8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 118
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir ünite sonu değerlendirme sayfası göndermişsin! Bu sorular, öğrendiklerimizi pekiştirmek için çok güzel bir fırsat. Gel şimdi bu soruları birlikte, adım adım ve anlayarak çözelim. Ben sana bir öğretmen olarak her adımı tane tane anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
A) Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Dinimizi doğru bir şekilde öğrenebilmemiz için başvurmamız gereken temel kaynaklar hangileridir? Bilgi veriniz.
Sevgili öğrencim, dinimiz İslam’ı en doğru ve saf haliyle öğrenmek istiyorsak, başvurmamız gereken iki tane sapasağlam ve temel kaynağımız vardır. Bunlar bizim için birer rehber gibidir.
- Kur’an-ı Kerim: Yüce Allah’ın (c.c.) Cebrail (a.s.) aracılığıyla Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) gönderdiği, hiçbir değişikliğe uğramamış olan kutsal kitabımızdır. Dinimizin ana kaynağı odur. İçinde inanç, ibadet, ahlak kuralları ve öğütler bulunur.
- Sünnet: Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sözleri, davranışları ve sahabelerinin yaptığı güzel davranışları onaylamasıdır. Sünnet, Kur’an’ın en güzel açıklaması ve hayata uygulanmış halidir.
Kısacası, dinimizi öğrenirken önce Kur’an’a, sonra da onu en iyi anlayan ve yaşayan Peygamberimizin sünnetine bakmalıyız. Bu ikisi birbirini tamamlar.
2. Sünnet nedir? Açıklayınız.
Sünnet, en genel anlamıyla “yol, âdet, gidişat” demektir. Dinimizde ise Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Müslümanlara örnek olan bütün söz, fiil ve takrirlerine denir. Gel bunu biraz daha açalım:
- Söz (Kavli Sünnet): Peygamberimizin bir konu hakkında söylediği mübarek sözleridir. Bunlara “hadis” de deriz.
- Fiil (Fiilî Sünnet): Peygamberimizin yaptığı davranışlardır. Örneğin, onun nasıl namaz kıldığı, nasıl oruç tuttuğu gibi.
- Takrir (Takrirî Sünnet): Peygamberimizin, sahabelerinden birinin söylediği bir sözü veya yaptığı bir davranışı gördüğünde, onu yasaklamayıp sessiz kalarak veya gülümseyerek onaylamasıdır.
Yani sünnet, Peygamberimizin hayatının ta kendisidir ve bizim için en güzel örnektir.
3. Kur’an kıssalarının temel amacı nedir? Söyleyiniz.
Kur’an-ı Kerim’de geçmiş peygamberlerin ve milletlerin başından geçen olayların anlatıldığı hikayelere kıssa denir. Bu kıssaların anlatılmasının temel amacı, bizlerin bu olaylardan ders (ibret) almamızı sağlamaktır.
Amaç sadece geçmişte yaşanmış bir olayı anlatmak değildir. Asıl amaç;
- İyi insanların ve toplumların nasıl ödüllendirildiğini göstererek bizi iyiliğe teşvik etmek.
- Kötü insanların ve toplumların hatalarını ve sonlarının nasıl olduğunu göstererek bizi kötülükten sakındırmak.
- İnancın ve sabrın ne kadar önemli olduğunu göstermek.
- Bizlere yol göstermek ve ahlakımızı güzelleştirmektir.
4. Kur’an, İslam’ın Allah (c.c.) inancıyla ilgili ne gibi açıklamalar yapar? Belirtiniz.
Kur’an-ı Kerim, Allah (c.c.) inancını yani tevhit ilkesini çok net bir şekilde açıklar. Tevhit, Allah’ın bir ve tek olması demektir. Kur’an’a göre Allah (c.c.):
- Birdir, tektir, eşi ve benzeri yoktur. O, doğmamış ve doğurmamıştır. (İhlas suresi bunu en güzel şekilde anlatır.)
