8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Anka Yayınları Sayfa 77
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir üniteye başlangıç yapıyoruz: “Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Örnekliği”. Peygamber Efendimizin o güzel ahlakını daha yakından tanıyacağız. Şimdi, bu üniteye hazırlanmak için verilen çalışmaları gel birlikte adım adım yapalım. Karşındaki bir öğretmen olarak sana bu konularda yardımcı olacağım.
1. Soru: Üsve-i hasene, istişare ve sıdk kavramlarının anlamlarını Dinî Terimler Sözlüğü veya Genel Ağ’dan araştırıp öğreniniz.
Harika bir başlangıç sorusu! Bu kavramlar, Peygamberimizin hayatını anlamamız için anahtar kelimeler gibidir. Haydi, anlamlarına bakalım:
- Üsve-i Hasene: Bu ifade, “en güzel örnek” anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) için kullanılır. Yani, bizler için hayattaki en güzel rol model, en güzel örnek odur. Onun davranışları, sözleri, ahlakı bizim için bir rehberdir. Tıpkı bir oyunda en yüksek skoru yapan kişiyi örnek alıp onun gibi oynamaya çalışmak gibi, biz de hayatta en doğru ve güzel olanı yapmak için Peygamberimizi örnek alırız.
- İstişare: Bu kelime, “danışmak, fikir alışverişinde bulunmak” demektir. Bir konuda karar vermeden önce o konu hakkında bilgisi olan veya güvendiğimiz insanlara danışarak onların da fikrini almaktır. Peygamberimiz, çok önemli konularda bile arkadaşlarına (sahabelerine) danışır, onların fikirlerine değer verirdi. Unutma, “akıl akıldan üstündür” derler. İstişare yapmak, en doğru kararı vermemize yardımcı olur.
- Sıdk: Bu kavram ise “doğruluk, dürüstlük, sadakat” demektir. Sadece yalan söylememek değil, aynı zamanda verdiğimiz sözde durmak, emanete ihanet etmemek, işimizi doğru yapmak gibi bütün dürüst davranışları kapsar. Peygamberimiz, peygamber olmadan önce bile doğruluğu ve güvenilirliği ile tanınırdı. Hatta ona “Muhammedü’l-Emîn” yani “Güvenilir Muhammed” derlerdi. Sıdk, bir insanın sahip olabileceği en değerli özelliklerden biridir.
2. Soru: Kur’an-ı Kerim mealinden, Kalem suresinin 4. ayeti ile Ahzâb suresinin 21. ayetinin anlamını bulup defterinize yazınız.
Elbette, bu iki ayet Peygamberimizin örnekliğini anlatan çok önemli ayetlerdir. Gel birlikte anlamlarına bakalım:
-
Kalem Suresi, 4. Ayet:
“Ve sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.”
Bu ayette Yüce Allah, doğrudan Peygamber Efendimize seslenerek onun ne kadar muhteşem bir ahlaka sahip olduğunu bildiriyor. Bu, onun örnekliğinin en büyük kanıtlarından biridir.
-
Ahzâb Suresi, 21. Ayet:
“Andolsun, Allah’ın Resûlü’nde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek (üsve-i hasene) vardır.”
Bak, bu ayette ilk soruda öğrendiğimiz “üsve-i hasene” kavramı geçiyor! Allah, bu ayette Peygamberimizin bizler için “en güzel örnek” olduğunu açıkça belirtiyor.
3. Soru: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) merhametli olmayı emreden iki hadisini öğrenerek defterinize yazınız.
Peygamberimiz bir merhamet peygamberiydi. Sadece insanlara değil, hayvanlara ve bitkilere bile şefkatle yaklaşırdı. İşte onun merhametle ilgili o güzel sözlerinden (hadislerinden) ikisi:
Adım 1: Birinci Hadis
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”
Açıklaması: Bu hadis bize çok net bir mesaj veriyor. Eğer biz başkalarına karşı acımasız ve sevgisiz olursak, ne başkalarından ne de Allah’tan merhamet bekleyemeyiz. Sevgi ve merhamet, karşılıklı bir duygudur.
Adım 2: İkinci Hadis
“Yeryüzündekilere merhamet edin ki gökyüzündekiler (Allah ve melekler) de size merhamet etsin.”
Açıklaması: Bu sözüyle de Peygamberimiz, din, dil, ırk ayrımı yapmadan yeryüzündeki bütün canlılara şefkat göstermemizi öğütlüyor. Bizim bu güzel davranışımız sayesinde Yüce Allah’ın da bize merhametiyle karşılık vereceğini müjdeliyor.
4. Soru: Peygamberimizin (s.a.v.), insanlara verdiği değeri gösteren örnek davranışları nelerdir? Araştırınız.
Peygamberimiz insanlara o kadar çok değer verirdi ki, onun bu davranışları herkesi kendine hayran bırakırdı. İşte birkaç örnek:
- Karşılaştığı herkese, hatta çocuklara bile ilk önce o selam verirdi.
- Biriyle konuşurken tüm vücuduyla ona döner, gözlerinin içine bakarak dinlerdi. Bu, “sen benim için değerlisin” demenin en güzel yoludur.
- Hasta olan arkadaşlarını mutlaka ziyaret eder, onlara moral verirdi.
- Topluluk içinde otururken ayaklarını asla başkalarına doğru uzatmaz, kimseyi rahatsız etmemeye özen gösterirdi.
- Zengin-fakir, efendi-köle ayrımı yapmadan herkesi yemeğe davet eder, sofrasına oturturdu.
- Çocukları çok sever, onlarla şakalaşır, oyunlar oynardı.
5. Soru: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) danışmaya verdiği önemle ilgili bir araştırma yapınız.
Harika bir soru! Bu soru, ilk sorudaki “istişare” kavramıyla doğrudan ilgili.
Peygamberimiz, Allah’tan vahiy almasına rağmen, özellikle toplumu ilgilendiren konularda mutlaka arkadaşlarına danışırdı. O, bir liderin tek başına karar vermesinin doğru olmadığını en güzel şekilde göstermiştir.
En güzel örnek: Hendek Savaşı’ndan önce düşman ordusu Medine’ye doğru yola çıkmıştı. Peygamberimiz hemen arkadaşlarını topladı ve “Ne yapalım? Şehirde kalıp mı savaşalım, yoksa dışarı çıkıp mı karşılayalım?” diye sordu. O sırada Selmân-ı Fârisî adında bir arkadaşı, kendi ülkesi olan İran’da kullanılan bir savaş taktiğini önerdi: “Ey Allah’ın Resûlü, biz şehrin etrafına bir hendek kazar, kendimizi öyle savunurduk.”
Bu fikir herkesin çok hoşuna gitti. Peygamberimiz bu fikri hemen kabul etti ve bütün Müslümanlar birlikte çalışarak Medine’nin etrafına büyük bir hendek kazdılar. İşte bu istişare sayesinde, çok daha güçlü olan düşman ordusuna karşı büyük bir zafer kazanıldı.
Bu olay, Peygamberimizin farklı fikirlere ne kadar açık olduğunu ve danışmaya ne kadar önem verdiğini bize çok net bir şekilde gösteriyor.
Umarım bu açıklamalar üniteye hazırlanmanda sana yardımcı olur. Başarılar dilerim