8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 22
Merhaba sevgili öğrencim! Gelin, gönderdiğin görseldeki bu güzel soruları birlikte yorumlayalım. Bu sorular, hayatımızdaki zamanın, yani ‘ömrün’ ve her şeyin bir sonu olduğu gerçeğinin, yani ‘ecelin’ ne kadar önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olacak.
Soru 1: Bir binanın kullanım ömrü kaç yıldır?
Çözüm: Sevgili öğrencim, bu sorunun tek bir kesin cevabı yok aslında. Bir binanın ömrü, yapıldığı malzemelerin kalitesine, ne kadar iyi bakıldığına ve hatta doğal afetlere ne kadar dayanıklı olduğuna bağlı olarak değişir. Bazı binalar 50-60 yıl dayanırken, çok sağlam yapılmış tarihi binalar yüzyıllarca ayakta kalabilir. Tıpkı binalar gibi, her varlığın kendine özgü bir ömrü vardır ve bu ömür bir gün sona erer. Bu durum, her şeyin bir sonu olduğunu bize hatırlatır.
Soru 2: Günümüzde insan ömrü ortalama kaç yıldır?
Çözüm: Günümüzde teknolojinin ve tıbbın gelişmesiyle birlikte ortalama insan ömrü oldukça uzadı. Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, dünya genelinde ortalama insan ömrü 70-80 yaş civarındadır. Ancak unutmamalıyız ki bu sadece bir ortalamadır. Her insanın ömrü kendisine özeldir ve ne zaman sona ereceğini, yani ecelinin ne zaman geleceğini bilemeyiz.
Soru 3: “Bu dünya bir penceredir, her gelen bakıp gider.” cümlesiyle anlatılmak istenen nedir?
Çözüm: Bu çok güzel bir söz! Burada dünya, bir manzarayı izlediğimiz bir pencereye benzetiliyor. Biz insanlar da o pencereden kısa bir süreliğine bakıp giden yolcular gibiyiz. Bu söz bize şunu anlatmak istiyor:
Dünya hayatı geçicidir. Tıpkı bir pencereden manzaraya baktığımız kısa bir an gibi, dünya hayatı da sınırlıdır ve bir gün sona erecektir. Bu yüzden bu kısa zamanı en iyi şekilde değerlendirmeli, iyi ve güzel işler yapmalıyız.
Soru 4: “Olmuşa ölmüşe çare yoktur.” atasözüyle ne anlatılmak istenir?
Çözüm: Bu atasözü, hayatın iki temel gerçeğini vurgular: geçmiş ve ölüm.
- Olmuş: Geçmişte yaşanmış ve bitmiş olayları ifade eder. Onları geri döndürüp değiştiremeyiz.
- Ölmüş: Eceli gelmiş ve vefat etmiş birini anlatır. Onu da geri getiremeyiz.
Yani bu söz bize, değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenmemiz gerektiğini, geçmişe takılıp kalmak yerine önümüze bakmamız gerektiğini ve ölümün geri dönüşü olmayan bir gerçek olduğunu öğretir.
Soru 5: Evinize aldığınız eşyalar içinde hiç eskimeyecek olan var mıdır?
Çözüm: Hayır, yoktur. Evimize aldığımız en yeni, en teknolojik veya en sağlam eşya bile zamanla eskir, yıpranır, bozulur veya modası geçer. Belki bir koltuk zamanla solar, bir telefonun yazılımı güncelliğini yitirir, bir tabak kırılır. Bu durum, sadece canlıların değil, cansız varlıkların da bir ömrü olduğunu gösterir. Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır.
Soru 6: “Canlı cansız her şey bir gün yok olacaktır.” sözü sizce neyi ifade etmektedir?
Çözüm: Bu söz, evrendeki her şeyin sonlu olduğunu ifade eder. Yani hiçbir şey sonsuza kadar var olamaz.
Adım 1: Canlıları düşünelim: İnsanlar, hayvanlar, bitkiler… Hepsi doğar, yaşar ve ölür.
Adım 2: Cansızları düşünelim: Dağlar zamanla aşınır, eşyalar eskir, hatta Güneş’in bile bir gün enerjisi tükenecektir.
Bu ifade, evrenin en temel yasalarından birini, yani her şeyin bir ömrü ve eceli olduğu gerçeğini anlatır. Her başlangıcın bir sonu vardır ve bu kaçınılmaz bir durumdur.