4. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 145
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, Sosyal Bilgiler dersimizin bu güzel etkinliğini birlikte yapalım. Gönderdiğin görseldeki soruları senin için adım adım analiz edip çözeceğim. Hazırsan başlayalım!
9. Etkinlik
Aşağıda israfı önlemek için alınabilecek bazı önlemler sunulmuştur. Bunlardan evinizde ya da yakın çevrenizde yapılanların yanlarındaki kutucuklara “X” işareti koyunuz.
Çözüm:
Bu etkinlik, bizim ne kadar bilinçli bir tüketici olduğumuzu ve kaynaklarımızı ne kadar dikkatli kullandığımızı düşünmemiz için hazırlanmış. Her bir maddeyi tek tek inceleyelim ve neden önemli olduklarını konuşalım. Sonra sen de kendi evindeki duruma göre kutucukları işaretleyebilirsin.
Adım 1
Öncelikle “israf” ne demek, onu hatırlayalım. İsraf, elimizdeki kaynakları (su, yiyecek, elektrik, para gibi) gereksiz yere, boşuna harcamak demektir. Bu etkinlik bizden, israfı önlemek için yapılan doğru davranışları düşünmemizi istiyor.
Adım 2
Şimdi maddeleri tek tek ele alalım:
- Musluklar açık bırakılmamalıdır.
Bu çok önemli! Çünkü dünyamızdaki temiz su kaynakları sınırlı. Dişimizi fırçalarken veya ellerimizi sabunlarken musluğu kapatmak, tonlarca suyun boşa akmasını engeller. Eğer evde bunu yapıyorsanız, harikasınız! - İhtiyaçtan fazla gıda alınmamalıdır.
Bazen markette gözümüz döner ve yiyebileceğimizden çok daha fazla yiyecek alırız. Sonra bu yiyecekler bozulur ve çöpe gider. Bu, hem paramızın hem de yiyeceklerin israf olması demektir. İhtiyacımız kadar almak en doğrusu. - Gereksiz yanan ışıklar söndürülmelidir.
Bir odadan çıkarken ışığı kapatmak çok basit ama çok etkili bir tasarruf yöntemidir. Böylece hem elektrik faturasını düşürürüz hem de elektrik üretmek için kullanılan doğal kaynakları korumuş oluruz. - Tasarruflu elektronik cihazlar kullanılmalıdır.
Tasarruflu ampuller veya A sınıfı dediğimiz beyaz eşyalar, diğerlerine göre daha az elektrik harcar. Bu da yine hem aile bütçemiz hem de ülkemizin kaynakları için çok faydalıdır. - Kâğıt, cam ve plastik ürünler geri dönüşüme gönderilmelidir.
Bu maddeleri normal çöpe atmak yerine geri dönüşüm kutularına atarsak, onlardan yeni ürünler yapılabilir. Mesela kâğıtları geri dönüştürerek binlerce ağacın kesilmesini önleyebiliriz.
Sonuç:
Şimdi sen de bu maddeleri düşün. Evinizde ya da okulunda bu güzel davranışlardan hangilerini yapıyorsunuz? Yaptıklarınızın yanındaki kutucuğa bir “X” koyarak etkinliği tamamlayabilirsin. Unutma, bu davranışların hepsini yapmak, gezegenimize ve geleceğimize yapacağımız en büyük iyiliklerden biridir!
10. Etkinlik
Aşağıdaki genel ağ haberini okuyunuz. Bu ve benzer kampanyalar insanlar arasındaki dayanışmayı ne şekilde etkiler? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Çözüm:
Bu soru, okuduğumuz bir metni anlama ve üzerine yorum yapma becerimizi ölçüyor. Çok güzel bir haber var karşımızda. Hadi adım adım inceleyelim.
Adım 1: Haberi Anlayalım
Haber, Keçiören Belediyesi’nin başlattığı “İSRAF ETME, İHYA ET” isimli bir kampanyayı anlatıyor. “İhya etmek” demek, canlandırmak, yeniden kullanılır hale getirmek demektir. Kampanyanın amacı şu:
- Vatandaşların elindeki ihtiyaç fazlası (kullanmadıkları ama sağlam olan) eşyaları toplamak.
- Bu eşyalar beyaz eşya, mobilya veya giyecek olabilir.
- Belediye bu eşyaları alıyor, gerekirse tamir ediyor, yani “ihya ediyor”.
- Sonra da bu eşyaları, gerçekten ihtiyacı olan ailelere ulaştırıyor.
Adım 2: Dayanışma Ne Demektir?
Soruda bizden bu kampanyanın “dayanışma” üzerindeki etkisini düşünmemiz isteniyor. Dayanışma; bir topluluktaki insanların birbirine yardım etmesi, zor zamanlarda birbirine destek olması, sevinç ve üzüntüleri paylaşması demektir. Kısacası, “birlikte hareket etme” duygusudur.
Adım 3: Kampanya ve Dayanışma Arasındaki Bağlantı
Şimdi düşünelim: “İsraf Etme, İhya Et” kampanyası insanlar arasındaki dayanışmayı nasıl etkiler?
Bu tür kampanyalar, insanlar arasındaki dayanışma duygusunu çok olumlu bir şekilde etkiler ve güçlendirir. Çünkü bu kampanya sayesinde, durumu iyi olan ve elinde fazladan eşyası bulunan insanlar ile bu eşyalara ihtiyacı olan insanlar arasında bir yardım köprüsü kurulmuş oluyor.
İnsanlar, kullanmadıkları eşyaları çöpe atmak yerine bir başkasının işine yarayacağını bilerek bağışlıyorlar. Bu, toplumda paylaşma ve yardımlaşma bilincini artırır. İhtiyacı olan insanlar, yalnız olmadıklarını ve toplumun diğer üyeleri tarafından düşünüldüklerini hissederler. Yardım eden insanlar ise bir başkasının hayatına dokunmanın ve iyilik yapmanın mutluluğunu yaşarlar.
Sonuç:
Kısacası, bu ve benzeri kampanyalar;
- İnsanlar arasında empatiyi (kendini başkasının yerine koyma) artırır.
- Toplumdaki birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirir.
- İnsanları sadece tüketmeye değil, aynı zamanda paylaşmaya ve yardımlaşmaya teşvik eder.
- İsrafı önleyerek kaynakların doğru kullanılmasını sağlar ve bu ortak bilinç, insanları birbirine daha da yakınlaştırır.
Bu yüzden “İsraf Etme, İhya Et” gibi projeler, toplumdaki dayanışmayı artıran çok değerli çalışmalardır.