4. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 15
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 4. Sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin görseldeki soruları senin için analiz ettim ve şimdi adım adım, kolayca anlayacağın bir şekilde çözeceğiz. Haydi başlayalım!
Alıştırma 5: Listen and circle the correct answer. (Dinle ve doğru cevabı daire içine al.)
Bu alıştırmada normalde bir ses kaydı dinlememiz gerekiyor. Ama merak etme, ses kaydı olmadan da cümlelerin anlamlarına bakarak en mantıklı cevapları birlikte bulabiliriz!
1. A: May I leave the classroom, please? (Sınıftan çıkabilir miyim, lütfen?)
B: Yes, you can. / Sorry, not right now.
Adım 1: Bu soruda bir öğrenci öğretmenden sınıftan çıkmak için izin istiyor. Çok kibar bir şekilde “please” (lütfen) demiş.
Adım 2: Cevap olarak ya “Yes, you can.” (Evet, çıkabilirsin.) diyerek izin verilir ya da “Sorry, not right now.” (Üzgünüm, şimdi olmaz.) diyerek izin verilmez. Genellikle bu tür kibar isteklere olumlu cevap verilir. Bu yüzden olumlu olanı seçelim.Sonuç: Yes, you can.
2. A: Can I turn on the smart board? (Akıllı tahtayı açabilir miyim?)
B: Sorry, not right now. / Yes, you can.
Adım 1: Burada akıllı tahtayı açmak için izin isteniyor.
Adım 2: Belki de öğretmen o an dersin farklı bir bölümündedir ve akıllı tahtanın açılmasını istemiyordur. Bu duruma uygun cevap “Üzgünüm, şimdi olmaz.” anlamına gelen seçenektir.Sonuç: Sorry, not right now.
3. A: Can I go out? (Dışarı çıkabilir miyim?)
B: Of course. / Sure.
Adım 1: Bu soruda dışarı çıkmak için izin isteniyor.
Adım 2: Cevap seçeneklerine bakalım: “Of course” ve “Sure”. İkisi de “Elbette” veya “Tabii ki” anlamına gelir ve ikisi de doğrudur! Bu bir dinleme etkinliği olduğu için ses kaydında sadece bir tanesi söylenirdi. Biz ikisinin de aynı anlama geldiğini bilelim ve birini seçelim.Sonuç: Of course. (Sure. cevabı da aynı derecede doğrudur.)
4. A: May I join you? (Size katılabilir miyim?)
B: Sorry, not right now. / Yes, you can.
Adım 1: Birisi bir gruba veya oyuna katılmak için izin istiyor.
Adım 2: Genellikle birisi katılmak istediğinde onu oyuna veya gruba dahil ederiz. Bu yüzden olumlu cevap olan “Evet, katılabilirsin.” daha uygun olacaktır.Sonuç: Yes, you can.
5. A: Can I close the window? (Pencereyi kapatabilir miyim?)
B: Sure. / Yes, you can.
Adım 1: Burada da pencereyi kapatmak için izin isteniyor.
Adım 2: Tıpkı 3. sorudaki gibi, “Sure” (Elbette) ve “Yes, you can” (Evet, kapatabilirsin) cevaplarının ikisi de bu soruya verilebilecek olumlu ve doğru yanıtlardır. Birini seçmemiz yeterli.Sonuç: Sure. (Yes, you can. cevabı da aynı derecede doğrudur.)
Alıştırma 6: Listen and complete the dialogues with the words in the box. (Dinle ve kutudaki kelimelerle diyalogları tamamla.)
Şimdi de kutudaki kelimeleri kullanarak konuşma balonlarındaki boşlukları dolduracağız. Yine ses kaydı olmadan, konuşmanın gidişatına göre en uygun kelimeleri yerleştireceğiz.
Kutudaki kelimelerimiz: say, here, turn on, please, may, give, sure
1. Diyalog
Zeynep : Open the window, ……………….. .
Jane : Sorry, not right now. It’s cold outside.
Zeynep : Okay.
Adım 1: Zeynep, Jane’den pencereyi açmasını istiyor. Birinden bir şey istediğimizde cümlemizin sonuna kibar olmak için ne ekleriz? Tabii ki “lütfen”!
Adım 2: Kutudaki kelimelerden “lütfen” anlamına gelen please kelimesini boşluğa yerleştiriyoruz.Sonuç: Zeynep: Open the window, please.
2. Diyalog
Adam : ……………….. me your eraser, please.
Tom : Of course. ……………….. you are.
Adam : Thank you.
Tom : You’re welcome.
Adım 1: Adam, Tom’dan silgisini istiyor. “Bana silgini ver, lütfen” demek istiyor. “Vermek” anlamına gelen kelimemiz give. İlk boşluğa bu kelime gelecek.
Adım 2: Tom “Elbette” diyor ve silgiyi uzatırken bir şey söylüyor. İngilizcede birine bir şey verirken “Buyur” anlamında Here you are. deriz. O zaman ikinci boşluğa here kelimesi gelmeli.Sonuç:
Adam: Give me your eraser, please.
Tom: Of course. Here you are.
3. Diyalog
Angel : May I ……………….. the lights?
Mehmet : Excuse me? ……………….. that again, please.
Angel : ……………….. I turn on the lights?
Mehmet : ……………….. .
Adım 1: Angel, ışıklarla ilgili bir izin istiyor. “Işıkları açabilir miyim?” diye soruyor. “Açmak” (elektrikli bir aleti) anlamına gelen ifademiz turn on. İlk boşluğa bu gelecek.
Adım 2: Mehmet, Angel’ı duyamamış ve “Affedersiniz? … tekrar, lütfen.” diyor. Tekrar etmesini istediği için “söylemek” anlamına gelen say kelimesini kullanırız. “Say that again, please.” (Onu tekrar söyle, lütfen.)
Adım 3: Angel sorusunu tekrarlıyor: “… ışıkları açabilir miyim?”. İzin isterken kullandığı yardımcı fiil neydi? Cümlenin en başında “May I” demişti. O zaman bu boşluğa May gelmeli.
Adım 4: Mehmet şimdi anladı ve olumlu bir cevap verecek. Kutudaki kelimelerden “elbette” anlamına gelen sure kelimesi son boşluk için harika bir cevap olur.Sonuç:
Angel: May I turn on the lights?
Mehmet: Excuse me? Say that again, please.
Angel: May I turn on the lights?
Mehmet: Sure.
Umarım açıklamalarım işine yaramıştır. Harika iş çıkardın! Başka sorun olursa çekinme, yine sorabilirsin.