5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayıncılık Sayfa 94
Merhaba sevgili öğrencilerim! Sosyal Bilgiler dersimizin bu bölümünde, çevremizle ve doğayla ilgili bazı önemli konuları konuşacağız. Hazırsanız, birlikte soruları inceleyelim ve cevaplarını bulalım. Unutmayın, her soru bir öğrenme fırsatıdır!
—
7. Aşağıdakilerden hangisi insanların doğal çevre üzerindeki olumsuz etkileri sonucu olarak gösterilemez?
* A) Suların kirlenmesi
* B) Depremin meydana gelmesi
* C) Toprağın kirlenmesi
* D) Küresel ısınma
**Çözüm:**
Sevgili çocuklar, bu soruda bizden istenen, insanların faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan olumsuz çevre etkilerinden hangisinin **olmadığını** bulmamız.
* Suların kirlenmesi, fabrikaların atıkları, evsel atıklar gibi insan kaynaklı nedenlerle oluşur. Bu, olumsuz bir etkidir.
* Toprağın kirlenmesi, tarımda kullanılan ilaçlar, sanayi atıkları gibi insan faaliyetleriyle gerçekleşir. Bu da olumsuz bir etkidir.
* Küresel ısınma, sanayileşme, fosil yakıtların kullanımı gibi insan faaliyetleri sonucu atmosferdeki sera gazlarının artmasıyla ortaya çıkar. Bu da çok büyük bir olumsuz etkidir.
* Depremin meydana gelmesi ise, yer kabuğundaki hareketlerden kaynaklanan doğal bir olaydır. İnsanlar depremleri meydana getiremezler, ancak depremlerin şiddetini artıracak veya olumsuz etkilerini çoğaltacak bazı eylemlerde bulunabilirler (örneğin, ormansızlaşma erozyonu artırabilir ve bu da heyelan gibi depremle ilişkili doğal afetleri tetikleyebilir), ancak depremin kendisi doğrudan insan eliyle oluşan bir olay değildir.
Bu nedenle, insanların doğrudan sebep olduğu bir olumsuz çevre etkisi olmayan seçenek **B) Depremin meydana gelmesi**’dir.
**Sonuç:** B
—
8. İklim özellikleri aşağıda verilen insan faaliyetlerinden hangisini etkilemez?
* A) Hayvancılık
* B) Madencilik
* C) Tarım
* D) Turizm
**Çözüm:**
Arkadaşlar, bu soruda iklimin hangi insan faaliyetini etkilemediğini bulmamız isteniyor. Hadi seçeneklere bir göz atalım:
* Hayvancılık: Hayvanların yaşayabileceği otlaklar, su kaynakları ve genel olarak barınma koşulları iklimden doğrudan etkilenir. Kışların sert geçtiği yerlerde besi hayvancılığı, ılıman iklimlerde ise otlatma hayvancılığı daha yaygındır.
* Tarım: Hangi ürünlerin yetişeceği, ne zaman ekilip ne zaman biçileceği tamamen iklim koşullarına bağlıdır. Yağış miktarı, sıcaklık, güneşlenme süresi tarımı doğrudan etkiler.
* Turizm: Yaz turizmi, kış turizmi, yayla turizmi gibi turizm türlerinin gelişmesi büyük ölçüde iklim özelliklerine bağlıdır. Örneğin, kayak turizmi için kar yağışı ve soğuk hava gerekirken, deniz turizmi için sıcak ve güneşli bir iklim önemlidir.
* Madencilik: Madenlerin yerin altında bulunması ve çıkarılması işlemi, iklimden doğrudan etkilenmez. Elbette maden sahasına ulaşım, madenlerin işlenmesi gibi durumlarda hava koşulları etkili olabilir ama madenin kendisinin oluşumu ve çıkarılma potansiyeli iklimle doğrudan ilgili değildir.
Dolayısıyla, iklim özelliklerinin doğrudan etkilemediği faaliyet **B) Madencilik**’tir.
**Sonuç:** B
—
9. Aşağıda verilen yeryüzü şekillerinin hangisinde kış turizmi gelişmemiştir?
* A) Erciyes Dağı
* B) Palandöken Dağı
* C) Uludağ
* D) Yıldız Dağları
**Çözüm:**
Sevgili arkadaşlar, bu soruda bizden kış turizminin gelişmediği yeryüzü şeklini bulmamız isteniyor. Kış turizmi genellikle kar yağışının bol olduğu ve yüksek dağlık alanlarda gelişir. Bakalım seçeneklerde hangisi bu duruma uymuyor:
* Erciyes Dağı: Kayseri’de bulunan Erciyes Dağı, Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden biridir.
