8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 74
Harika bir soru! Haydi, gelin hep birlikte kitabımızdaki bu güzel etkinliği adım adım çözelim ve atasözlerimizin bize ne anlatmak istediğini anlayalım.
Soru: PAYLAŞALIM
Bu atasözlerinden hareketle malın korunması ile ilgili düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
-
“Birin kıymetini bilmeyen bini toplayamaz.”
-
“Hazıra dağ dayanmaz.”
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu etkinlik bizden bu iki güzel atasözünü yorumlayarak “malın korunması” yani sahip olduğumuz şeyleri nasıl korumamız gerektiği hakkında düşünmemizi istiyor. Gelin, bu atasözlerinin derin anlamlarını birlikte keşfedelim.
Adım 1: Atasözlerini Anlayalım
Öncelikle bu iki atasözünün ne anlama geldiğini tek tek inceleyelim.
- “Birin kıymetini bilmeyen bini toplayamaz.”
Bu söz bize, en küçük şeylerin bile değerini bilmemiz gerektiğini öğretir. Elimizdeki az olanın, mesela bir liranın, bir kalemin veya bir lokma ekmeğin kıymetini bilmez, onu hor kullanırsak; daha fazlasını biriktiremeyiz, kazanamayız. Tutumlu olmanın ve şükretmenin önemini vurgular. Küçük şeylere değer vermeyen, büyük servetlere de sahip olamaz. Kısacası, tutumlu olmak ve israftan kaçınmak en temel adımdır. - “Hazıra dağ dayanmaz.”
Bu atasözü ise, çalışmadan, emek harcamadan elde edilen zenginliğin sonsuza kadar sürmeyeceğini anlatır. Bir dağ kadar altınınız bile olsa, hiç çalışmayıp sürekli harcarsanız, o servet bir gün mutlaka tükenir. Bu söz, bize çalışmanın, üretmenin ve sahip olduklarımızı akıllıca yönetmenin ne kadar önemli olduğunu hatırlatır. Sadece tüketmek, en büyük zenginlikleri bile eritir.
Adım 2: Atasözlerini “Malın Korunması” Konusuyla İlişkilendirelim
Şimdi bu atasözlerinin, dersimizin ana konusu olan malın korunması ile olan bağlantısını kuralım.
Yukarıdaki metinde de okuduğumuz gibi, İslam dini malın korunmasına büyük önem verir. Bunu sağlamanın yollarından biri de israftan ve savurganlıktan kaçınmaktır.
- İlk atasözümüz, “Birin kıymetini bilmeyen bini toplayamaz,” tam olarak bize israf etmemeyi öğütlüyor. Elimizdeki nimetlerin değerini bilip onları dikkatli harcamamız gerektiğini söylüyor. Bu, malı korumanın ilk ve en önemli kuralıdır.
- İkinci atasözümüz, “Hazıra dağ dayanmaz,” ise bize savurganlığın ne kadar kötü bir şey olduğunu gösteriyor. Malı korumak, sadece harcamamak değil, aynı zamanda onu artırmak için emek harcamak ve akıllıca kullanmaktır. Sürekli tüketmek, malın korunmasının önündeki en büyük engeldir.
Adım 3: Sonuç ve Düşüncelerimiz
Sonuç olarak, bu iki atasözü bize malımızı korumanın sadece onu bir kasaya kilitlemek olmadığını öğretir. Gerçek koruma;
- Sahip olduğumuz en küçük şeyin bile kıymetini bilmekle başlar.
- Gereksiz harcamalardan, yani israftan kaçınmayı gerektirir.
- Çalışıp, emek harcayıp kazanmanın önemini anlamayı sağlar.
- Savurganlık yapmadan, elimizdekileri bilinçli bir şekilde tüketmemiz gerektiğini hatırlatır.
Kısacası, atalarımız bu sözlerle bize tutumlu, çalışkan ve bilinçli bir tüketici olmamızı öğütlemiştir. Bu güzel öğütler, dinimizin de bize emrettiği malın korunması ilkesiyle birebir örtüşmektedir.