8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 85
Harika bir soru! Elbette, bir öğretmen olarak sana bu etkinliği adım adım, kolayca anlayacağın bir dille açıklayacağım. Hadi birlikte görseldeki soruyu inceleyelim ve çözelim.
ETKİNLİK
Soru: Yukarıdaki hadislerden istişareyle ilgili ne gibi ilke ve mesajlar çıkarılabilir? Düşüncelerinizi aşağıya yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için öncelikle bize verilen iki güzel sözü, yani hadis-i şerifleri dikkatlice okuyup anlamamız gerekiyor. Gel, bunu adım adım yapalım.
Adım 1: Birinci Hadisi Anlayalım
İlk olarak bize verilen hadise bakalım:
“Biriniz (din) kardeşine danıştığı zaman, danışılan kimse ona hak ve doğru bildiğini söylesin.”
Bu söz bize ne anlatıyor? Şöyle düşünelim: Bir arkadaşın sana geldi ve çok önemli bir konuda fikrini sordu. İşte bu hadis, tam da o anda ne yapman gerektiğini söylüyor. Fikri sorulan kişi olarak, arkadaşına karşı tamamen dürüst olmalısın. Aklından geçeni, doğru ve haklı olduğuna inandığın şeyi çekinmeden söylemelisin. Onu yanıltmamalı, bildiğin en doğru yolu göstermeye çalışmalısın. Yani, birine akıl verirken en büyük sorumluluğumuz dürüst olmaktır.
Adım 2: İkinci Hadisi Anlayalım
Şimdi de ikinci hadisi inceleyelim:
“Kendisiyle istişare edilen kimse, güvenilir olmalıdır.”
Bu da çok önemli bir ilke! “Güvenilir olmak” ne demek? Sır saklayabilen, sana anlatılan özel bir konuyu başkasına yaymayan, iyi niyetli kişi demektir. Yani, birine bir sıkıntımızı veya planımızı anlattığımızda, o kişinin bu bilgiyi kötüye kullanmayacağından veya başkalarına anlatmayacağından emin olmalıyız. Aynı şekilde, biri bize danıştığında, onun bize olan güvenini asla boşa çıkarmamalıyız. Bu yüzden danışılan kişi mutlaka güvenilir olmalıdır. Bu, bir emanettir.
Adım 3: İki Hadisten Çıkarılacak İlkeleri ve Mesajları Birleştirelim
Harika! Şimdi bu iki önemli bilgiyi birleştirelim ve sorumuzun cevabını oluşturalım. Bu hadislerden istişare, yani birine danışma ile ilgili şu temel ilkeleri ve mesajları çıkarabiliriz:
- Dürüstlük ve Doğruluk: Birine akıl verirken veya fikir söylerken mutlaka doğruyu söylemeliyiz. Kendi çıkarımızı veya başka şeyleri düşünerek karşımızdakini yanıltmamalıyız.
- Güvenilirlik: Danışılan kişi, kendisine anlatılanları bir sır gibi saklamalı ve o kişinin güvenini sarsacak bir davranışta bulunmamalıdır. Danışılan konu, o iki kişi arasında bir emanettir.
- Sorumluluk Bilinci: Birine fikir danışmak ciddi bir iştir. Fikri sorulan kişinin, doğruyu söyleme sorumluluğu vardır. Bu, o kişiye duyulan güvenin bir gereğidir.
- Doğru Kişiyi Seçmenin Önemi: Bu hadisler aynı zamanda bize, bir konuda danışacağımız kişiyi doğru seçmemiz gerektiğini de dolaylı olarak anlatır. Danışacağımız kişinin hem konu hakkında bilgili hem de dürüst ve güvenilir karakterde biri olmasına dikkat etmeliyiz.
Sonuç:
Kısacası, bu hadisler bize istişarenin temelinin güven ve dürüstlük üzerine kurulu olduğunu öğretir. Birine danıştığımızda doğru bilgi alacağımızdan, bize danışıldığında ise doğruyu söylememiz gerektiğinden emin olmalıyız. Bu ilkeler, hem arkadaşlarımızla hem de ailemizle olan ilişkilerimizi daha güçlü ve sağlıklı hale getirir.
Umarım açıklamam konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!