8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 83
Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin görseldeki metinleri ve soruyu dikkatlice inceledim. Özellikle “Düşünelim-Söyleyelim” kısmındaki atasözü, dersimizin konusu olan istişare, yani danışma ile ilgili çok anlamlı bir mesaj içeriyor. Gel şimdi bu güzel atasözünün ne anlama geldiğini birlikte adım adım keşfedelim.
Soru:
“Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda yolunu şaşırmış.”
Yukarıdaki atasözü ne anlama gelir?
Çözüm:
Bu atasözünü daha iyi anlamak için onu iki bölüme ayırarak incelemek en doğrusu olacaktır. Ne kadar güzel bir söz, değil mi? Haydi başlayalım!
Adım 1: Atasözünün İlk Kısmını Anlayalım: “Danışan dağı aşmış.”
Burada geçen “danışan” kelimesi, bir işe başlamadan önce başkalarına akıl soran, onların fikirlerini ve tecrübelerini dinleyen kişi demektir. “Dağ” ise genellikle hayatta karşımıza çıkan büyük zorlukları, engelleri ve çözülmesi çok güç görünen sorunları temsil eder. Yani bu kısım bize diyor ki; bir insan, zor bir işle karşılaştığında başkalarının bilgisine ve tecrübesine başvurursa, en büyük zorlukların bile üstesinden gelebilir. Tıpkı usta bir dağcının, zorlu bir tırmanış öncesi tecrübeli kişilerden rota hakkında bilgi alması gibi. Bu sayede en yüksek zirvelere bile ulaşabilir.
Adım 2: Atasözünün İkinci Kısmını Anlayalım: “…danışmayan düz yolda yolunu şaşırmış.”
Buradaki “danışmayan” ise, “ben her şeyi bilirim” düşüncesiyle hareket edip kimseye fikir sormayan, kendi bildiğini okuyan kişidir. “Düz yol” da tam tersine, kolay görünen, basit, tehlikesiz sanılan işleri temsil eder. Bu bölüm de bize şunu anlatıyor; bir insan, bir iş ne kadar kolay görünürse görünsün, eğer kimseye danışmadan hareket ederse, en basit işlerde bile hata yapabilir, yanlış bir yola sapabilir. Düşünsene, dümdüz bir yolda yürürken bile bir anlık dalgınlıkla yanlış bir sokağa sapabiliriz. İşte başkalarına danışmamak da insanı böyle basit hatalara ve yanılgılara düşürebilir.
Adım 3: İki Kısmı Birleştirelim ve Ana Fikre Ulaşalım.
Şimdi bu iki anlamı birleştirdiğimizde atasözünün bize vermek istediği asıl ders ortaya çıkıyor. Bu atasözü, bir konuda karar vermeden veya bir işe başlamadan önce o konuyu bilen, tecrübeli kişilere danışmanın, yani istişare etmenin ne kadar hayati olduğunu vurgular. Danışmak, en zor işleri bile kolaylaştırırken; danışmamak, en kolay işleri bile zora sokabilir ve başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olabilir.
Unutma ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bile en önemli konularda arkadaşlarının (sahabelerinin) fikrini alır, onlarla istişare ederdi. Bu atasözü, onun bu örnek davranışının ne kadar doğru ve önemli olduğunu bize ne de güzel hatırlatıyor!
Sonuç:
Kısacası, “Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda yolunu şaşırmış.” atasözü, insanların zorlukları aşmak ve hata yapmamak için başkalarının fikirlerine başvurmaları gerektiğini, tek başına “ben bilirim” diyerek hareket etmenin ise en basit konularda bile başarısızlığa yol açabileceğini anlatır. Yani hayatta başarılı olmanın yollarından biri de danışmak ve ortak aklı kullanmaktır.