8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 94
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin 4. Ünite Sonu Değerlendirme sorularını senin için inceledim. Gel, şimdi bu soruları birlikte adım adım çözelim ve konuları tekrar edelim. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin!
C) Aşağıdaki bilgilerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
Soru 1:
(….) Allah Resulü (s.a.v.), güzel ahlakı ve erdemli davranışlarıyla bizim için en güzel örnektir.
Çözüm:
Adım 1: Cümleyi dikkatlice okuyalım. Bu cümlede Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ahlakının ve davranışlarının bizler için bir örnek olduğu söyleniyor.
Adım 2: Hatırlayacağın gibi, Kur’an-ı Kerim’de de Peygamberimiz’in bizler için “en güzel örnek” (Üsve-i Hasene) olduğu belirtilir. Onun dürüstlüğü, merhameti, adaleti ve sabrı tüm Müslümanlar için bir rehberdir. Hayatımızın her alanında onu örnek almalıyız.
Adım 3: Bu nedenle, bu bilgi doğrudur.
Sonuç: D
Soru 2:
(….) Resulullah (s.a.v.) kendine ve Müslümanlara düşmanlık eden Mekkeli müşrikleri bağışlamamıştır.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede Peygamberimiz’in, kendisine ve Müslümanlara eziyet eden Mekkeli müşrikleri affetmediği iddia ediliyor.
Adım 2: Ancak, Mekke’nin Fethi’ni hatırlayalım. Peygamberimiz (s.a.v.), yıllarca kendisine ve inananlara zulmeden Mekkelileri, şehri fethettiğinde cezalandırma gücüne sahipken genel bir af ilan ederek hepsini bağışlamıştır. Bu, onun ne kadar merhametli ve bağışlayıcı olduğunun en büyük kanıtlarından biridir.
Adım 3: Dolayısıyla bu cümledeki bilgi yanlıştır.
Sonuç: Y
Soru 3:
(….) Hz. Muhammed (s.a.v.) hayatı boyunca hakkı gözeten, adaletle hükmeden bir insan olmuştur.
Çözüm:
Adım 1: Cümle, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tüm yaşamı boyunca adil olduğunu ve her zaman hakkı savunduğunu söylüyor.
Adım 2: Peygamberimiz, peygamber olmadan önce bile adaleti ve dürüstlüğü ile tanınırdı. Anlaşmazlıklarda insanlar ona başvurur, onun adil kararlarına güvenirlerdi. Hayatı boyunca Müslüman olsun veya olmasın herkese karşı adaletli davranmıştır.
Adım 3: Bu bilgi kesinlikle doğrudur.
Sonuç: D
Soru 4:
(….) Peygamberimize (s.a.v.) “Muhammedü’l-Emin” unvanı, peygamberlikle görevlendirildikten sonra Allah (c.c.) tarafından verilmiştir.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede “Muhammedü’l-Emin” (Güvenilir Muhammed) unvanının, peygamberlik geldikten sonra Allah tarafından verildiği söyleniyor.
Adım 2: Bu unvan çok değerlidir, ancak veriliş zamanı hakkında cümlede bir hata var. Peygamberimiz (s.a.v.), daha gençliğinde, peygamberlik görevi kendisine verilmeden önce Mekke halkı tarafından dürüstlüğü ve güvenilirliği nedeniyle bu isimle anılıyordu. Yani bu unvanı ona Mekkeliler vermiştir.
Adım 3: Bu yüzden cümledeki bilgi yanlıştır.
Sonuç: Y
Soru 5:
(….) İstişare, insanın yapacağı işlerde hataya düşmesine engel olur ve onun doğru karar vermesini sağlar.
Çözüm:
Adım 1: Cümle, istişarenin (danışmanın) faydalarını anlatıyor: hata yapmayı önler ve doğru karar vermeye yardımcı olur.
Adım 2: İstişare, bir konu hakkında bilgili ve tecrübeli kişilere danışarak fikir alışverişinde bulunmaktır. Peygamberimiz bile önemli kararlar almadan önce arkadaşlarına danışırdı. Farklı bakış açılarını görmek, en doğru kararı vermemize yardımcı olur. “Akıl akıldan üstündür” atasözümüz de bunu ne güzel anlatır.
Adım 3: Bu bilgi doğrudur.
Sonuç: D
Soru 6:
(….) Kureyş suresi altı ayettir.
