8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 55
Harika bir çalışma sayfası! Hemen bir öğretmen gözüyle bu soruları analiz edip senin için adım adım, kolayca anlayacağın bir dille çözeyim.
***
Soru: Hz. Şuayb’ın hayatından ilkeler çıkararak boşluklara yazınız.
Merhaba sevgili öğrencim. Bu soruda bizden, Hz. Şuayb peygamberin hayatını ve mücadelesini düşünerek, kendimize dersler yani ilkeler çıkarmamız isteniyor. Hz. Şuayb’ın, Medyen halkına gönderildiğini ve onları özellikle bir konuda uyardığını hatırlayalım. Hadi o kıssadan çıkarabileceğimiz temel ilkelere birlikte bakalım.
Unutma, peygamberlerin hayatları bizler için en güzel örnektir.
İşte Hz. Şuayb’ın hayatından çıkarabileceğimiz bazı önemli ilkeler:
- Dürüstlük ve Güvenilirlik: Hz. Şuayb, kavmini sürekli olarak ölçüde ve tartıda hile yapmamaları konusunda uyarmıştır. Buradan çıkaracağımız en temel ilke, ticarette, alışverişte ve tüm insani ilişkilerimizde kesinlikle dürüst olmamız gerektiğidir.
- Adalet: İnsanların hakkını yemek, haksız kazanç elde etmek büyük bir adaletsizliktir. Hz. Şuayb’ın mücadelesi bize, toplumda adaleti ayakta tutmanın ne kadar önemli olduğunu öğretir.
- Tevhid İnancı: Hz. Şuayb, tüm peygamberler gibi, halkını yalnızca tek olan Allah’a inanmaya ve O’na ibadet etmeye çağırmıştır. Bu da bize, hayatımızın merkezine Allah’a olan inancı koymamız gerektiğini hatırlatır.
- Sabır ve Kararlılık: Kavminin bütün alaylarına, tehditlerine ve baskılarına rağmen Hz. Şuayb, görevinden asla vazgeçmemiştir. Bu da bize, doğru bildiğimiz yolda ilerlerken sabırlı ve kararlı olmamız gerektiğini gösterir.
***
Soru: İyilik yaparken nelere dikkat edilmelidir?
Ne kadar da güzel bir soru! Bu sorunun cevabını bize, görselde de yer alan o anlamlı sure, Maun Suresi veriyor. Sureyi ve anlamını dikkatlice incelediğimizde, iyilik yaparken aslında ne kadar hassas davranmamız gerektiğini fark ederiz. Hadi adımlar halinde bu sure bize ne anlatıyor, görelim.
Adım 1: İnancın Önemi
Surenin başında, “Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı?” diye soruluyor. Ardından da bu kişinin yetimi itip kaktığı, yoksulu doyurmaya yanaşmadığı anlatılıyor. Buradan anlıyoruz ki, yaptığımız iyiliklerin temelinde Allah’a ve ahiret gününe olan samimi inancımız olmalıdır. Eğer bu inanç sağlam değilse, kişi başkalarına karşı merhametsiz olabilir.
Adım 2: Gösterişten Uzak Durmak
Surenin devamında, “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.” deniliyor. Bu, çok önemli bir uyarı! Demek ki yaptığımız ibadetleri ve iyilikleri, “insanlar görsün, beni takdir etsin, ne kadar iyi biri desinler” diye yapmamalıyız. İyilik, sadece ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak için, içten bir niyetle yapılmalıdır. Buna ihlas ve samimiyet diyoruz.
Adım 3: Küçük Yardımları Küçümsememek
Surenin en sonunda ise “Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.” buyruluyor. “Maun” kelimesi, komşular arasında alınıp verilen tabak, kaşık, tuz gibi küçük ev eşyaları, yani basit yardımlar anlamına gelir. Buradan da şunu öğreniyoruz: İyilik yapmak için büyük servetlere sahip olmayı beklememeliyiz. Bir komşumuza yardım etmek, bir arkadaşımıza kalemimizi ödünç vermek gibi küçük gördüğümüz yardımlar bile çok değerlidir ve bunlardan kaçınmamak gerekir.
Sonuç:
Kısacası, Maun Suresi bize iyilik yaparken şunlara dikkat etmemiz gerektiğini öğütlüyor:
- Yaptığımız iyiliğin temelinde sağlam bir inanç olmalı.
- İyiliği gösteriş için değil, samimiyetle ve sadece Allah rızası için yapmalıyız.
- Yetim, yoksul gibi ihtiyaç sahiplerine karşı duyarlı olmalıyız.
- En ufak bir yardımı bile küçümsememeli ve elimizden geldiğince yardımsever olmalıyız.