8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 39
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencilerim, bugün sizlerle “Zekât ve Sadaka” ünitemizdeki etkinlikleri birlikte yapacağız. Bu sorular, sadece bilgi ölçmek için değil, aynı zamanda düşünüp yorum yapma becerimizi geliştirmek için de çok güzel fırsatlar sunuyor. Haydi, hep birlikte bu soruları adım adım inceleyelim ve cevaplayalım.
ETKİNLİK 1: “…Veren el, alan elden üstündür.” (Müslim, Zekât, 97.)
Soru: Yukarıdaki hadiste anlatılmak istenen nedir? Düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
Çözüm:
Sevgili arkadaşlar, bu hadis-i şerif, İslam dininin yardımlaşmaya ne kadar büyük bir önem verdiğini bize çok güzel bir şekilde anlatıyor. Gelin bu güzel sözün anlamını adım adım düşünelim.
“…Veren el, alan elden üstündür.”
Adım 1: “Veren el” ve “alan el” ne anlama geliyor?
Burada “veren el“, ihtiyacı olan birine yardım eden, sadaka veya zekât veren, cömertlik yapan kişiyi temsil eder. “Alan el” ise yardıma muhtaç olan, başkasının verdiği yardımı kabul eden kişiyi temsil eder.
Adım 2: Neden “veren el” daha üstündür?
Bu üstünlük, birini diğerinden daha iyi bir insan olarak görmek anlamında bir kibir ifadesi değildir. Buradaki üstünlük, yapılan eylemin değerini ve Allah katındaki sevabını ifade eder.
- Yardım etmek, bir başkasının sıkıntısını gidermek demektir. Bu çok değerli bir davranıştır.
- Kişinin kendi emeğiyle kazandığı maldan, hiçbir karşılık beklemeden başkasına vermesi büyük bir erdemdir. Bu durum, kişinin cömertliğini, merhametini ve paylaşma duygusunu gösterir.
- İslam, çalışmayı, üretmeyi ve kendi ayakları üzerinde durarak başkalarına da destek olmayı teşvik eder. “Veren el” konumunda olmak, genellikle bu çabanın bir sonucudur.
Sonuç: Kısacası bu hadis, bizleri tembellikten uzak durmaya, çalışıp kazanmaya ve kazandıklarımızdan ihtiyaç sahipleriyle paylaşarak “veren el” olmaya teşvik etmektedir. Yardım etmenin, yardım almaktan daha onurlu ve sevabı bol bir davranış olduğunu vurgular.
ETKİNLİK 2: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”
Soru: Yukarıdaki atasözü bize hangi mesajı vermektedir? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Çözüm:
Çocuklar, bu atasözü günlük hayatta sık sık duyduğumuz, çok anlamlı bir sözdür. Bize birlik ve beraberliğin gücünü anlatır.
“Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”
Adım 1: Atasözünün somut anlamı nedir?
Tek elinizle alkışlamayı deneyin. Ses çıkaramazsınız, değil mi? Ama iki elinizi birbirine vurduğunuzda güçlü bir ses, yani bir alkış sesi çıkar. İşte atasözü bu basit ama güçlü gerçekten yola çıkıyor.
Adım 2: Atasözünün bize verdiği asıl mesaj (mecazi anlamı) nedir?
Bu atasözü bize, tek başımıza yapamayacağımız veya çok zorlanacağımız işleri, başkalarıyla bir araya geldiğimizde, yani dayanışma ve iş birliği içinde olduğumuzda çok daha kolay ve etkili bir şekilde yapabileceğimizi anlatır. Birlikten kuvvet doğar!
Adım 3: Bu atasözünü “Zekât ve Sadaka” konusuyla nasıl bağdaştırabiliriz?
Toplumdaki bir yoksulluk sorununu düşünelim. Sadece bir kişinin yardımı belki küçük bir yarayı sarabilir. Ancak toplumdaki birçok insan zekâtını, sadakasını vererek yardımlaşırsa, yani “iki el” gibi bir araya gelirse, o zaman yoksullukla daha güçlü bir şekilde mücadele edilebilir. Toplumsal dayanışma, tıpkı iki elin çıkardığı ses gibi, büyük ve olumlu bir etki yaratır.
Sonuç: Bu atasözü, bireysel çabaların değerli olduğunu ancak asıl büyük başarıların ve çözümlerin birlik, beraberlik ve dayanışma ile elde edilebileceğini vurgular.
DÜŞÜNELİM-SÖYLEYELİM
Soru: “Onları arındırmak ve temize çıkarmak üzere mallarından sadaka al! Bir de onlar için dua et; çünkü senin duan onlara huzur verir. Allah her şeyi çok iyi işitmekte ve bilmektedir.” (Tevbe suresi, 103. ayet.) Yukarıdaki ayet, zekâtın hangi özelliğini vurgulamaktadır?
Çözüm:
Bu ayet-i kerime, zekât ve sadaka ibadetinin en temel amaçlarından birini bize çok net bir şekilde açıklıyor.
“Onları arındırmak ve temize çıkarmak üzere mallarından sadaka al!…”
Adım 1: Ayetteki kilit ifadelere odaklanalım.
Ayette altını çizmemiz gereken iki önemli kelime var: “arındırmak” ve “temize çıkarmak“. Zekâtın temel hedefi olarak bu iki eylem gösteriliyor.
Adım 2: Bu “arındırma” ne anlama geliyor?
Bu arındırma iki yönlüdür:
- Manevi Arınma: Zekât veren bir kişi, bu ibadet sayesinde kalbini cimrilik, bencillik, dünyaya aşırı bağlılık gibi kötü duygulardan arındırır. Malının bir kısmını Allah rızası için vererek nefsini terbiye etmiş olur. Bu, ruhsal bir temizliktir.
- Maddi Arınma: İslam inancına göre, zekâtı verilen mal, kirlerinden arınmış ve temizlenmiş olur. Geriye kalan malın bereketleneceğine, yani artacağına inanılır. Zekât, malın sigortası gibidir ve onu helal kılar.
Sonuç: Dolayısıyla bu ayet, zekâtın en çok arındırıcı ve temizleyici özelliğini vurgulamaktadır. Zekât, hem insanın kalbini kötü huylardan temizler hem de malını manevi kirlerden arındırarak bereketlendirir.