8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 43
Harika bir çalışma! Hemen bir öğretmen gözüyle bu metindeki soruları senin için analiz edip adım adım açıklayayım. Unutma, buradaki asıl amaç konuyu daha iyi anlaman.
Soru 1: Başkalarına yardım ederken ve birilerinden yardım gördüğünüzde neler hissedersiniz?
Merhaba sevgili öğrencim. Bu soru, aslında bir bilgi sorusundan çok, senin duygularını ve düşüncelerini anlamaya yönelik bir soru. Bu yüzden tek bir doğru cevabı yok. Ama gel birlikte bu güzel eylemlerin bize neler hissettirebileceği üzerine düşünelim.
Adım 1: Yardım Ederken Neler Hissederiz?
Bir arkadaşına anlamadığı bir konuda yardım ettiğini veya ihtiyacı olan birine destek olduğunu hayal et. Bu durumda genellikle şunları hissederiz:
- Mutluluk ve Huzur: Bir başkasının yüzündeki gülümsemenin sebebi olmak, içimizi bir sevinçle ve huzurla doldurur.
- İşe Yarama Duygusu: Birine faydalı olduğumuzu hissetmek, kendimizi daha değerli ve güçlü hissetmemizi sağlar.
- Empati ve Anlayış: Başkasının durumunu anladığımızı ve onun yanında olduğumuzu göstermek, aramızdaki bağı güçlendirir.
- Şükür: Sahip olduklarımızın kıymetini daha iyi anlarız ve elimizdekileri paylaşabildiğimiz için şükrederiz.
Adım 2: Yardım Alırken Neler Hissederiz?
Şimdi de tam tersini düşünelim. Zor bir durumda kaldın ve birisi sana elini uzattı. Mesela ağır bir eşyayı taşırken bir komşun yardım etti. Bu durumda ise şunları hissederiz:
- Minnettarlık ve Teşekkür: Bize yardım eden kişiye karşı içimizde derin bir teşekkür duygusu oluşur.
- Rahatlama: Üzerimizdeki yükün hafiflediğini ve zor durumdan kurtulduğumuzu hissederek rahatlarız.
- Yalnız Olmadığını Hissetme: Dünyada iyi insanların olduğunu ve zor zamanlarda yalnız kalmayacağımızı anlarız. Bu bize güven verir.
- Sevgi ve Değer Görme: Birinin bizi düşünüp önemsemesi, sevildiğimizi ve değerli olduğumuzu hissettirir.
Sonuç:
Gördüğün gibi, yardımlaşma hem yardım eden hem de yardım alan için çok güzel ve olumlu duygular barındıran bir eylemdir. Metinde de anlatıldığı gibi, bu güzel davranışlar toplumdaki sevgiyi, dostluğu ve birliği artırır.
Soru 2: Okuduğumuz metne göre zekât ibadeti nedir ve İslam’ın temel esasları arasındaki yeri nedir?
Harika bir soru! Bu sorunun cevabını metnin içindeki ipuçlarını takip ederek kolayca bulabiliriz. Hadi birlikte metni inceleyelim.
Adım 1: Zekâtın Ne Olduğunu Anlayalım
Metinde zekât kelimesinin sözlük anlamları verilmiş. Neymiş bunlar? Temizlenmek, çoğalmak, artmak, gelişmek ve bereket. Yani zekât verdiğimizde malımızın azalacağını değil, tam tersine bereketleneceğini ve artacağını düşünebiliriz.
Dini bir terim olarak ise zekâtın tanımı şöyle yapılmış:
Zengin Müslümanların her yıl mallarından ve paralarından belirli bir miktarı, başta fakirler olmak üzere Kur’an-ı Kerim’in belirlediği yerlere vermesi demektir.
Kısacası, zenginlerin mallarının bir kısmını ihtiyaç sahipleriyle paylaşmasıdır. Bu, Allah’ın bir emridir ve bir ibadettir.
Adım 2: Zekâtın İslam’daki Önemini Bulalım
Metnin sonlarına doğru Peygamber Efendimiz’in (sav) bir hadisi, yani sözü paylaşılmış. Bu söz, zekâtın İslam’daki yerini çok net bir şekilde açıklıyor:
“İslam beş esas üzerine kurulmuştur:”
- Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek,
- Namazı dosdoğru kılmak,
- Zekât vermek,
- Haccetmek,
- Ramazan orucunu tutmak.
Bu listede gördüğün gibi zekât, İslam’ın 5 temel şartından biridir. Tıpkı namaz kılmak veya oruç tutmak gibi yerine getirilmesi gereken çok önemli ve temel bir ibadettir.
Sonuç:
Özetle, zekât; zengin Müslümanların mallarının bir kısmını ihtiyaç sahipleriyle paylaşması anlamına gelen ve İslam’ın 5 temel şartından biri olan çok önemli bir ibadettir. Hem kişiyi hem de toplumu güzelleştiren bir yardımlaşma köprüsüdür.