- Her şeyin yaratıcısıdır. Gördüğümüz ve görmediğimiz her şeyi O yaratmıştır.
- Her şeyi bilir, her şeyi işitir ve her şeyi görür. O’ndan hiçbir şey gizli kalmaz.
- Sonsuz güç ve kudret sahibidir.
- Çok merhametli ve çok bağışlayıcıdır.
Kısacası Kur’an, bize her şeyi yaratan, yöneten, eşsiz ve benzersiz bir Allah inancını öğretir.
5. Dinin anlaşılmasında sünnetin önemi nedir? Açıklayınız.
Sünnetin dinin anlaşılmasındaki önemi çok büyüktür, çünkü sünnet, Kur’an’ın bir açıklaması ve hayata geçirilmiş şeklidir. Şöyle düşünelim:
Adım 1: Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah bize “Namazı kılın.” diye emreder. Ancak namazın nasıl kılınacağı, günde kaç vakit olduğu, her vakitte kaç rekat olduğu gibi detaylar Kur’an’da açıkça yazmaz.
Adım 2: İşte bu noktada sünnet devreye girer. Peygamber Efendimiz, “Ben namazı nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılın.” diyerek ve bizzat kılarak bize namazı öğretmiştir.
İşte bu örnekteki gibi, sünnet olmasaydı Kur’an’daki birçok emri nasıl uygulayacağımızı tam olarak bilemezdik. Bu yüzden sünnet, dinimizi doğru anlamak ve yaşamak için vazgeçilmezdir.
6. Kur’an’ın açıklayıcı ve yol gösterici olması ne demektir? Anlatınız.
Kur’an’ın açıklayıcı olması, insan aklının tek başına bulamayacağı önemli konuları bize açıklaması demektir. Örneğin, Allah’ın varlığı, melekler, ahiret hayatı, cennet ve cehennem gibi konuları bize en doğru şekilde Kur’an açıklar.
Yol gösterici (hidayet rehberi) olması ise, Kur’an’ın insanlık için bir “hayat kılavuzu” olmasıdır. Tıpkı bir cihazın kullanım kılavuzunun o cihazı en verimli şekilde nasıl kullanacağımızı göstermesi gibi, Kur’an da bize bu dünyada ve ahirette nasıl mutlu ve huzurlu olacağımızın yolunu gösterir. Bize;
- Doğruyu yanlıştan,
- İyiyi kötüden,
- Hakkı batıldan ayırmayı öğretir.
Bu yüzden Kur’an, hayat yolculuğumuzda kaybolmamamız için en güvenilir rehberimizdir.
B) Aşağıdaki soruların doğru seçeneğini belirleyip işaretleyiniz.
1. “Peygamber Rabb’i tarafından kendisine indirilene iman etti. Müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız… dediler.” (Bakara suresi, 285. ayet.)
Yukarıdaki ayet, Kur’an’ın ana konularından hangisiyle ilişkilendirilebilir?
A) İnanç
B) İbadet
C) Kıssalar
D) Ahlak
Çözüm:
Adım 1: Ayeti dikkatlice okuyalım. Ayette “iman etti”, “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler” gibi ifadeler geçiyor.
Adım 2: İman etmek, “inanmak” demektir. Allah’a, meleklere, kitaplara ve peygamberlere inanmak ise İslam’ın “iman esasları” yani temel inanç konularıdır.
Adım 3: Şıklara baktığımızda A seçeneğindeki “İnanç” kelimesi, ayetin içeriğiyle tam olarak örtüşüyor. Diğer şıklar (ibadet, kıssa, ahlak) ayetin ana konusu değildir.
Sonuç: A) İnanç
2. I. “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât suresi 56. ayet.)
II. “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı…” (Bakara suresi, 183. ayet.)
III. “Rahman’ın (has) kulları onlardır ki yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) ‘Selam!’ derler (geçerler).” (Furkân suresi, 63. ayet.)
