aklımız sayesinde;
- İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırabiliriz.
- Düşünebilir, öğrenebilir ve yeni şeyler icat edebiliriz.
- Karşılaştığımız bir durumun sonuçlarını önceden tahmin edebiliriz.
Kısacası akıl, bize neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlama yeteneği verir.
Adım 2: İrade Sahibi Olmamız
Aklın yanı sıra bir de irade sahibiyiz. İrade ne demek öğretmenim? diye sorduğunuzu duyar gibiyim. İrade, en basit tanımıyla seçme özgürlüğü demektir. Aklımızla düşündüğümüz seçenekler arasından birini tercih etme gücümüzdür.
Örneğin, ders çalışmak ile oyun oynamak arasında bir seçim yapmanız gerektiğinde, hangisini yapacağınıza karar verme gücü sizin iradenizdir. Kimse sizi zorla ders çalıştıramaz ya da oyun oynatamaz, bu kararı siz verirsiniz.
Sonuç:
İşte bu iki muhteşem özellik, yani akıl ve irade, bir araya geldiğinde sorumluluk ortaya çıkar. Mademki aklımızla neyin doğru olduğunu bilebiliyoruz ve irademizle istediğimizi seçebiliyoruz, o zaman yaptığımız seçimlerin sonuçlarından da biz sorumluyuz. İyi bir seçim yaparsak ödülünü, kötü bir seçim yaparsak da sonucunu üstleniriz. İşte insanın davranışlarından sorumlu olmasının temel sebebi budur.
Soru 2: Akıl, irade ve sorumluluk ilişkisini düşününüz.
Bu üç kavram, birbirinden ayrılmaz bir zincirin halkaları gibidir çocuklar. Birisi olmadan diğeri eksik kalır. Gelin bu harika takımın nasıl çalıştığını birlikte düşünelim.
Adım 1: Her Şey Akılla Başlar
Karşımıza bir durum çıktığında ilk devreye giren aklımızdır. Akıl, durumu analiz eder, seçenekleri önümüze serer ve her seçeneğin muhtemel sonuçlarını bize gösterir. Tıpkı bir danışman gibi bize yol gösterir.
Örnek: Bir arkadaşın sana hoşlanmadığın bir şaka yaptı. Aklın hemen çalışmaya başlar: “Ona ben de kötü bir şaka mı yapsam? Yoksa sakince konuşup rahatsız olduğumu mu söylesem? Ya da hiçbir şey demeyip küssem mi?” Akıl, bu seçenekleri ve sonuçlarını sana sunar.
Adım 2: İrade Karar Verir
Aklın sunduğu seçenekler arasından birini seçme anı geldiğinde sahneye irade çıkar. İrade, senin özgür seçim yapma gücündür. Hangi yolu seçeceğine sen karar verirsin. Arkadaşınla konuşmayı da seçebilirsin, ona kötü bir şaka yapmayı da… Bu tamamen senin tercihindir.
Adım 3: Sorumluluk Sonucu Belirler
İradenle bir karar verip eyleme geçtiğin anda, artık o eylemin sonuçları senin sorumluluğundadır.
- Eğer arkadaşınla konuşmayı seçersen, aranızdaki sorunu çözebilir ve dostluğunuzu pekiştirebilirsin. Bu güzel sonucun sorumlusu sensin.
- Eğer ona kötü bir şaka yapmayı seçersen, kalbini kırabilir ve aranızın bozulmasına neden olabilirsin. Bu olumsuz sonucun sorumlusu da yine sensin.
Sonuç:
Gördüğünüz gibi, akıl bize yolu aydınlatır, irade o yollardan birini seçmemizi sağlar ve sorumluluk da seçtiğimiz yolun sonundaki durağı kabullenmemizdir. Bu üçü olmadan adil bir yaşam düşünülemez. Bu yüzden Allah (c.c.) bize aklı ve iradeyi vermiş ve bu sayede bizi davranışlarımızdan sorumlu tutmuştur.