8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 84
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir üniteyi daha geride bıraktık. Şimdi bu ünite ile ilgili değerlendirme sorularına birlikte göz atalım ve öğrendiklerimizi pekiştirelim. Unutma, bu sorular konuları ne kadar anladığını görmen için bir fırsat. Hazırsan, başlayalım!
5. Aşağıdaki ayetlerden hangisi İslam’da malın korunması ilkesiyle ilgili değildir?
Çözüm:
Bu soruda bizden, verilen ayetlerden hangisinin “malın korunması” konusuyla doğrudan bir ilgisi olmadığını bulmamız isteniyor. Haydi şıkları tek tek inceleyelim:
-
A) “Eksik ölçüp tartanların vay hâline!” (Mutaffifin suresi, 1. ayet)
Bu ayet, ticarette hile yapmanın, yani başkasının malına eksik ölçerek haksızlık etmenin ne kadar kötü bir davranış olduğunu anlatıyor. Bu durum doğrudan malın korunmasıyla ilgilidir. -
B) “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve gerçekten iman etmiş iseniz faizden kalanı bırakın.” (Bakara suresi, 278. ayet)
Bu ayette faizin yasaklandığı belirtiliyor. Faiz, parayı haksız bir şekilde artırarak insanların malına zarar veren bir sistemdir. Dolayısıyla bu ayet de malın korunması ilkesiyle yakından ilişkilidir. -
C) “… Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin…” (Nisa suresi, 29. ayet)
Bu ayet ise çok açık bir şekilde başkasının malını haksız yollarla (çalarak, gasp ederek, hile yaparak vb.) almanın yasak olduğunu söylüyor. Bu da malın korunmasının temelini oluşturur. -
D) “Onlara ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi de O’nun kanıtlarındandır…” (Rum suresi, 21. ayet)
Bu ayete baktığımızda ise konunun evlilik, aile kurma, eşler arasındaki sevgi ve şefkat olduğunu görüyoruz. Bu, İslam’ın korunmasını istediği temel ilkelerden “neslin korunması” ile ilgilidir, “malın korunması” ile değil.
Gördüğün gibi, A, B ve C şıkları doğrudan malın korunmasıyla ilgiliyken, D şıkkı aile ve neslin korunmasıyla ilgilidir.
Doğru Cevap: D
D. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Din, birey ve toplum arasında nasıl bir ilişki vardır? Kısaca yazınız.
Çözüm:
Din, birey ve toplum arasında çok güçlü ve iç içe geçmiş bir bağ vardır. Şöyle düşünebilirsin:
Din, bireyin hayatına anlam katar, ona yol gösterir ve güzel ahlaklı bir insan olmasına yardımcı olur. İnançları, ibadetleri ve ahlaki kurallarıyla bireyi şekillendirir. Dürüst, adaletli, merhametli ve yardımsever bir insan olmasını hedefler.
Toplum ise bu bireylerden oluşur. Yani, dinin güzel ahlakla yetiştirdiği bireyler, huzurlu, güvenli ve adaletli bir toplum meydana getirirler. İnsanlar birbirlerinin haklarına saygı gösterir, yardımlaşır ve dayanışma içinde yaşarlar. Kısacası, din bireyi, birey de toplumu güzelleştirir. Bu üçü birbirinden ayrı düşünülemez.
2. Dinin, birey ve toplumla ilgili amaçları nelerdir? Yazınız.
Çözüm:
Dinin hem birey hem de toplum için çok önemli amaçları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
-
Bireyle İlgili Amaçları:
- İnsanın yaratıcısını tanımasını ve O’na inanmasını sağlamak.
- Hayatın anlamı gibi temel sorularına cevap vererek onu manevi boşluktan kurtarmak.
- İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı öğreterek ona ahlaki bir rehberlik yapmak.
- İnsanın iç huzura kavuşmasını ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlamak.
-
Toplumla İlgili Amaçları:
- Toplumda barış, adalet, güven ve huzur ortamı oluşturmak.
- Yardımlaşma, dayanışma, sevgi ve saygı gibi güzel duyguları yaygınlaştırmak.