* Palandöken Dağı: Erzurum’da bulunan Palandöken Dağı, Türkiye’nin en popüler ve en uzun kayak pistlerine sahip kış sporları merkezlerinden biridir.
* Uludağ: Bursa’da bulunan Uludağ, Türkiye’nin en bilinen ve en çok ziyaret edilen kış turizm merkezlerinden biridir.
* Yıldız Dağları: Yıldız Dağları (Istranca Dağları), Türkiye’nin kuzeybatısında yer alır. Bu bölgeye kar yağışı düşse de, Erciyes, Palandöken ve Uludağ gibi dağlar kadar yüksek ve kar tutma potansiyeli yüksek değildir. Bu nedenle kış turizmi açısından bu üç dağ kadar gelişmiş bir merkez değildir.
Bu bilgilere göre, kış turizminin gelişmediği seçenek **D) Yıldız Dağları**’dır.
**Sonuç:** D
—
10. Bu doğal afet büyük can ve mal kayıplarına sebep olur. İnsanları psikolojik olarak etkiler. Konutlar ve iş yerleri yıkılır. Yukarıda toplum hayatına etkileri verilen doğal afet aşağıdakilerden hangisidir?
* A) Çığ
* B) Deprem
* C) Sel
* D) Heyelan
**Çözüm:**
Çocuklar, bu soruda bize bir doğal afetin özellikleri verilmiş ve bu afetin ne olduğunu bulmamız isteniyor. Tanıma dikkat edelim: “büyük can ve mal kayıplarına sebep olur”, “insanları psikolojik olarak etkiler”, “konutlar ve iş yerleri yıkılır”.
* Çığ: Genellikle dağlık bölgelerde karın büyük kütleler halinde yuvarlanmasıdır. Can ve mal kaybına neden olabilir ama genellikle deprem kadar yaygın ve yıkıcı etkiye sahip değildir.
* Deprem: Yer kabuğunun aniden hareket etmesiyle oluşan sarsıntılardır. Depremlerin en belirgin özelliği, hem çok büyük can ve mal kayıplarına yol açması hem de insanların psikolojisi üzerinde derin izler bırakmasıdır. Konutların ve iş yerlerinin yıkılması da depremin en bilinen sonuçlarındandır.
* Sel: Aşırı yağışlar veya barajların taşması sonucu oluşan su baskınlarıdır. Sel de büyük zararlara yol açar ama verilen tanımda özellikle “konutlar ve iş yerleri yıkılır” vurgusu, depremin yıkıcı gücünü daha iyi anlatıyor.
* Heyelan: Toprak veya kaya kütlelerinin yamaçtan aşağı doğru kaymasıdır. Heyelan da zarar verebilir ama deprem kadar geniş bir alanda ve ani bir yıkıma neden olmaz.
Verilen tüm özellikler göz önüne alındığında, en uygun afet **B) Deprem**’dir.
**Sonuç:** B
—
11. Aşağıdakilerden hangisi yeryüzü şekli değildir?
* A) Göl
* B) Körfez
* C) Orman
* D) Vadi
**Çözüm:**
Sevgili öğrenciler, bu soruda bizden “yeryüzü şekli olmayan” seçeneği bulmamız isteniyor. Yeryüzü şekilleri, yeryüzünün doğal oluşumlarıdır. Hadi seçeneklere bakalım:
* Göl: Kara içindeki çukur alanlarda birikmiş büyük su kütlesidir. Bir yeryüzü şeklidir.
* Körfez: Denizin karanın içine girmiş kısmıdır. Bir yeryüzü şeklidir.
* Vadi: Akarsuların derine doğru aşındırmasıyla oluşan, genellikle iki yamacı bulunan çukur alandır. Bir yeryüzü şeklidir.
* Orman: Ağaçların yoğun olarak bulunduğu geniş alandır. Orman, bir bitki örtüsü topluluğudur, bir yeryüzü şekli değildir. Yeryüzü şekilleri (dağ, ova, plato, vadi vb.) ormanların üzerinde bulunabilir.
Bu durumda, yeryüzü şekli olmayan seçenek **C) Orman**’dır.
**Sonuç:** C
—
E. Aşağıda verilen soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Fiziksel haritalarda sarı ve kahverengi renk hangi anlama gelmektedir?
**Çözüm:**
Çocuklar, fiziksel haritalarda renkler yükseklikleri göstermek için kullanılır.
* Sarı renk genellikle alçak ve orta yükseklikteki alanları, yani ovaları ve platoları temsil eder.
