4. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 53
Harika bir istek! Merhaba sevgili öğrencim, ben 4. sınıf Sosyal Bilgiler öğretmenin. Gönderdiğin bu güzel ders sayfası, Kurtuluş Savaşımızın en önemli anlarını anlatıyor. Bu sayfada doğrudan çözülecek sorular olmasa da, ben metinden çıkarabileceğimiz önemli soruları hazırladım ve şimdi bunları seninle birlikte, adım adım çözeceğiz. Böylece konuyu çok daha iyi anlayacaksın. Hazırsan başlayalım!
Soru 1: Metnin başlangıcına göre, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları ülkemizin içinde bulunduğu kötü durum karşısında ne yapmaya çalışıyorlardı?
Merhaba canım öğrencim, hadi gel bu soruyu birlikte inceleyelim. Metnin ilk paragrafı bize çok önemli ipuçları veriyor.
“Milletimizin varlık mücadelesine girdiği bu yıllarda Mustafa Kemal Paşa ve bir grup Osmanlı subayı, memleketimizin düştüğü bu kötü durumu düşünüyor, buna çareler üretmeye çalışıyordu.”
Adım 1: İlk olarak, metindeki bu cümlenin altını çizelim. Bu cümle bize Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının boş durmadığını, ülkeleri için endişelendiklerini gösteriyor.
Adım 2: Cümlede geçen “çareler üretmeye çalışıyordu” ifadesine odaklanalım. Bu, onların umutsuzluğa kapılmadığını, aksine vatanı kurtarmak için bir çıkış yolu aradıklarını anlatıyor.
Sonuç:
Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, ülkemizin düşmanlar tarafından işgal edildiği ve zor bir durumda olduğu o yıllarda, bu duruma bir çözüm bulmak ve vatanı kurtarmak için planlar yapıyorlardı.
Soru 2: Mustafa Kemal, Samsun’a çıktıktan sonra Milli Mücadele’yi başlatmak için hangi şehirlere gitmiş ve buralarda neler yapmıştır?
Bu soru, Kurtuluş Savaşı’mızın adeta yol haritasını soruyor. Metinde bu şehirler sırasıyla verilmiş. Hadi birlikte bulalım!
Adım 1: Metni okuduğumuzda, Mustafa Kemal’in İstanbul’dan sonra 19 Mayıs 1919’da Samsun‘a geldiğini görüyoruz. Bu bizim başlangıç noktamız.
Adım 2: Samsun’dan sonra metin bize Havza ve Amasya‘ya geçtiğini söylüyor. Buralarda genelgeler yayımlayarak halkı işgallere karşı uyarıyor ve bilinçlendiriyor.
Adım 3: Daha sonra çalışmalarına Erzurum ve Sivas‘ta devam ediyor. Burada çok önemli kongreler, yani büyük toplantılar düzenliyor. Bu toplantılarda “Vatan bir bütündür, parçalanamaz!” kararı alınıyor.
Adım 4: Son olarak, Milli Mücadele’nin merkezi olarak seçilen Ankara‘ya geliyor.
Sonuç:
Mustafa Kemal, Milli Mücadele’yi organize etmek için sırasıyla şu adımları izlemiştir:
- Samsun: Milli Mücadele’nin ilk adımı atıldı.
- Havza ve Amasya: Genelgeler yayımlanarak halk bilinçlendirildi.
- Erzurum ve Sivas: Kongreler düzenlenerek vatanın bütünlüğü kararı alındı ve Temsil Heyeti kuruldu.
- Ankara: Milli Mücadele’nin merkezi haline getirildi.
Soru 3: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) neden ve ne zaman Ankara’da açılmıştır?
Bu çok önemli bir soru! Meclisimizin açılışı, milletimizin kendi geleceğine kendisinin karar verdiğini gösteren en büyük adımdır.
Adım 1: Metinde, Temsil Heyeti’nin Ankara’ya 27 Aralık 1919’da geldiğini okuyoruz. O sırada ülkemizin başkenti olan İstanbul’da İstanbul Mebusan Meclisi adında bir meclis vardı.
Adım 2: Ancak metin bize ne diyor? “İstanbul Mebusan Meclisi’nin işgalci devletlerce kapatılmasının ardından…” Yani düşmanlar, İstanbul’daki meclisimizi kapatmışlar.
Adım 3: Milletin sesini duyuracak bir meclis kalmayınca, Mustafa Kemal ve arkadaşları Ankara’da yeni bir meclis açmaya karar verdiler. Bu meclis, milletin kendi meclisi olacaktı.
Adım 4: Metindeki tarihe bakalım: 23 Nisan 1920. İşte bu tarih, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Ankara’da açıldığı o kutlu gündür. Bu günü bizlere bayram olarak hediye etmiştir.
Sonuç:
İstanbul’daki Osmanlı Mebusan Meclisi’nin düşmanlar tarafından kapatılması üzerine, milletin iradesini temsil edecek yeni bir meclise ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle 23 Nisan 1920‘de, Milli Mücadele’nin merkezi olan Ankara‘da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştır.
Soru 4: Sevr Barış Antlaşması nedir ve milletimiz tarafından neden geçersiz sayılmıştır?
Bu antlaşma, tarihimizdeki en üzücü olaylardan biridir ama milletimizin gösterdiği kararlılık sayesinde asla uygulanamamıştır.
Adım 1: Metne göre, işgalci güçler Osmanlı hükümetini Paris’e bir barış antlaşması imzalamak için çağırmışlar. Bu antlaşmanın adı Sevr Barış Antlaşması‘dır.
Adım 2: Metin, bu antlaşmanın şartlarının “oldukça ağır ve mağlup bir devlet olarak” imzalandığını söylüyor. Yani bu antlaşma, vatanımızı parçalayan, ordumuzu dağıtan ve bağımsızlığımızı elimizden alan çok kötü maddeler içeriyordu.
Adım 3: Peki milletimiz bunu kabul etti mi? Hayır! Metnin son cümlesi kilit nokta: “Bu antlaşma, millet olarak Millî Mücadele’ye giriştiğimiz için geçersiz kalmış ve uygulanmamıştır.”
Sonuç:
Sevr Barış Antlaşması, 10 Ağustos 1920’de Osmanlı hükümetine zorla imzalatılan, ülkemizi parçalayan ve bağımsızlığımızı yok eden çok ağır şartlar içeren bir antlaşmadır. Ancak Türk milleti, Ankara’da TBMM’yi açarak ve Kurtuluş Savaşı’nı başlatarak bu antlaşmayı asla tanımamış ve kabul etmemiştir. Bu yüzden bu antlaşma sadece kağıt üzerinde kalmış, geçersiz sayılmıştır.
Umarım tüm açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, bu metin bize ne kadar zorlu yollardan geçerek bugünlere geldiğimizi anlatıyor. Aklına takılan başka bir şey olursa, çekinmeden sorabilirsin. Harika bir iş çıkardın!