- Aile kurumunu güçlendirmek ve toplumsal bağları korumak.
- Haksızlığı, zulmü ve kargaşayı önleyerek adil bir düzen kurmak.
3. İslam’ın korunmasını istediği beş temel ilke nelerdir? Sıralayınız.
Çözüm:
İslam dini, insanların hem bu dünyada hem de ahirette mutlu olmasını ister. Bu mutluluğun sağlanması için korunması gereken beş temel değer vardır. Bunlara “Zarurat-ı Diniyye” de denir. Haydi bunları sıralayalım:
- Canın Korunması: İnsan hayatı kutsaldır. Yaşama hakkı en temel haktır ve kimsenin bu hakka zarar vermesine izin verilmez.
- Malın Korunması: Herkesin helal yollarla kazandığı malı ve mülkü güvence altındadır. Hırsızlık, gasp, faiz gibi haksız kazanç yolları yasaklanmıştır.
- Aklın Korunması: Akıl, insanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliktir. Aklı örten, uyuşturan alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddeler yasaklanmıştır.
- Neslin Korunması: Toplumun temeli ailedir. Evlilik teşvik edilerek ve zina gibi gayrimeşru ilişkiler yasaklanarak sağlıklı bir neslin devamı hedeflenir.
- Dinin Korunması: İnsanların inanç ve ibadet özgürlüğü korunur. Dinin doğru bir şekilde öğrenilmesi ve yaşanması sağlanır.
4. Hz. Yusuf kıssasında vurgulanan ahlaki değerler nelerdir? Yazınız.
Çözüm:
Hz. Yusuf’un (a.s.) Kur’an-ı Kerim’de anlatılan hayat hikayesi, bizler için derslerle dolu harika bir örnektir. Bu kıssada öne çıkan bazı ahlaki değerler şunlardır:
- Sabır: Kardeşleri tarafından kuyuya atılmasına, köle olarak satılmasına ve haksız yere hapse atılmasına rağmen hep sabretmiş ve Allah’a sığınmıştır.
- İffet ve Namus: Kendisine yapılan ahlaksız teklifi reddederek iffetini ve onurunu korumuştur. Zindana atılmayı, günaha girmeye tercih etmiştir.
- Affedicilik: Yıllar sonra Mısır’da önemli bir yönetici olduğunda, kendisine kötülük yapan kardeşleriyle karşılaşmış ve onları intikam almak yerine affetmiştir. Bu, onun ne kadar yüce gönüllü olduğunu gösterir.
- Allah’a Tevekkül: Başına gelen her türlü zorlukta umudunu kaybetmemiş, her zaman Allah’a güvenmiş ve O’nun yardımının geleceğini bilmiştir.
- Dürüstlük ve Güvenilirlik: Gerek yanında kaldığı vezirin evinde gerekse Mısır’ın hazinelerinin başında iken her zaman dürüst ve güvenilir olmuştur.
5. Asr suresine göre insanda bulunması gereken temel özellikler nelerdir? Yazınız.
Çözüm:
Asr suresi, çok kısa olmasına rağmen insan için kurtuluş reçetesini sunan çok önemli bir suredir. Bu sureye göre, insanın hüsrandan yani zarardan kurtulması için sahip olması gereken dört temel özellik vardır:
- İman etmek: Her şeyin başı Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe şüphe duymadan inanmaktır.
- Salih amel işlemek: Sadece inanmak yetmez, bu inancı güzel davranışlarla hayata geçirmek gerekir. Yani iyi, doğru ve faydalı işler yapmak demektir.
- Hakkı tavsiye etmek: Çevremizdeki insanlara da doğruyu, iyiyi ve gerçeği anlatmak, onları bu yola teşvik etmektir.
- Sabrı tavsiye etmek: Hem kendimizin zorluklar karşısında sabırlı olması hem de çevremizdeki insanlara sabırlı olmalarını öğütlememiz gerekir.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Takıldığın bir yer olursa hiç çekinmeden tekrar sorabilirsin. Başarılar dilerim!