8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 60
Harika bir çalışma! Gelin, 2. Ünite’nin sonundaki bu güzel soruları hep birlikte, adım adım cevaplayalım. Unutmayın, bu konular hem derslerimiz hem de hayatımız için çok önemli.
1. İslam dininin paylaşma ve yardımlaşmaya verdiği önemi yazınız.
Sevgili çocuklar, İslam dini, insanların sadece kendilerini değil, çevrelerindeki insanları da düşünmelerini isteyen, sevgi ve kardeşlik üzerine kurulu bir dindir. Bu yüzden paylaşma ve yardımlaşma, dinimizde çok önemli bir yere sahiptir.
Adım 1: Öncelikle bilmeliyiz ki, zekât ve sadaka gibi ibadetler, paylaşmanın en güzel örnekleridir. Zekât, zengin Müslümanların mallarının belli bir miktarını ihtiyaç sahiplerine vermesi demektir ve İslam’ın beş şartından biridir. Bu bile tek başına ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Adım 2: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” buyurmuştur. Bu söz, yardımlaşmanın ne kadar temel bir insani ve İslami görev olduğunu bize anlatır. Yani bir Müslüman, çevresindeki insanların durumuna kayıtsız kalamaz.
Adım 3: Kısacası, İslam’da paylaşmak; zenginin malındaki fakirin hakkını vermesi, insanlar arasındaki sevgi bağlarını güçlendirmesi ve toplumsal barışı sağlaması açısından çok önemlidir. Bu bir ibadettir ve Allah’ın rızasını kazanmanın en güzel yollarından biridir.
2. Paylaşma ve yardımlaşmanın bireysel ve toplumsal faydaları nelerdir? Kısaca yazınız.
Paylaşma ve yardımlaşmanın hem bize hem de içinde yaşadığımız topluma çok güzel faydaları vardır. Gelin bunları ayıralım:
- Bireysel Faydaları:
İnsanın içindeki bencillik ve cimrilik gibi kötü duyguları temizler. Başkalarına yardım etmenin verdiği mutluluk ve huzur, insanı manevi olarak rahatlatır. Malımızın bereketlenmesine, yani daha da artmasına vesile olur. En önemlisi de Allah’ın sevgisini ve rızasını kazanmamızı sağlar.
- Toplumsal Faydaları:
Toplumdaki zengin ile fakir arasındaki uçurumu azaltır, böylece insanlar arasında kıskançlık ve düşmanlık gibi kötü duygular azalır. Kardeşlik, sevgi ve güven bağları güçlenir. Toplumsal barış ve huzur ortamı oluşur. İnsanlar “biz” bilinciyle hareket eder ve daha güçlü bir toplum meydana gelir.
3. Bakara suresi, 261. ayetindeki “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak vermiş bir taneye benzer ki her bir başakta yüz tane vardır…” ifadesinde verilen mesajı yazınız.
Bu ayet gerçekten çok etkileyici ve bize harika bir mesaj veriyor, çocuklar.
Adım 1: Ayette bir benzetme yapılıyor. Allah yolunda yapılan bir yardım, toprağa ekilen bir tohuma benzetiliyor.
Adım 2: Bu tek bir tohumdan yedi başak çıkıyor ve her başakta da yüz tane tohum oluyor. Yani bir tohum, 700 tohum oluyor!
Adım 3: İşte bu ayette bize verilmek istenen asıl mesaj şudur: Allah yolunda samimiyetle yaptığınız küçücük bir yardım bile boşa gitmez. Tam tersine, Allah o iyiliğin sevabını kat kat, yüzlerce kat artırarak size geri verir. Bu, Allah’ın ne kadar cömert olduğunu ve iyiliği ne kadar çok ödüllendirdiğini gösterir. Bu yüzden “azıcık veriyorum, ne faydası olur ki?” diye düşünmemeliyiz.
4. İnfak kültürü sayesinde toplumumuzda oluşan kurumlara örnekler yazınız.
İnfak, yani Allah rızası için karşılık beklemeden yardım etme kültürü, bizim tarihimizde ve günümüzde çok güzel kurumların ortaya çıkmasını sağlamıştır. İşte bazı örnekler:
- Vakıflar: Eskiden insanlar mallarını; çeşmeler, köprüler, hastaneler (darüşşifa), aşevleri (imarethane) yapılması için bağışlarlardı. Bu kurumlar sayesinde toplumun ihtiyaçları karşılanırdı.
- Günümüzdeki Kurumlar: Bu güzel gelenek bugün de devam ediyor. Örneğin;
- Kızılay: İhtiyaç sahiplerine yardım eden en büyük kuruluşlarımızdan biridir.
- Yeşilay: Bağımlılıklarla mücadele eden bir sivil toplum kuruluşudur.
- LÖSEV: Lösemili çocuklara destek olan bir vakıftır.
- TEMA Vakfı: Ülkemizin doğasını ve ağaçlarını korumak için çalışır.
- Darülaceze: Kimsesiz ve bakıma muhtaç yaşlılara ve çocuklara yuva olan bir kurumdur.
Bu kurumların hepsi, insanların yardımlaşma ve paylaşma duygularıyla ayakta durmaktadır.
5. Hz. Şuayb kıssası, insanlara hangi mesajları vermektedir? Kısaca yazınız.
Hz. Şuayb’ın (a.s.) Medyen halkına peygamber olarak gönderildiği kıssadan çok önemli dersler çıkarabiliriz.
Adım 1: Medyen halkının en büyük günahlarından biri, ticarette hile yapmalarıydı. Yani ölçüyü ve tartıyı eksik yaparak insanları kandırıyorlardı.
Adım 2: Hz. Şuayb onları öncelikle tek bir Allah’a inanmaya (tevhid) ve sonra da bu kötü alışkanlıklarını terk etmeye çağırdı. Onlara dürüst olmalarını, adaletten ayrılmamalarını öğütledi.
Adım 3: Buradan alacağımız en önemli mesajlar şunlardır:
- Ticaret ve tüm işlerimizde dürüst ve adaletli olmalıyız.
- İnsanları kandırmak, onların hakkını yemek çok büyük bir günahtır.
- Allah’ın emirlerine uymalı ve peygamberlerin gösterdiği doğru yoldan gitmeliyiz.
- Toplumsal düzeni bozan haksızlıklar, o toplumun sonunu getirebilir.
6. Maun suresinde hangi konular yer alır? Maddeler hâlinde yazınız.
Maun suresi, kısa ama çok derin anlamlar içeren bir suredir. Surede, bazı insan tipleri eleştirilir ve bize önemli uyarılarda bulunulur. İşte surenin değindiği konular:
- Hesap gününü (ahireti) inkâr edenler kınanır.
- Yetimi itip kakan, ona kötü davranan kimselerden bahsedilir.
- Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen, onların derdiyle dertlenmeyen kişiler eleştirilir.
- Namazlarını gösteriş için kılanlar ve namazlarının özünden uzak olanlar uyarılır.
- Yaptıkları ibadet ve iyiliklerde samimi olmayan, sadece başkaları görsün diye yapan riyakâr insanlar kınanır.
- En ufak bir yardımı (örneğin bir tabak, bir kap gibi) bile insanlardan esirgeyen cimri kimselerden bahsedilir.