IV. “Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o kitabı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak ona kulluk et.” (Zümer suresi, 2. ayet.)
Yukarıdaki ayetlerden hangisi, konusu itibarıyla diğerlerinden farklıdır?
A) I
B) II
C) III
D) IV
Çözüm:
Adım 1: Her bir ayetin konusunu bulalım.
- I. Ayet: İnsanların ve cinlerin yaratılış amacının Allah’a kulluk (ibadet) etmek olduğunu söylüyor.
- II. Ayet: Oruç tutmaktan bahsediyor. Oruç bir ibadettir.
- III. Ayet: Yeryüzünde alçakgönüllülükle (tevazu) yürümekten, cahillere “selam” deyip geçmekten bahsediyor. Bunlar güzel ahlak özellikleridir.
- IV. Ayet: Dini Allah’a has kılarak O’na kulluk (ibadet) etmekten bahsediyor.
Adım 2: Ayetlerin konularını karşılaştıralım. I, II ve IV numaralı ayetler doğrudan veya dolaylı olarak “ibadet” konusuyla ilgilidir. Ancak III numaralı ayet, “güzel ahlak” ile ilgilidir.
Adım 3: Bu durumda, konusu diğerlerinden farklı olan ayet III numaralı ayettir.
Sonuç: C) III
3. Hz. Nuh’la (a.s.) ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A) Kur’an’da belirtildiğine göre Hz. Nuh (a.s.) uzun bir ömür yaşamıştır.
B) Kavmi, Hz. Nuh’un (a.s.) uyarılarına kulak vermemiştir.
C) Hz. Nuh’un (a.s.) kavmi yıldızlara tapan bir topluluktu.
D) Nuh Tufanı’ndan sadece iman edenler kurtulmuştur.
Çözüm:
Adım 1: Şıkları tek tek değerlendirelim.
- A) Bu bilgi doğrudur. Kur’an, Hz. Nuh’un kavmi içinde çok uzun süre (950 yıl) tebliğde bulunduğunu belirtir.
- B) Bu bilgi doğrudur. Kavminin büyük bir çoğunluğu onun davetini reddetmiş ve ona inanmamıştır.
- C) Bu bilgi yanlıştır. Hz. Nuh’un kavmi, kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyorlardı (putperest idiler). Yıldızlara tapan kavim, daha çok Hz. İbrahim’in (a.s.) kıssasında anlatılır.
- D) Bu bilgi doğrudur. Nuh Tufanı’nda, Hz. Nuh’un gemisine binen müminler dışındaki herkes boğularak helak olmuştur.
Adım 2: Soru bizden yanlış olan bilgiyi bulmamızı istiyor. C seçeneğindeki bilgi yanlıştır.
Sonuç: C) Hz. Nuh’un (a.s.) kavmi yıldızlara tapan bir topluluktu.
4. Furkan ismi Kur’an’ın hangi özelliğini ifade eder?
A) Allah (c.c.) tarafından gönderilen son ilahi kitap olduğunu
B) Tüm insanlara gönderilen evrensel bir kitap olduğunu
C) Arapça indirilmiş bir kitap olduğunu
D) Hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayıran bir kitap olduğunu
Çözüm:
Adım 1: “Furkan” kelimesinin anlamını hatırlayalım. Furkan, “ayırmak, fark etmek” kökünden gelir.
Adım 2: Bu kelime, bir şeyi diğerinden ayıran ölçü anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim için kullanıldığında, onun iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hak ile batılı birbirinden ayıran bir kitap olduğunu ifade eder.
Adım 3: Şıklara baktığımızda, D seçeneği “Furkan” isminin anlamını tam olarak açıklamaktadır. Diğer şıklar Kur’an’ın özellikleridir ama “Furkan” isminin anlamı değildir.
Sonuç: D) Hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayıran bir kitap olduğunu
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, konuları iyi öğrendiğimizde soruları çözmek ne kadar da kolaylaşıyor! Aklına takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim