8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 107
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin görseldeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularını senin için adım adım çözeceğim. Haydi başlayalım!
4. Soru: Hz. Muhammed (sav), peygamberlik görevini yerine getirirken çeşitli sıkıntı ve zorluklara katlanmıştır. Her türlü baskı ve tehditlere karşı davasından asla vazgeçmemiştir. Başına gelebilecek tehlikelerden korkmamış, Yüce Allah’a tam bir güven duygusu içinde cesaretli bir tavır ortaya koymuştur.
Bu parçada Hz. Muhammed’in (sav) aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmıştır?
- A) Kararlılığı
- B) Güvenilir olması
- C) İnsanlara değer vermesi
- D) Hak ve adaleti yerine getirmesi
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle sorudaki paragrafı dikkatlice okuyalım. Paragrafta Peygamber Efendimizin (sav) karşılaştığı zorluklardan bahsediliyor. “Davasından asla vazgeçmemiştir”, “tehlikelerden korkmamış” ve “cesaretli bir tavır ortaya koymuştur” gibi ifadeler var.
Adım 2: Şimdi bu ifadelerin ne anlama geldiğini düşünelim. Bir insanın davasından vazgeçmemesi, zorluklar karşısında yılmaması ve cesur olması, onun ne kadar kararlı olduğunu gösterir. Kararlılık, bir hedef belirleyip o hedefe ulaşmak için engeller karşısında pes etmemektir.
Adım 3: Şıklara bakalım. B, C ve D şıklarındaki özellikler (güvenilir olması, insanlara değer vermesi, adaletli olması) Peygamberimizin çok önemli özellikleridir. Ancak bu paragrafta özellikle vurgulanan, onun mücadelesindeki azmi ve direncidir. Bu da bizi doğrudan “Kararlılık” seçeneğine götürür.
Sonuç: Doğru cevap A) Kararlılığı şıkkıdır.
5. Soru: “Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir. O size çok düşkün, müminlere çok şefkatlidir…” (Tevbe suresi, 128. ayet)
Bu ayette Hz. Muhammed’in (sav) aşağıdaki özelliklerinden hangisine değinilmiştir?
- A) Cesaret
- B) Doğruluk
- C) Kararlılık
- D) Merhamet
Çözüm:
Adım 1: Soruda bize verilen ayeti dikkatle inceleyelim. Ayette Peygamberimizin (sav) bazı özellikleri anlatılıyor.
“sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir”: Yani sizin üzülmeniz, sıkıntı çekmeniz onu da üzer.
“O size çok düşkün”: Sizi çok sever, sizin iyiliğinizi ister.
“müminlere çok şefkatlidir”: İnananlara karşı çok yumuşak kalpli ve sevecendir.
Adım 2: Bu ifadelerin hepsi bir araya geldiğinde hangi kavramı oluşturuyor? Başkalarının derdiyle dertlenmek, onlara karşı sevgi ve şefkat dolu olmak, onların iyiliğini istemek… Bütün bunlar merhamet duygusunun bir yansımasıdır.
Adım 3: Şıkları değerlendirelim. Ayette cesaret, doğruluk veya kararlılıktan çok, Peygamberimizin insanlara karşı olan derin sevgisi, şefkati ve acıma duygusu ön plana çıkıyor. Bu da bizi doğrudan “Merhamet” seçeneğine ulaştırır.
Sonuç: Doğru cevap D) Merhamet şıkkıdır.
D. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Hz. Muhammed’in (sav) güvenilir oluşuna örnekler yazınız.
Cevap:
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), daha peygamber olmadan önce bile Mekke halkı tarafından dürüstlüğü ve güvenilirliği ile tanınırdı. Bu yüzden ona “Muhammedü’l-Emin” yani “Güvenilir Muhammed” lakabını vermişlerdi. Bu, onun ne kadar güvenilir bir insan olduğunun en büyük kanıtıdır. İnsanlar en değerli eşyalarını ona emanet eder, anlaşmazlıklarında onun hakemliğine başvururlardı.
Buna en güzel örneklerden biri Kâbe’nin tamiri sırasında yaşanan Hacerü’l-Esved olayıdır. Kâbe yeniden inşa edildikten sonra, kutsal taş olan Hacerü’l-Esved’i yerine koyma şerefine hangi kabilenin erişeceği konusunda büyük bir anlaşmazlık çıkmıştı. Neredeyse kabileler arasında savaş çıkacaktı. Sonunda, Kâbe’ye ertesi gün ilk giren kişinin hakem olmasına karar verdiler. O kişi Hz. Muhammed’di (sav). Herkes “el-Emin geliyor, onun kararına razıyız!” diyerek sevindi. O da taşı bir örtünün üzerine koyup her kabilenin liderine örtünün bir ucundan tutturarak taşı birlikte kaldırmalarını sağladı. Sonra da taşı kendi elleriyle yerine yerleştirdi. Bu adil ve akıllıca çözümle hem büyük bir kavgayı önlemiş hem de herkesin güvenini bir kez daha kazanmıştır.
2. Doğru kararlar almada istişarenin önemini yazınız.
Cevap:
İstişare, bir konuda karar vermeden önce o konu hakkında bilgisi ve tecrübesi olan kişilere danışmak, onların fikirlerini almaktır. Doğru kararlar almak için istişare çok önemlidir çünkü:
- Farklı Bakış Açıları Kazandırır: Tek başımıza düşündüğümüzde göremediğimiz detayları veya farklı çözüm yollarını, başkalarına danışarak görebiliriz. “Akıl akıldan üstündür” sözü tam da bunu anlatır.
- Hata Yapma Riskini Azaltır: Bir kararın olumlu ve olumsuz yönlerini farklı kişilerle tartıştığımızda, olası riskleri daha iyi hesaplar ve daha sağlam adımlar atarız. Bu da bizi yanlış kararlar vermekten korur.
- Ortak Sorumluluk Sağlar: Özellikle bir grubu ilgilendiren kararlarda istişare yapmak, herkesin karara katıldığını hissetmesini sağlar. Bu da kararların daha kolay uygulanmasına ve birlik ve beraberliğin artmasına yardımcı olur.
- En İyiye Ulaşmayı Sağlar: Birçok aklın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan fikir, genellikle tek bir aklın bulacağından daha iyi ve daha doğru olur.
Peygamber Efendimiz (sav) de önemli konularda, örneğin Bedir ve Uhud savaşları öncesinde arkadaşlarıyla (sahabe) istişare ederek onların fikirlerine değer verdiğini göstermiştir. Bu yüzden doğru ve isabetli kararlar almak için istişare etmek hem dinî hem de aklî bir gerekliliktir.