8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 27
Harika bir çalışma sayfası! Merhaba sevgili öğrencim, gel birlikte bu soruları adım adım inceleyelim ve çözelim. Bu konular hem günlük hayatta kullandığımız kelimeleri daha iyi anlamamıza hem de peygamberlerin hayatından önemli dersler çıkarmamıza yardımcı olacak.
ETKİNLİK
Soru: “Alın yazısı”, “baht”, “kısmet”, “kara talih” ifadelerinin anlamlarını araştırınız. Aşağıya, içinde bu ifadelerin geçtiği birer cümle yazınız.
Çözüm:
Bu kelimeler, kader inancıyla ilgili halk arasında sıkça kullanılan ifadelerdir. Gel şimdi her birinin ne anlama geldiğini ve nasıl cümle içinde kullanıldığını öğrenelim.
Alın yazısı:
Anlamı: İnsan doğmadan önce Yüce Allah’ın onun hakkında takdir ettiği, yani belirlediği şeyler, kader demektir. Hayat yolculuğumuzda başımıza gelecek olayların önceden bilindiğine olan inancı ifade eder.
Örnek Cümle: Yaşadığı tüm zorluklara rağmen “Ne yapalım, bu da benim alın yazım.” diyerek sabretti.
Baht:
Anlamı: Talih, şans veya kader anlamına gelir. Genellikle “iyi” veya “kötü” şansı belirtmek için kullanılır. “Bahtı açık” dediğimizde şanslı olduğunu, “bahtı kara” dediğimizde ise şanssız olduğunu kastederiz.
Örnek Cümle: Arkadaşım girdiği tüm sınavlarda başarılı olunca, herkes onun bahtının çok açık olduğunu söyledi.
Kısmet:
Anlamı: Allah tarafından her canlıya nasip edilen, payına düşen rızık, şans veya imkân demektir. “Nasip” kelimesiyle çok yakın anlamlıdır. Bazen bir işin veya bir evliliğin gerçekleşmesi için de “kısmetse olur” deriz.
Örnek Cümle: Çok istediği o okulda okumak sonunda ona kısmet oldu.
Kara talih:
Anlamı: Bu ifade, sürekli olarak yaşanan kötü şans, şanssızlık ve uğursuzluk durumlarını anlatmak için kullanılır. Kişinin peşini bırakmayan olumsuz olaylar silsilesi gibi düşünülebilir.
Örnek Cümle: Tam işleri yoluna koymuşken yine bir aksilik çıkınca, “Bu kara talih yakamı bir türlü bırakmıyor!” diye söylendi.
4. BİR PEYGAMBER TANIYORUM: HZ. MUSA (A.S.)
DÜŞÜNELİM-YORUMLAYALIM
Soru: Hz. Musa’nın (a.s.), bir mucize olarak asası ile Kızıldeniz’i ikiye ayırması hakkında neler biliyorsunuz?
Çözüm:
Bu olay, Kur’an-ı Kerim’de de anlatılan çok önemli ve ibretlik bir mucizedir. Gel bu olayı adım adım hatırlayalım.
Adım 1: Zulümden Kaçış
O dönemde Mısır’ı yöneten Firavun, İsrailoğullarına çok büyük eziyetler ve zulümler yapıyordu. Hz. Musa, Allah’ın emriyle ona inanan İsrailoğullarını bu zulümden kurtarmak için Mısır’dan gizlice çıkarma kararı aldı.
Adım 2: Çaresizlik Anı
Hz. Musa ve ona inananlar yola çıktılar. Ancak bir süre sonra Firavun ve ordusu peşlerine düştü. İsrailoğulları, önlerinde kocaman Kızıldeniz, arkalarında ise kendilerini yok etmek isteyen Firavun’un ordusuyla sıkışıp kaldılar. Büyük bir korku ve çaresizlik içindeydiler.
Adım 3: Allah’a Güven ve Mucizenin Gerçekleşmesi
İsrailoğulları “İşte yakalandık!” diye paniğe kapılmışken, Hz. Musa onlara “Hayır, korkmayın! Rabbim benimledir, bana bir çıkış yolu gösterecektir.” diyerek Allah’a olan güvenini gösterdi. İşte tam o anda Yüce Allah, Hz. Musa’ya “Asan ile denize vur!” diye vahyetti (bildirdi).
Adım 4: Deniz’in Yarılması ve Kurtuluş
Hz. Musa, emredileni yapıp asasını denize vurunca büyük bir mucize gerçekleşti. Deniz ortadan ikiye yarıldı ve her iki tarafı da kocaman dağlar gibi duran suların arasında İsrailoğulları için kupkuru bir yol açıldı. Onlar da bu yoldan yürüyerek karşı kıyıya güvenle geçtiler.
Adım 5: Zalimlerin Sonu
Firavun ve ordusu, bu mucizeyi görmelerine rağmen kibirlerinden vazgeçmeyip açılan yoldan İsrailoğullarını takip ettiler. Tam onlar denizin ortasındayken, Allah’ın emriyle sular tekrar birleşti ve Firavun ile ordusu boğularak helak oldu.
Sonuç:
Bu olay bize, en umutsuz ve en çaresiz anlarda bile Allah’a sığınmaktan ve O’na güvenmekten asla vazgeçmememiz gerektiğini öğretir. Allah, kendisine inanan ve güvenen kullarını asla yalnız bırakmaz ve onlara beklemedikleri yerlerden bir çıkış yolu gösterir. Ayrıca, zulmün ve zalimlerin sonunun her zaman hüsran olacağını da bizlere gösteren büyük bir derstir.