8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 29
Merhaba sevgili öğrencilerim, bugün sizlerle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabımızın 29. sayfasındaki sorulara birlikte göz atacağız. Bu etkinlikler, hem düşünme becerimizi geliştirecek hem de önemli konuları daha iyi anlamamızı sağlayacak. Haydi başlayalım!
YORUMLAYALIM
Soru: Yukarıdaki dizelerde Kanuni Sultan Süleyman ne anlatmak istemiştir? Yorumlayınız.
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
Bu güzel sözü anlamak için hadi adım adım ilerleyelim.
Adım 1: Dizeleri Anlayalım
İlk dizede Kanuni Sultan Süleyman, “Halkın gözünde devletten, yani güçten, iktidardan daha değerli bir şey yoktur.” diyor. Buradaki “devlet” kelimesi, güç, makam ve saygınlık anlamlarına geliyor. İnsanların genellikle en çok sahip olmak istediği şeyin bu olduğunu vurguluyor.
Adım 2: İkinci Dizeyi Yorumlayalım
İkinci dizede ise çok daha önemli bir şey söylüyor: “Ama dünyada sağlıklı bir nefes alıp vermekten daha büyük bir mutluluk (devlet) yoktur.” Bakın, burada “devlet” kelimesini bu kez mutluluk ve zenginlik anlamında kullanıyor. Yani, en büyük zenginliğin aslında sağlık olduğunu ifade ediyor.
Adım 3: Ana Fikri Bulalım
Kanuni, koskoca bir cihan imparatoru olmasına rağmen, aslında en büyük hazinenin ne makam ne de güç olduğunu, en büyük hazinenin sağlık olduğunu anlatmak istiyor. Sağlığımız yerinde olmadıktan sonra dünyanın en zengin, en güçlü insanı olsak bile bunun bir anlamı kalmaz. Bir nefeslik sıhhat, tüm saltanatlara bedeldir.
Sonuç:
Kısacası, Kanuni Sultan Süleyman bu sözüyle sağlığın dünyadaki her türlü makam, mevki ve zenginlikten daha üstün ve değerli olduğunu vurgulamak istemiştir. Bu, “Her işin başı sağlık” atasözümüzün ne kadar doğru olduğunu gösteren harika bir örnektir.
TAMAMLAYALIM
Soru: Hadisteki boşlukları, verilen ifadelerden uygun olanlarıyla tamamlayınız.
Verilen ifadeler: boş vaktin, ecel, hastalık, gençliğin, zenginliğin
Sevgili çocuklar, bu hadis-i şerif, hayatımızdaki değerli şeyleri kaybetmeden önce onların kıymetini bilmemiz gerektiğini öğütler. Şimdi boşlukları doğru kelimelerle dolduralım.
Adım 1: İlk Boşluğu Dolduralım
İhtiyarlık gelmeden ………………….,
İhtiyarlığın zıttı nedir? Tabii ki gençlik! Öyleyse bu boşluğa “gençliğin” kelimesi gelmeli. Yani, yaşlanmadan önce gençliğimizin enerjisini ve fırsatlarını iyi değerlendirmeliyiz.
Adım 2: İkinci Boşluğu Dolduralım
Fakirlik gelmeden ………………….,
Fakirliğin zıttı zenginliktir. Demek ki bu boşluğa da “zenginliğin” kelimesi gelecek. Yani, elimizde imkan varken, varlıklıyken cömert olmalı, hayırlı işler yapmalıyız.
Adım 3: Üçüncü Boşluğu Dolduralım
İşler sıkışmadan ………………….,
Çok meşgul olmadan önce sahip olduğumuz şey nedir? Elbette boş zamanımız! Bu yüzden buraya “boş vaktin” ifadesi gelmeli. Boş zamanlarımızı faydalı şeylerle değerlendirmemiz öğütleniyor.
Adım 4: Dördüncü Boşluğu Dolduralım
…………………. gelmeden sağlığın,
Sağlığımızın değerini ne zaman daha iyi anlarız? Hastalandığımızda. Demek ki boşluğa “hastalık” kelimesi gelmeli. Sağlıklıyken bu nimetin kıymetini bilmeliyiz.
Adım 5: Beşinci Boşluğu Dolduralım
…………………. gelmeden hayatın.
Hayatımızın sonu nedir? Ecel, yani ölüm. O halde son boşluğa da “ecel” kelimesi gelecek. Ölüm gelip çatmadan önce hayatımızı anlamlı ve güzel yaşamalıyız.
Sonuç:
Hadis-i şerifin tamamlanmış hali şöyledir:
Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil:
- İhtiyarlık gelmeden gençliğin,
- Fakirlik gelmeden zenginliğin,
- İşler sıkışmadan boş vaktin,
- Hastalık gelmeden sağlığın,
- Ecel gelmeden hayatın.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutmayın, bu öğütler sadece bir ders konusu değil, hayatımız boyunca bize yol gösterecek değerli hazinelerdir. Başka bir derste görüşmek üzere!