3. Sınıf Hayat Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 180
Harika bir etkinlik, sevgili öğrencilerim! Milli Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’u daha yakından tanımamızı sağlayan bu soruları gelin hep birlikte, adım adım cevaplayalım.
Önce metni bir daha okuyup anlayalım. Mehmet Âkif Ersoy, İstiklâl Marşı’nı kendi şiir kitabı olan Safahat’a neden koymadığını soranlara şöyle cevap veriyor:
“Onu millete hediye ettim. O, artık milletindir. Benimle alakası kesilmiştir. Zaten o, milletin eseri, milletin malıdır. Ben yalnız gördüğümü yazdım.”
Bu cevap, onun ne kadar özel bir insan olduğunu bize gösteriyor. Şimdi bu cevaptan yola çıkarak sorularımızı yanıtlayalım.
Soru 1: Mehmet Âkif Ersoy’un soruya verdiği cevaptan yola çıkarak onun kişilik özellikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çözüm:
Haydi Mehmet Âkif’in sözlerini birlikte inceleyelim ve onun karakteri hakkında ipuçları bulalım.
Adım 1:
Mehmet Âkif, “Onu millete hediye ettim.” diyor. Bir insan, yazdığı en önemli eser için hiçbir karşılık beklemeden onu hediye ediyorsa, bu onun maddi çıkarlara önem vermediğini ve çok cömert olduğunu gösterir.
Adım 2:
“O, artık milletindir. Benimle alakası kesilmiştir.” ve “milletin eseri, milletin malıdır.” cümlelerine bakalım. Burada İstiklâl Marşı’nı kendisinin değil, Türk milletinin bir eseri olarak görüyor. Bu da onun ne kadar alçakgönüllü ve mütevazı bir insan olduğunu kanıtlıyor. Kendini ön plana çıkarmak yerine milletini yüceltiyor.
Sonuç:
Bu cevaplardan yola çıkarak Mehmet Âkif Ersoy’un şu kişilik özelliklerine sahip olduğunu söyleyebiliriz:
- Vatansever: Vatanını ve milletini çok sevdiği için böyle bir eseri onlara armağan etmiştir.
- Alçakgönüllü (Mütevazı): Eserin kendisine değil, millete ait olduğunu söyleyerek büyük bir alçakgönüllülük göstermiştir.
- Cömert: Karşılık beklemeden en değerli eserini hediye etmiştir.
- Maddi Çıkarları Önemsemeyen: İstiklâl Marşı için verilen para ödülünü bile almamış, bir hayır kurumuna bağışlamıştır. Bu sözleri de bu özelliğini destekliyor.
Soru 2: Mehmet Âkif Ersoy’un kişilik özelliklerinin İstiklâl Marşı’nı yazmasında ve millî şair olmasında sizce etkisi nedir?
Çözüm:
Bir insanın karakteri, yaptığı işlere mutlaka yansır. Mehmet Âkif’in bu güzel özellikleri, onun “Milli Şair” olmasında büyük bir rol oynamıştır.
Adım 1:
Öncelikle onun vatanseverliği… Eğer vatanını bu kadar derinden sevmeseydi, Kurtuluş Savaşı’nın o zorlu günlerinde milletimizin hissettiği coşkuyu, umudu ve kararlılığı bu kadar güçlü kelimelerle anlatabilir miydi? Elbette hayır. Vatan sevgisi, onun kalemine güç vermiştir.
Adım 2:
Onun alçakgönüllü olması ise yazdığı marşın bütün millet tarafından hemen kabul edilmesini sağlamıştır. Çünkü insanlar, bu marşın para veya ün için değil, tamamen samimi duygularla, milletin kalbinden geçenleri anlatmak için yazıldığını hissetmişlerdir. Bu yüzden herkes İstiklâl Marşı’nı kendi marşı olarak benimsemiş ve Mehmet Âkif’i de “Milli Şair” olarak kalbine yerleştirmiştir.
Sonuç:
Kısacası, vatanına olan büyük sevgisi İstiklâl Marşı’nı yazabilmesini sağlamış; alçakgönüllü ve samimi karakteri ise milletimizin onu “Milli Şair” olarak kabul etmesinde çok etkili olmuştur.
Soru 3: Ülkemize katkıda bulunan insanlar içinde en çok etkilendiğiniz kim oldu? Siz de büyüyünce hangi alanlarda ülkemize ve insanlığa katkıda bulunmak istersiniz? Neden?
Çözüm:
Bu soru, sizin kişisel düşüncelerinizi ve hayallerinizi öğrenmek için sorulmuş bir soru. Bu yüzden herkesin cevabı farklı ve özel olacaktır. Ben size örnek olması için kendi düşüncelerimi paylaşacağım.
Adım 1: Etkilendiğim Kişi
Beni ülkemize katkıda bulunan insanlar arasında en çok etkileyen kişi, ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk‘tür. Çünkü o, sadece bir komutan değil, aynı zamanda ileri görüşlü bir liderdi. Yaptığı yeniliklerle ülkemizi modern bir seviyeye taşımış, bilime ve eğitime çok büyük önem vermiştir. Onun “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” sözü bana her zaman yol gösterir.
Adım 2: Gelecekteki Katkım
Büyüyünce ben de Atatürk gibi bilimin ışığında ilerlemek isterim. Bir bilim insanı veya mühendis olup ülkemizin teknoloji alanında yeni buluşlar yapmasına yardımcı olmak en büyük hayalim. Örneğin, çevre dostu enerji kaynakları üzerine çalışarak hem ülkemize hem de bütün insanlığa temiz bir gelecek bırakmak için katkıda bulunabilirim.
Sonuç (Neden?):
Çünkü bir ülkeyi geliştirmenin ve daha ileriye taşımanın en önemli yolunun bilim ve eğitimden geçtiğine inanıyorum. Yeni şeyler icat ederek ve sorunlara bilimsel çözümler bularak sadece kendi ülkemize değil, tüm dünyaya faydalı olabiliriz. Tıpkı Aziz Sancar’ın Nobel Ödülü alarak hepimizi gururlandırması gibi.
Unutmayın, bu benim kişisel cevabım. Siz de kendi kahramanınızı ve hayallerinizi düşünebilirsiniz. Belki bir doktor olup hayat kurtarmak, belki bir öğretmen olup yeni nesiller yetiştirmek ya da bir sanatçı olup ülkemizin kültürünü dünyaya tanıtmak istersiniz. Hepsi çok değerli!