8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 19
Harika bir soru! Hadi hep birlikte bu güzel konuyu, yani insanın iradesi ve sorumluluğu konusunu görseldeki ayetler üzerinden inceleyelim. Unutma, bu konu hayatımızdaki seçimleri ve sonuçlarını anlamak için çok önemli.
Soru: İnsanın iradesi ve sorumluluğunu anlatan aşağıdaki ayetleri okuyarak üzerinde düşününüz.
Çözüm:
Sevgili öğrenciler, bu etkinlik bizden verilen üç ayeti okuyup anlamamızı ve bunlar üzerinden irade ve sorumluluk kavramlarını düşünmemizi istiyor. Hadi adım adım gidelim ve her ayetin bize ne anlatmak istediğini birlikte keşfedelim.
Adım 1: İlk Ayeti Anlayalım (İsra suresi, 15. ayet)
İlk kutucukta yer alan ayet şöyle diyor:
“Kim doğru yolu seçerse bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur, kim de doğruluktan saparsa kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üstlenmez…”
Bu ayet bize çok net bir mesaj veriyor. Düşünelim ki önümüzde iki seçenek var: Derslerimize çalışmak ya da zamanımızı boşa harcamak. Eğer derslerimize çalışmayı seçersek, bunun faydasını kim görür? Tabii ki biz! Sınavlardan güzel notlar alırız, başarılı oluruz. Eğer zamanımızı boşa harcamayı seçersek, bunun zararını kim görür? Yine biz! İşte bu ayet tam olarak bunu söylüyor. Yaptığımız iyi seçimlerin ödülü de, kötü seçimlerin sonucu da bize aittir. Ayrıca çok önemli bir noktaya daha değiniyor: Kimse başkasının yaptığı bir hatanın cezasını çekmez. Herkes kendi yaptıklarından sorumludur. Yani, “Arkadaşım yaptı, ben de ona uydum.” demek bir bahane olamaz.
Adım 2: İkinci Ayeti Anlayalım (Beled suresi, 10. ayet)
Şimdi de ortadaki pembe kutucuğa bakalım:
“Ona iki yolu (iyi ve kötüyü) gösterdik.”
Bu ayet kısacık ama çok derin bir anlama sahip. Yüce Allah’ın bize sadece akıl ve irade vermekle kalmadığını, aynı zamanda neyin doğru neyin yanlış olduğunu da gösterdiğini anlatıyor. Bunu bir yol ayrımına benzetebiliriz. Allah bize diyor ki: “Bak, bu yol iyiliğe, güzelliğe çıkar. Şu yol ise kötülüğe, pişmanlığa gider.” Bize tabelaları gösteriyor, yolu tarif ediyor ama hangi yoldan yürüyeceğimize karışmıyor. O seçimi tamamen bize, yani bizim cüz’i irademize bırakıyor. Bu da demek oluyor ki, “Ben iyinin ne olduğunu bilmiyordum.” deme şansımız yok.
Adım 3: Üçüncü Ayeti Anlayalım (Fussilet suresi, 46. ayet)
Son olarak alttaki kutucuktaki ayeti inceleyelim:
“Kim iyi bir iş yaparsa faydası kendisinedir ve kim kötülükte bulunursa zararı kendisinedir…”
Fark ettin mi? Bu ayet, ilk ayetin mesajını ne kadar güzel pekiştiriyor! Tıpkı bir bumerang gibi… İyilik yaparsan, o iyilik döner dolaşır sana gelir. Kötülük yaparsan, onun olumsuz sonuçları da yine sana döner. Örneğin, bir arkadaşına yardım ettiğinde hem o mutlu olur hem de sen kendini iyi hissedersin. Ama birine kötü davrandığında, hem onun kalbini kırarsın hem de kendi vicdanın rahatsız olur. Yaptığımız her eylemin bir sonucu vardır ve bu sonuç doğrudan bizi etkiler. Bu da sorumluluk bilincimizin temelini oluşturur.
Sonuç:
Bu üç ayeti bir araya getirdiğimizde ortaya şu harika sonuç çıkıyor: Yüce Allah bize akıl vermiş, irade (seçme özgürlüğü) tanımış ve iyi ile kötünün yollarını göstermiştir. Bu yollardan hangisini seçeceğimiz tamamen bize bağlıdır. Yaptığımız seçimlerin sonuçlarından da tamamen biz sorumluyuz. Ne iyiliğimizin sevabını başkası alır ne de kötülüğümüzün cezasını başkası çeker. Bu yüzden hayatımızdaki her karar önemlidir ve bu kararları alırken daima iyi ve doğru olanı seçmeye gayret etmeliyiz.