4. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Ferman Yayınları Sayfa 131
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben 4. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki etkinlikleri ve soruları senin için inceledim. Şimdi gel, bu sorular üzerinde birlikte düşünelim ve cevaplarımızı adım adım oluşturalım. Tıpkı derste yaptığımız gibi, her adımı net bir şekilde açıklayacağım.
Söyleyelim Sorusu
Konuya hazırlık kapsamında hazırladığınız sınıf panosunu inceleyiniz. İstek ve ihtiyaçlarınız arasında ne gibi farklılıklar tespit ettiniz? Söyleyiniz.
Çözüm:
Bu soru, bizim için çok önemli olan iki kavramı, yani “istek” ve “ihtiyaç” arasındaki farkı anlamamızı istiyor. Sınıfta bir pano hazırladığımızı ve üzerine hem ihtiyaçlarımızı hem de isteklerimizi yazdığımızı hayal edelim. Şimdi bu ikisi arasındaki farkı nasıl buluruz, ona bakalım.
Adım 1: İhtiyaçlarımızı Hatırlayalım
Öncelikle, ihtiyaçlarımızın ne olduğunu düşünelim. İhtiyaçlar, yaşamak için zorunlu olan şeylerdir. Onlar olmadan hayatımızı sağlıklı bir şekilde sürdüremeyiz. Panomuza şunları yazdığımızı varsayalım:
- Su içmek
- Yemek yemek (Beslenme)
- Barınacak bir ev
- Mevsime uygun giysiler
- Sağlıklı olmak
Gördüğün gibi, bunlar olmadan yaşamak çok zordur, hatta imkânsızdır.
Adım 2: İsteklerimizi Hatırlayalım
Şimdi de isteklerimizi düşünelim. İstekler, hayatımızı daha keyifli hale getiren ama yaşamak için zorunlu olmayan şeylerdir. Panomuzda şunlar olabilir:
- Yeni bir bilgisayar oyunu
- Marka bir spor ayakkabı
- Daha büyük bir televizyon
- Tatilde yurt dışına gitmek
Bunlar olmasa da hayatımıza devam edebiliriz, değil mi? İşte en temel fark budur.
Sonuç:
Panomuzu incelediğimizde göreceğimiz en temel fark şudur: İhtiyaçlar, hayatta kalmamız için şarttır; istekler ise olmasa da yaşayabileceğimiz, sadece bizi mutlu eden şeylerdir. Bir şeyi almadan önce kendimize “Bu bir ihtiyaç mı, yoksa istek mi?” diye sormak, doğru kararlar vermemize yardımcı olur.
1. Etkinlik Sorusu
Aşağıda verilen genel ağ haberini okuyunuz. Ülkemizde böyle bir sorun olsaydı neler yapmamız gerekirdi. Fikirlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu etkinlikte okuduğumuz haber, Afrika’daki Gana ülkesinde yaşanan su sıkıntısını ve Türkiye’den Sakarya şehrinin onlara nasıl yardım ettiğini anlatıyor. Şimdi bizden istenen şey, “Eğer aynı sorun, yani büyük bir susuzluk sorunu, bizim ülkemizde olsaydı ne yapardık?” diye düşünmemiz. Haydi birlikte fikir üretelim.
Adım 1: Sorunu Anlayalım
Haberde, Gana’da insanların temiz suya ulaşmakta zorlandığı ve Sakarya’dan giden yardım sayesinde su kuyuları açıldığı anlatılıyor. Demek ki sorunumuz: Temiz içme suyu kıtlığı. Bu, en temel ihtiyaçlarımızdan birinin karşılanamaması demektir.
Adım 2: Çözümler Düşünelim
Ülkemizde böyle bir sorun yaşansaydı, hem birey olarak bizim yapabileceğimiz şeyler olurdu hem de devletimizin ve kurumların yapması gerekenler olurdu. Bunları ayıralım:
A) Birey Olarak Biz Neler Yapabilirdik?
- Su Tasarrufu: Evimizde suyu çok dikkatli kullanırdık. Dişlerimizi fırçalarken musluğu kapatır, daha kısa duş alırdık. Bulaşıkları makinede biriktirip yıkardık.
- Bilinçlendirme: Ailemizi, arkadaşlarımızı ve komşularımızı suyun ne kadar değerli olduğu konusunda uyarır, onlara tasarruf yöntemlerini anlatırdık.
- Yağmur Suyu Biriktirme: Mümkünse, evlerimizin bahçesinde veya balkonunda yağmur suyunu biriktirip çiçek sulama gibi işlerde kullanabilirdik.
B) Toplum ve Devlet Olarak Neler Yapılabilirdi?
- Yardım Kampanyaları: Tıpkı haberdeki gibi, durumu iyi olan bölgelerdeki insanlar, su sıkıntısı çeken bölgeler için yardım kampanyaları düzenleyebilirdi.
- Devletin Görevleri: Devletimiz ve belediyeler, yeni su kaynakları bulmak için çalışmalar yapardı. Barajlar inşa edebilir, eskiyen su borularını tamir ederek su sızıntılarını önleyebilirdi.
- Eğitim: Okullarda ve televizyonlarda suyun doğru kullanımı ile ilgili eğitici programlar ve kamu spotları yayınlanırdı.
Sonuç:
Unutmayalım ki su, tüm canlılar için bir yaşam kaynağıdır. Ülkemizde böyle bir sorun yaşansaydı, hep birlikte, el ele vererek bu sorunun üstesinden gelmeye çalışırdık. Tasarruf etmek, birbirimize yardım etmek ve yetkililerden çözüm istemek en önemli adımlar olurdu.