8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 58
Merhaba sevgili öğrencilerim, bugün sizlerle kitabımızdaki etkinlikleri birlikte yapacağız. Bu sorular, dinimizin hayatımıza kattığı güzellikleri ve bize yol gösteren ilkeleri daha iyi anlamamıza yardımcı olacak. Haydi, dikkatlice okuyalım ve beraber düşünelim!
ETKİNLİK Sorusu:
Yukarıdaki, ayetlerden ve hadisten ahlaki ilkeler çıkarınız. Bu ilkelerin birey ve toplum hayatı açısından önemi hakkında arkadaşlarınızla konuşunuz.
Çözüm:
Bu etkinlikte bizden verilen üç güzel öğüdü (iki ayet ve bir hadis) inceleyip içlerindeki ahlaki ilkeleri bulmamız ve bunların neden önemli olduğunu düşünmemiz isteniyor. Hadi adım adım ilerleyelim.
Adım 1: Ahlaki İlkeleri Bulalım
Önce her bir sözün bize ne anlatmak istediğine bakalım ve ana fikirlerini, yani ahlaki ilkeleri çıkaralım.
-
“Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar ancak en güzel şekilde yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir.” (İsrâ suresi, 34. ayet)
Bu ayetten çıkardığımız ilkeler şunlar:
- Emanete sahip çıkmak: Özellikle anne-babası olmayan, korunmaya muhtaç yetimlerin haklarını ve mallarını korumalıyız. Bu, çok büyük bir sorumluluktur.
- Sözünde durmak: Birine bir söz verdiysek, o sözü mutlaka yerine getirmeliyiz. Güvenilir bir insan olmanın ilk adımı budur.
-
“Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay hâline!” (Hümeze suresi, 1. ayet)
Bu ayetten çıkardığımız ilke:
- Gıybet ve alaydan kaçınmak: İnsanların arkasından konuşmamalı (dedikodu yapmamalı) ve onlarla yüz yüzeyken dalga geçmemeliyiz. Bu davranışlar insanları çok üzer ve aramızdaki sevgi bağını zedeler.
-
“Birbirinize buğz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları, kardeş olun…” (Buhârî, Edeb, 57.)
Peygamber Efendimizin bu güzel sözünden çıkardığımız ilkeler:
- Kardeşlik ve sevgi: Birbirimize karşı kin, nefret, kıskançlık gibi kötü duygular beslememeliyiz. Birbirimize küsüp sırtımızı dönmek yerine, kardeşçe yaşamalıyız.
- Barış ve hoşgörü: Arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle üç günden fazla dargın kalmamalıyız. Sorunlarımızı konuşarak çözmeli ve barışı sağlamalıyız.
Adım 2: Bu İlkelerin Önemini Düşünelim
Peki, bu ilkeler bizim için ve toplumumuz için neden bu kadar önemli?
Düşünsenize, herkesin sözünde durduğu, kimsenin kimsenin arkasından konuşmadığı, kimsenin kimseyi kıskanmadığı bir dünya ne kadar güzel olurdu değil mi? İşte bu ilkeler böyle bir dünyayı kurmamıza yardım eder.
- Güvenli bir toplum oluşturur: Emanete sahip çıkmak ve sözünde durmak, insanlar arasındaki güveni artırır. Güvenin olduğu yerde huzur olur.
- Dostlukları güçlendirir: Dedikodudan ve alay etmekten kaçınmak, arkadaşlarımızın kalbini kırmamızı engeller. Bu da dostluklarımızı daha sağlam ve kalıcı yapar.
- Birlik ve beraberliği sağlar: Birbirimize sevgiyle yaklaşıp kardeş olduğumuzda, zor zamanlarda birbirimize destek oluruz. Bu da bizi bir toplum olarak daha güçlü kılar. Kavgalar ve küslükler azalır, yerini sevgi ve saygı alır.
DÜŞÜNELİM-SÖYLEYELİM Sorusu:
Yukarıdaki ayet, İslam dininin insan hayatına verdiği değer konusunda size neler düşündürmektedir?
Çözüm:
Bu soruda bize bir ayet veriliyor ve bu ayetin, dinimizin insan hayatına ne kadar önem verdiğini nasıl gösterdiğini yorumlamamız isteniyor. Gelin bu ayeti birlikte inceleyelim.
Adım 1: Ayeti Anlayalım
Ayet şöyle diyor: “Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisâ suresi, 93. ayet)
Burada anahtar kelime “kasten öldürmek“. Yani bir insanın canına bilerek ve isteyerek son vermek. Ayet, bu çok kötü fiili yapan kişiyi bekleyen sonuçları sıralıyor:
- Sonsuza dek cehennemde kalmak.
- Allah’ın gazabına (öfkesine) uğramak.
- Allah’ın lanetini (rahmetinden uzak kalmayı) hak etmek.
- Çok büyük bir azapla cezalandırılmak.
Gördüğünüz gibi, sonuçları gerçekten çok ağır ve korkutucu.
Adım 2: Ayetin Anlamını Yorumlayalım
Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu, ona zarar verildiğinde ortaya çıkan sonuçtan anlayabiliriz. Örneğin, sıradan bir kalemi kırdığınızda çok üzülmezsiniz ama çok sevdiğiniz, size hediye edilmiş özel bir eşya kırıldığında çok üzülürsünüz ve bunun bir karşılığı olur.
İşte bu ayet de bize insan hayatının ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Bir insanı kasten öldürmenin cezasının bu kadar ağır olması, İslam dininde insan hayatının kutsal ve dokunulmaz olduğunu anlatır.
Bu ayet bana şunları düşündürüyor:
- Yaşama Hakkı En Temel Haktır: İslam’a göre en temel ve en önemli hak, yaşama hakkıdır. Hiç kimsenin bir başkasının bu hakkını elinden almaya yetkisi yoktur.
- İnsan Değerlidir: Her insan, Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır. Bir insanın canına kıymak, sadece o kişiye değil, aslında Allah’ın eserine ve bütün insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçtur.
- Cezanın Ağırlığı, Suçun Büyüklüğünü Gösterir: Bir suçun cezası ne kadar büyükse, o suç da o kadar büyüktür. Bu ayette belirtilen ağır cezalar, adam öldürmenin Allah katında ne kadar büyük bir günah olduğunu bize net bir şekilde göstermektedir.
Kısacası, bu ayet bize dinimizin insan hayatını her şeyin üstünde tuttuğunu ve onu korumak için çok kesin kurallar koyduğunu öğretiyor.