6. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Monopol Yayınları Sayfa 28
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin 6. sınıf İngilizce öğretmeniniz.
Hadi gelin, kitabımızdaki bu güzel etkinliği birlikte analiz edelim ve nasıl yapacağımızı adım adım öğrenelim. Bu bir test sorusu değil, aksine sizin İngilizce konuşma becerinizi geliştirmeniz için hazırlanmış harika bir alıştırma!
Soru 9: SPEAKING (Konuşma)
Work in pairs. You are at a café for breakfast. Choose a menu below. Ask and answer questions as in the dialogue in activity 7.
(İkili çalışın. Kahvaltı için bir kafedesiniz. Aşağıdaki menülerden birini seçin. 7. etkinlikteki diyalogda olduğu gibi sorular sorun ve cevaplayın.)
Kullanılacak İfadeler (USE THESE):
Can I have some …? (Biraz … alabilir miyim?) / Do you want some …? (Biraz … ister misin?) / Sure. (Elbette.) / No, it’s all gone. (Hayır, hepsi bitti.) / Yes, please. (Evet, lütfen.) / No, thanks. (Hayır, teşekkürler.) / Yummy! I love … (Nefis! …’yı çok severim.) / Enjoy it! (Afiyet olsun!) / No, thanks. I don’t want any… (Hayır, teşekkürler. Hiç … istemiyorum.)
Çözüm:
Bu alıştırmada amacımız, sanki gerçekten bir arkadaşımızla kafedeymiş gibi davranıp, verilen menülerden birini seçerek İngilizce bir sohbet canlandırmak. Ben size örnek olması için 2. Menüyü seçerek bir diyalog oluşturacağım.
Adım 1: Etkinliği Anlayalım
Öncelikle ne yapmamız gerektiğini anlamalıyız. Görevimiz, bir arkadaşımızla karşılıklı oturup, resimdeki kahvaltı menülerinden birini seçerek, kutucukta verilen İngilizce kalıpları kullanarak bir diyalog kurmak. Yani bir nevi rol yapma oyunu oynayacağız.
Adım 2: Bir Menü Seçelim
Diyaloğumuzu oluşturmak için menülerden birini seçmemiz gerekiyor. Ben örnek olarak 2. Menü‘yü seçiyorum. Bu menüde neler varmış bir bakalım:
- pancakes (pankek)
- fruit (meyve)
- orange juice (portakal suyu)
- honey (bal)
Adım 3: Örnek Diyaloğu Oluşturalım
Şimdi seçtiğimiz bu menü ve bize verilen ifadelerle iki arkadaş arasında geçen bir konuşma yazalım. Arkadaşlarımızın adı Ayşe ve Efe olsun.
Ayşe: Look, Efe! The pancakes look delicious. (Bak, Efe! Pankekler çok lezzetli görünüyor.)
Efe: Yummy! I love pancakes. Can I have some honey, please? (Nefis! Pankekleri çok severim. Biraz bal alabilir miyim, lütfen?)
Ayşe: Sure. Here you are. Do you want some fruit, too? (Elbette. Al bakalım. Biraz meyve de ister misin?)
Efe: Yes, please. Thank you. What about you? Do you want some orange juice? (Evet, lütfen. Teşekkür ederim. Peki ya sen? Portakal suyu ister misin?)
Ayşe: No, thanks. I don’t like orange juice. I will drink some water. (Hayır, teşekkürler. Portakal suyu sevmem. Ben biraz su içeceğim.)
Efe: OK. Enjoy it! (Tamam. Afiyet olsun!)
Adım 4: Sonuç ve Açıklama
Gördüğünüz gibi, Ayşe ve Efe kafede kahvaltı ederken basit ve akıcı bir sohbet gerçekleştirdiler. Bunu yaparken de kutucukta bize verilen koyu renkle işaretlediğim kalıpları kullandılar. Bu etkinlik sayesinde, birinden bir şey isterken (Can I have some?), birine bir şey teklif ederken (Do you want some?) ve bu teklifleri kabul ederken (Yes, please.) ya da reddederken (No, thanks.) hangi ifadeleri kullanacağımızı pratik etmiş olduk.
Şimdi sıra sizde! Siz de diğer menüleri (1, 3 veya 4) kullanarak kendi arkadaşınızla benzer diyaloglar kurmayı deneyin. Unutmayın, ne kadar çok pratik yaparsanız İngilizceniz o kadar gelişir!