3. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 91
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 3. Sınıf Hayat Bilgisi öğretmeniniz. Bugün sizlerle birlikte “Kaynaklarımız Tükenmesin” konusuyla ilgili görseldeki soruları inceleyeceğiz ve cevaplarını bulacağız. Hazırsanız, haydi başlayalım!
DÜŞÜNELİM BÖLÜMÜ
1. Birinci ve ikinci görsel arasındaki fark nedir?
Sevgili çocuklar, gelin iki resme de dikkatlice bakalım.
Adım 1: Birinci resimde ne görüyoruz? Yemyeşil ağaçların arasında, suyla dolu bir göl var. İçinde de sarı, şirin bir kayık yüzüyor. Her şey ne kadar canlı ve güzel, değil mi?
Adım 2: Şimdi de ikinci resme bakalım. Aynı sarı kayık yine orada duruyor ama bu sefer suyun içinde değil, çatlamış ve kurumuş toprağın üzerinde. Göl tamamen kurumuş, su yok olmuş.
Sonuç: İki resim arasındaki en büyük ve en önemli fark, birinci resimde hayat veren suyun olması, ikinci resimde ise suyun tamamen çekilip yerini kurak bir toprağın almasıdır.
2. Bu fark sizce hangi nedenlerden kaynaklanmış olabilir?
Peki, bu güzel göle ne olmuş olabilir? Suyu nereye gitmiş olabilir? Bu durumun birkaç sebebi olabilir. Hadi birlikte düşünelim:
- Kuraklık: Belki de o bölgeye çok uzun bir süre hiç yağmur yağmamıştır. Yağmur yağmayınca da gölü besleyen sular kesilmiş ve göl zamanla kurumuş olabilir.
- Aşırı Su Tüketimi: İnsanlar tarlalarını sulamak, fabrikalarda kullanmak ya da evlerinde harcamak için gölden çok fazla su çekmiş olabilirler. Eğer kullandığımız su, yağmurla gelen sudan daha fazlaysa, kaynaklarımız böyle kuruyabilir.
- Aşırı Sıcaklık: Havaların çok ısınmasıyla birlikte su daha hızlı buharlaşır, yani gökyüzüne uçar. Bu da göldeki suyun azalmasına neden olur.
Bu sebepler bize, su kaynaklarımızın ne kadar değerli olduğunu ve onları dikkatli kullanmamız gerektiğini gösteriyor.
KEŞFEDELİM BÖLÜMÜ
Şimdi de önümüzdeki atasözünü ve sorularını inceleyelim. Atasözümüz ne diyordu? “Gündüzün mum yakan geceleyin bulamaz.”
1. Atasözü sizce ne anlama gelmektedir?
Bu atasözü bize çok önemli bir ders veriyor çocuklar. Gündüz vakti etrafı aydınlatan ne vardır? Tabii ki Güneş! Güneş varken, yani her yer aydınlıkken mum yakmak gereksiz bir davranıştır, değil mi? Eğer biz ihtiyacımız yokken mumu yakıp bitirirsek, asıl ihtiyacımız olan zaman geldiğinde, yani gece olup etraf karardığında, kullanacak mumumuz kalmaz.
Sonuç: Bu atasözü, elimizdeki imkanları ve kaynakları (para, eşya, zaman, su, elektrik gibi) gereksiz yere harcamamamız gerektiğini anlatır. Eğer bugün savurganlık yaparsak, yarın o şeye gerçekten ihtiyacımız olduğunda zor durumda kalırız. Kısacası bize tutumlu olmayı öğütler.
2. Atalarımız sizce neden böyle bir söz söyleme gereği duymuşlardır?
Atalarımız, yani bizden çok çok önce yaşamış büyüklerimiz, bugünkü kadar bol imkanlara sahip değillerdi. Onlar için her şey çok daha değerliydi. Bir mum, bir damla su, bir parça ekmek bile çok kıymetliydi. Onlar, kaynakların sınırlı olduğunu ve bir gün tükenebileceğini tecrübe ederek öğrenmişlerdi. Bu yüzden, bizlere yani gelecek nesillere tasarrufun önemini, elimizdekilerin değerini bilmeyi ve savurganlıktan kaçınmayı öğretmek için bu gibi bilgece sözler söylemişlerdir.
3. Bu atasözünden hareketle elektrik, su gibi kaynaklarımızı kullanırken nelere dikkat etmelisiniz?
Atasözündeki “mum” yerine günümüzdeki kaynakları koyalım. Mesela “Gündüzün elektriği boşa yakan, faturası gelince şaşırır!” gibi düşünebiliriz. Bu atasözü bize yol gösteriyor. İşte dikkat etmemiz gerekenler:
- Elektriği kullanırken:
- Gündüzleri hava aydınlıkken lamba yakmamalıyız. Perdeleri açıp güneş ışığından faydalanmalıyız.
- Bir odadan çıkarken ışığı mutlaka kapatmalıyız.
- Televizyon, bilgisayar gibi aletleri kullanmadığımız zaman fişten çekmeliyiz.
- Suyu kullanırken:
- Dişlerimizi fırçalarken veya ellerimizi sabunlarken musluğu açık bırakmamalıyız.
- Banyoda gereksiz yere uzun kalmamalıyız.
- Evimizde damlatan bir musluk varsa, büyüklerimize hemen söylemeliyiz. Çünkü damlaya damlaya göl olur, suyumuz boşa gider.
Unutmayın çocuklar, kaynaklarımızı tutumlu kullanmak hem ailemizin bütçesine hem de gezegenimizin geleceğine yapacağımız en büyük iyiliktir!