* Kahverengi renk ise daha yüksek alanları, yani dağlık bölgeleri gösterir. Koyu kahverengi tonları, çok daha yüksek dağlık alanları belirtir.
**Sonuç:** Fiziksel haritalarda sarı renk genellikle alçak ve orta yükseklikteki alanları (ovalar, platolar), kahverengi renk ise yüksek alanları (dağlar) temsil eder.
—
2. Fiziki haritaya bakarak ülkemizde bulunan dağlar ve ovalara örnekler veriniz.
**Çözüm:**
Ülkemizin fiziki haritasına baktığımızda pek çok dağ ve ova görebiliriz. Haydi birkaç örnek verelim:
* Dağlara Örnekler:
* Doğu Karadeniz’de Kaçkar Dağları
* Akdeniz’de Toros Dağları
* Ege’de Menteşe Dağları
* İç Anadolu’da Erciyes Dağı
* Doğu Anadolu’da Ağrı Dağı
* Ovalara Örnekler:
* Marmara’da Ergene Ovası
* Ege’de Büyük Menderes Ovası
* İç Anadolu’da Konya Ovası
* Akdeniz’de Çukurova Ovası
* Karadeniz’de Bafra Ovası
Bu sadece birkaç örnek, ülkemizde çok daha fazla dağ ve ova bulunmaktadır.
**Sonuç:** Ülkemizdeki dağlara Kaçkar Dağları, Toros Dağları, Ağrı Dağı; ovalara ise Konya Ovası, Çukurova Ovası, Bafra Ovası örnek verilebilir.
—
3. Yaşadığınız çevredeki iklim ile tarım faaliyetleri arasında nasıl bir bağlantı bulunmaktadır?
**Çözüm:**
Bu soruya cevap verirken yaşadığımız çevreyi düşünelim. Örneğin, eğer Akdeniz kıyılarında yaşıyorsak, iklimimiz genellikle ılıman ve yağışlı kışlar ile sıcak ve kurak yazlar şeklindedir. Bu durum, turunçgiller (portakal, limon), zeytin gibi ürünlerin tarımının bu bölgelerde gelişmesini sağlar.
Eğer İç Anadolu’da yaşıyorsak, iklimimiz karasal özellikler gösterir. Yani kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçer. Bu tür iklimlerde buğday, arpa, nohut gibi tahıl tarımı daha yaygındır.
Kısacası, iklim koşulları (sıcaklık, yağış miktarı, güneşlenme süresi gibi) hangi tarım ürünlerinin yetişebileceğini, ne zaman ekilip biçileceğini belirler. Yani iklim, tarım faaliyetlerinin temelini oluşturur.
**Sonuç:** Yaşadığımız çevrenin iklimi, o bölgede hangi tarım ürünlerinin yetişebileceğini ve tarım faaliyetlerinin nasıl yürütülebileceğini doğrudan belirler.
—
4. Ülkemizde nüfusun dağılışını etkileyen beşeri faktörler hangileridir?
**Çözüm:**
Sevgili arkadaşlar, “beşeri faktörler” dediğimizde, insanların kendi faaliyetleri sonucu ortaya çıkan durumları anlıyoruz. Ülkemizde insanların nerede daha çok yaşadığını etkileyen beşeri faktörler şunlardır:
* Sanayileşme: Fabrikaların ve iş imkanlarının olduğu yerlere insanlar göç eder. Bu yüzden sanayileşmiş şehirler çok kalabalık olur.
* Tarım Alanlarının Varlığı: Tarımın yoğun yapıldığı verimli ovalarda yaşayan insan sayısı genellikle fazladır.
* Yer şekillerinin Uygunluğu: Düz ve engebeli olmayan alanlar yerleşim ve tarım için daha elverişlidir.
* Ulaşım Ağının Gelişmişliği: Ulaşımın kolay olduğu bölgeler, ticaretin ve gelişimin daha iyi olmasına yol açar, bu da nüfusu çeker.
* Sanat ve Turizm Faaliyetleri: Turistik yerler ve sanat etkinliklerinin yoğun olduğu şehirler de insanları kendine çekebilir.
* Tarihi ve Kültürel Faktörler: Bazı tarihi şehirler veya kültürel merkezler de nüfusun yoğunlaşmasına neden olabilir.
Bu faktörler, insanların nerede yaşayacağına karar vermesinde önemli rol oynar.
**Sonuç:** Ülkemizde nüfus dağılışını etkileyen beşeri faktörler arasında sanayileşme, tarım alanlarının varlığı, ulaşım ağının gelişmişliği, yer şekillerinin uygunluğu ve turizm faaliyetleri sayılabilir.
—
5. İnsanların doğal ortamı değiştirip ondan yararlandığı durumlara çevrenizden örnekler veriniz.
**Çözüm:**
İnsanlar, yaşamlarını kolaylaştırmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için doğal ortamı değiştirirler. İşte size çevremizden birkaç örnek:
* Baraj Yapımı: Nehirlerin akışı değiştirilerek su tutulur. Bu su hem elektrik üretmek hem de tarım alanlarını sulamak için kullanılır.
* Yol Yapımı: Dağların, tepelerin aşılmasıyla ulaşım sağlanır. Bu, doğal arazi yapısını değiştirir.
* Tarla Açma: Ormanlık alanlar kesilerek veya bitki örtüsü temizlenerek tarım alanları oluşturulur.
* Binalar İnşa Etme: Evlerimizi, okullarımızı, fabrikalarımızı yapmak için doğal alanları kullanırız.
* Tünel Açma: Dağların içinden geçerek daha hızlı ulaşım sağlamak için tüneller yapılır.
* Maden Ocakları Açma: Yerin altındaki madenleri çıkarmak için doğal yapıyı bozarız.
Bu örnekler, insanların doğal ortamı nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.
**Sonuç:** İnsanların doğal ortamı değiştirip ondan yararlandığı durumlara baraj yapımı, yol yapımı, tarla açma, binalar inşa etme ve maden ocakları açma örnek verilebilir.
—
6. Depremin etkisini artıran ve insanlardan kaynaklanan sebepler nelerdir?
**Çözüm:**
Depremin kendisi doğal bir olay olsa da, bazı insan kaynaklı sebepler depremin yıkıcı etkisini artırabilir. Bunlar şunlardır:
* Yapıların Kalitesiz Olması: Mühendislik kurallarına uymayan, sağlam olmayan malzemelerle yapılan binalar depremde kolayca yıkılır.
* Plansız Şehirleşme: Yerleşim yerlerinin fay hatlarına yakın olması veya sıkışık yapılar, depremde daha fazla hasara yol açar.
* Ormansızlaşma ve Erozyon: Toprak kaymalarını ve heyelanları önleyen ormanların yok edilmesi, deprem sırasında veya sonrasında bu tür ikincil afetlerin yaşanma riskini artırır.
* Doğal Kaynakların Aşırı Kullanımı: Yeraltı sularının aşırı çekilmesi gibi durumların bazı bölgelerde zemin yapısını etkileyebileceği düşünülmektedir.
Yani, depremin kendisini engelleyemesek de, alacağımız önlemlerle etkilerini azaltabiliriz.
**Sonuç:** Depremin etkisini artıran insan kaynaklı sebepler arasında kalitesiz yapılaşma, plansız şehirleşme ve ormansızlaşma gibi faktörler yer alır.
—
7. Heyelan ve erozyonun tarım üzerindeki etkisi nedir?
**Çözüm:**
Sevgili çocuklar, heyelan ve erozyon, toprağın üst katmanının akıp gitmesi veya kaymasıdır. Bu durumun tarım üzerindeki etkileri oldukça önemlidir:
* Toprak Kaybı: Heyelan ve erozyon, tarım yapılan arazilerin verimli üst toprak katmanını götürür. Bu da toprağın verimsizleşmesine neden olur.
* Ürün Kaybı: Eğer heyelan veya şiddetli erozyon tarlaların üzerine gelirse, ekili ürünler zarar görebilir veya tamamen yok olabilir.
* Toprak Sıkışması: Erozyon sonucu toprağın üst katmanı gittiğinde, altta kalan daha sert ve sıkışık toprak katmanı ortaya çıkar. Bu da bitkilerin kök salmasını zorlaştırır.
* Su Kaynaklarının Kirlenmesi: Erozyonla taşınan toprak parçacıkları, su kanallarına ve göllere karışarak su kaynaklarını kirletebilir. Bu da sulama için kullanılan suların kalitesini düşürür.
* Tarımsal Alanların Daralması: Sürekli erozyon ve heyelanlar, tarıma elverişli arazilerin zamanla azalmasına yol açar.
Kısacası, heyelan ve erozyon, tarım arazilerinin verimliliğini düşürerek tarımsal üretimi olumsuz etkiler.
**Sonuç:** Heyelan ve erozyon, tarım arazilerinin verimli üst toprağını kaybettirerek, ürünlere zarar vererek ve su kaynaklarını kirleterek tarımsal üretimi olumsuz etkiler.
—
Umarım bu çözümler ve açıklamalar sizler için faydalı olmuştur. Anlamadığınız yerleri sormaktan çekinmeyin! Hepinize iyi çalışmalar dilerim!