Çözüm:
Adım 1: Bu cümlede Kureyş suresinin 6 ayetten oluştuğu belirtiliyor.
Adım 2: Kureyş suresini hatırlayalım: “Li îlâfi kurayş. Îlâfihim rihleteş şitâi ves sayf. Fel ya’budû rabbe hâzel beyt. Ellezî et’amehum min cûın ve âmenehum min havf.” Gördüğün gibi sure toplam 4 ayetten oluşmaktadır.
Adım 3: Dolayısıyla bu bilgi yanlıştır.
Sonuç: Y
Soru 7:
(….) Kureyş suresi, Kur’an-ı Kerim’in 106. suresidir.
Çözüm:
Adım 1: Cümlede Kureyş suresinin Kur’an’daki sıra numarası veriliyor.
Adım 2: Kur’an-ı Kerim’deki surelerin sıralaması sabittir. Kureyş suresi, 105. sure olan Fil suresinden sonra, 107. sure olan Maûn suresinden önce gelir. Sırası tam olarak 106’dır.
Adım 3: Bu bilgi doğrudur.
Sonuç: D
Ç) Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları uygun sözcüklerle tamamlayınız.
Soru 1: Peygamberimiz (s.a.v.) söz, davranış ve uygulamalarıyla bizim için en güzel ………………….
Çözüm: Peygamberimiz’in hayatı, sözleri ve davranışları biz Müslümanlar için bir yol göstericidir. Ona bakarak nasıl yaşamamız gerektiğini öğreniriz. Bu yüzden o bizim için en güzel örnektir.
Soru 2: Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde, “Yer ve gök ………………… ayakta durmaktadır.” buyurmuştur.
Çözüm: Bu hadis-i şerif, evrendeki düzenin temelini vurgular. Her şeyin yerli yerinde ve bir denge içinde olmasını sağlayan ilke adalettir. Bu yüzden boşluğa adaletle kelimesi gelmelidir.
Soru 3: Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret ederken yanında bulunan Mekkelilerin emanet mallarını ………………… teslim etmiştir.
Çözüm: Peygamberimiz, can düşmanları bile olsa, kendisine bırakılan emanetlere ihanet etmemiştir. Mekke’den ayrılırken, bu emanetleri sahiplerine geri vermesi için en güvendiği kişilerinden biri olan kuzeni Hz. Ali’ye (r.a.) bırakmıştır.
Soru 4: Allah Resulü (s.a.v.) gerek kendi hayatıyla ilgili konularda gerekse İslam’ı anlatırken karşılaştığı zorluklarda her zaman ………………… ve ………………… olmuştur.
Çözüm: Peygamberimiz’in hayatı büyük zorluklarla doluydu. Ancak o, hiçbir zaman pes etmedi. Başına gelen sıkıntılara karşı her zaman Allah’a sığınarak dayandı, yani sabırlı oldu. Aynı zamanda davasından asla vazgeçmedi, yani kararlı bir duruş sergiledi.
Soru 5: ………………… başta insanlar olmak üzere tüm varlıklara karşı sevgi, şefkat ve merhamet göstermek demektir.
Çözüm: Cümlede bir kavramın tanımı yapılıyor. Tüm canlılara karşı sevgi, şefkat ve acıma duygusu beslemek, onlara iyi davranmak İslam’da çok önemli olan rahmet kavramıyla ifade edilir.
Soru 6: Herhangi bir konuda doğruyu bulmak için sahasında güvenilir bir uzmanın görüşüne başvurmaya, uzmanlarla görüş alışverişinde bulunmaya, başkalarına danışmaya ………………… denir.
Çözüm: Bir iş yapmadan önce o işi bilenlere sormak, onların fikirlerini almak en doğru yolu bulmamızı sağlar. Bu güzel davranışa istişare adını veriyoruz.
Soru 7: Peygamberimiz (s.a.v.), kendisinin ………………… olarak değil, âlemlere rahmet olarak gönderildiğini belirtmiştir.
Çözüm: Peygamberimiz, kendisine kötülük yapanlara bile beddua etmemiş, onlar için dua etmiştir. Bir hadisinde, “Ben lanet edici olarak gönderilmedim” buyurmuştur. Yani boşluğa gelmesi gereken kelime lanetçi olacaktır. O, lanet için değil, rahmet için gönderilmiştir.