3. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 57
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben 3. sınıf Hayat Bilgisi öğretmeniniz. Bugün sizlerle birlikte “Herkes Bir Zamanlar Çocuktu” konusunu işleyeceğiz. Önümüzdeki görselde yer alan metni ve soruları hep birlikte inceleyip cevaplayalım. Haydi başlayalım!
DÜŞÜNELİM Bölümü Sorusu
Soru: Arda’nın dedesi son cümlesiyle sizce ne demek istemiştir?
Çözüm:
Haydi bu soruyu cevaplamak için önce Arda ile dedesinin konuşmasını tekrar hatırlayalım.
Adım 1: Arda canı sıkıldığı için dedesinden oyun oynamasını istiyor. Dedesi ona “çatlak patlak”, “üçtaş”, “çelik çomak” gibi kendi çocukluğunda oynadığı oyunları söylüyor.
Adım 2: Arda bu oyunların hiçbirini bilmediğini söylüyor. Bu duruma dedesi çok şaşırıyor ve biraz da üzülüyor.
Adım 3: Dedesi en sonunda “Eyvah eyvah! Çocukluk bizim zamanımızda mı kaldı torunum?” diyor. Bu cümleyle aslında şunu anlatmak istiyor: Kendi çocukluğunda oynanan, arkadaşlarla dışarıda koşup eğlenilen, basit malzemelerle oynanan güzel oyunların artık unutulduğunu ve şimdiki çocukların bu oyunları bilmediğini fark ediyor. Yani sanki o güzel ve hareketli çocukluk sadece kendi zamanında yaşanmış gibi hissediyor. Bu yüzden de biraz sitemli ve üzgün bir şekilde bu cümleyi kuruyor.
Sonuç:
Kısacası dedesi, kendi dönemindeki çocuk oyunlarının ve eğlence anlayışının günümüzde kaybolduğunu, yeni neslin bu oyunları bilmediğini ifade etmek istemiştir.
KEŞFEDELİM Bölümü Sorusu
Soru 1: Sizin oyunlarınız ile aile büyüklerinizin eskiden oynadığı oyunlar arasında hangi farklar vardır?
Çözüm:
Bu harika bir soru! Gelin büyüklerimizin oyunlarıyla bizim oyunlarımızı karşılaştıralım.
Adım 1: Önce büyüklerimizin oynadığı oyunları düşünelim. Metinde de geçtiği gibi; üçtaş, çelik çomak, saklambaç, körebe, seksek gibi oyunlar vardı. Bu oyunların ortak özelliklerini bir düşünelim.
- Genellikle dışarıda, sokakta, bahçede veya boş arsalarda oynanırdı.
- Oynamak için çok sayıda arkadaşa ihtiyaç duyulurdu. Bu da onları daha sosyal yapardı.
- Oyun malzemeleri ya hiç olmazdı ya da taş, sopa, tebeşir gibi basit ve doğadan bulunan şeylerdi.
- Bol bol koşma, zıplama ve hareket içerirdi.
Adım 2: Şimdi de günümüzde bizim oynadığımız oyunları düşünelim. Bilgisayar oyunları, tablet oyunları, telefon uygulamaları, kutu oyunları ve tabii ki hazır satılan oyuncaklarımız var.
- Genellikle evde veya kapalı alanlarda oynanır.
- Bazen tek başımıza, bazen de internet üzerinden tanımadığımız kişilerle oynayabiliriz.
- Oynamak için teknolojik aletlere (bilgisayar, tablet, oyun konsolu) ihtiyaç duyarız.
- Daha çok oturarak oynanır ve parmaklarımızı ya da zihnimizi kullanırız. Fiziksel olarak daha az hareket gerektirir.
Sonuç:
İki dönemin oyunları arasındaki en temel farklar şunlardır:
Eski oyunlar daha çok dışarıda, arkadaşlarla, hareket ederek ve basit malzemelerle oynanırken; şimdiki oyunlar daha çok evde, teknolojik aletlerle ve daha az hareket ederek oynanmaktadır. Her iki dönemin oyunları da eğlenceli olsa da oynanış şekilleri ve bize kattıkları şeyler birbirinden farklıdır.