8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 91
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin görseldeki etkinlikleri ve soruları bir öğretmen gözüyle inceledim. Şimdi sana bunları adım adım, kolayca anlayacağın bir dille açıklayacağım. Haydi başlayalım!
ETKİNLİK
İnsanlara değer veren bir Müslüman, başkalarına nasıl davranır ve ilişkilerinde nelere dikkat eder? Aşağıdaki şemaya yazınız.
Bu etkinlikte, insanlara değer veren güzel ahlaklı bir Müslüman’ın özelliklerini düşünmemiz isteniyor. Tıpkı en güzel örnek olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) gibi. O her zaman çevresindeki insanlara değer verir, onlara karşı nazik ve adaletli olurdu. Kitabımızdaki metinden de yola çıkarak şemadaki boşlukları dolduralım.
Şemanın merkezinde “İnsanlara değer veren bir Müslüman;” ifadesi var. Bu Müslüman’ın davranışları nasıl olmalıdır? İşte bazı örnekler:
- Karşılaştığı kişilere selam verir. (Bu madde zaten örnek olarak yazılmış. Selam vermek, insanlar arasındaki sevgi ve barışın ilk adımıdır.)
- Her zaman dürüst olur, yalan söylemekten kaçınır. Güvenilir olmak, bir Müslüman’ın en önemli özelliklerindendir.
- Merhametli ve bağışlayıcıdır. Başkaları hata yaptığında onlara karşı kin gütmez, affetmeyi bilir.
- Başkalarının haklarına saygı duyar. Adaletli davranır ve kimsenin hakkını yemez. Buna kul hakkı denir ve dinimizde çok önemlidir.
- Farklı düşüncelere karşı saygılıdır. Herkesin kendisi gibi düşünmek zorunda olmadığını bilir ve başkalarının fikirlerine değer verir.
- Verdiği sözü mutlaka tutar ve kendisine emanet edilene sahip çıkar. Sözünün eri olmak, insan ilişkilerinde çok değerlidir.
- Yardıma ihtiyacı olanlara (yaşlılara, hastalara, yoksullara) yardım elini uzatır. Paylaşmak ve yardımsever olmak, toplumdaki kardeşliği güçlendirir.
Unutma, bu güzel davranışlar bizim hem insanlar tarafından sevilmemizi sağlar hem de Allah’ın rızasını kazandırır.
7. BİR SURE TANIYORUM: KUREYŞ SURESİ VE ANLAMI
DÜŞÜNELİM-SÖYLEYELİM
Kureyş kabilesinin Mekke’deki konumu hakkında bilgi edininiz.
Harika bir araştırma konusu! Peygamber Efendimizin de içinden çıktığı Kureyş kabilesi, İslamiyet’ten önce Mekke’de çok önemli bir yere sahipti. Gel, bu konumu adım adım inceleyelim.
Adım 1: Kureyş Kabilesi Kimdir?
Kureyş, Mekke şehrinde yaşayan en büyük, en güçlü ve en saygın kabileydi. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de bu soylu kabilenin Haşimoğulları koluna mensuptu. Yani Peygamberimiz, toplum içinde çok saygı gören bir aileden geliyordu.
Adım 2: Kureyş’i Önemli Yapan Neydi?
Kureyş kabilesinin bu kadar güçlü ve saygın olmasının birkaç önemli nedeni vardı:
- Kâbe’nin Hizmetkârı Olmaları: En önemli görevleri, tüm Araplar için kutsal olan Kâbe’nin bakımını yapmak ve onu korumaktı. Kâbe’yi ziyarete gelen hacılara su dağıtmak, onları misafir etmek gibi şerefli görevler onlardaydı. Bu görev, onlara çok büyük bir dini saygınlık kazandırıyordu.
- Büyük Tüccarlar Olmaları: Kureyşliler, dönemin en başarılı tüccarlarındandı. Kışın sıcak olan Yemen’e, yazın ise serin olan Suriye’ye büyük ticaret kervanları düzenliyorlardı. Bu sayede hem çok zenginleşmişler hem de Mekke’yi Arabistan’ın en önemli ticaret merkezlerinden biri yapmışlardı. Kureyş Suresi’nde de Allah’ın onlara bu ticaret imkanını bir lütuf olarak verdiği anlatılır.
- Siyasi Güçleri: Sahip oldukları dini saygınlık ve ekonomik zenginlik, onlara aynı zamanda siyasi bir güç de veriyordu. Mekke’nin yönetimi onların elindeydi ve diğer kabileler onlara büyük saygı duyuyordu.
Kısacası, Kureyş kabilesi; dini, ticari ve siyasi gücü elinde bulundurarak İslam’dan önce Mekke’nin ve Arabistan’ın en önde gelen topluluğu haline gelmişti.