5. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Work Book 2. Kitap Sayfa 61
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 5. Sınıf İngilizce Öğretmeninim. Bu alıştırmaları birlikte çözmek ve İngilizce’mizi daha da geliştirmek için buradayım. Gönderdiğin görseldeki soruları senin için adım adım, tane tane çözeceğim. Hazırsan, haydi başlayalım!
13. Alıştırma: Fill in the blanks with correct quantifiers (Boşlukları doğru miktar belirteçleri ile doldur)
Bu alıştırmada, kutucukta verilen kelimeleri cümlelerdeki boşluklara anlamlı olacak şekilde yerleştireceğiz. Bu kelimeler, bir şeyin miktarını (az mı, çok mu, yeterli mi) belirtmemize yarar. Hadi cümlelere bakalım!
1. There are many endangered animals in the rainforest.
Çözüm:
- Adım 1: Cümlemiz “Yağmur ormanlarında … nesli tükenmekte olan hayvan var.” diyor. Hayvanlar (animals) sayılabilen bir isimdir.
- Adım 2: “Çok sayıda” anlamına gelen ve sayılabilen isimlerle kullanılan kelimeyi bulmalıyız. Kutudaki kelimelerden ‘many’ bu anlama gelir. “a lot of” da olabilirdi ama genellikle ‘many’ daha çok tercih edilir bu tür cümlelerde.
Sonuç: Doğru cevap many.
2. We need enough clean water to survive.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “Hayatta kalmak için … temiz suya ihtiyacımız var.” diyor.
- Adım 2: Burada ihtiyacımız olan suyun miktarının “yeterli” olması gerektiğini anlıyoruz. “Yeterli” anlamına gelen kelime ise ‘enough’ kelimesidir.
Sonuç: Doğru cevap enough.
3. A lot of of the islands have been affected by climate change.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “… adalar iklim değişikliğinden etkilendi.” diyor.
- Adım 2: Adaların “birçoğunun” etkilendiğini söylemek istiyoruz. “Bir sürü, birçoğu” anlamına gelen ‘a lot of’ ifadesi buraya tam uyuyor.
Sonuç: Doğru cevap a lot of.
4. There is too much pollution in the city centre.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “Şehir merkezinde … kirlilik var.” diyor. Kirlilik (pollution) sayılamayan bir isimdir.
- Adım 2: Kirliliğin olumsuz bir şey olduğunu ve “aşırı fazla” olduğunu belirtmek istiyoruz. Sayılamayan isimlerle kullanılan ve “aşırı fazla” anlamına gelen ifade ‘too much’dır.
Sonuç: Doğru cevap too much.
5. There are only a few pandas left in the wild.
Çözüm:
- Adım 1: Cümlede “Vahşi doğada sadece … panda kaldı.” deniyor. Pandalar sayılabilir.
- Adım 2: Cümledeki ‘only’ (sadece) kelimesi bize sayının az olduğunu anlatıyor. Sayılabilen isimlerle kullanılan ve “birkaç tane, az sayıda” anlamına gelen ifade ‘a few’dur.
Sonuç: Doğru cevap a few.
6. They didn’t find any groundwater in that area.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “O bölgede … yeraltı suyu bulamadılar.” diyor. Cümlenin olumsuz olduğuna dikkat et! (‘didn’t’ var).
- Adım 2: Olumsuz cümlelerde “hiç” anlamında kullandığımız kelime ‘any’ kelimesidir.
Sonuç: Doğru cevap any.
7. Few people are aware of the energy crisis.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “… insan enerji krizinin farkında.” diyor.
- Adım 2: Burada “çok az insanın” farkında olduğunu, yani durumun pek de iyi olmadığını anlatmak istiyoruz. Bu tür “yetersiz sayıda, çok az” anlamını veren kelime ‘few’ kelimesidir. (‘a few’ biraz daha olumlu bir anlam taşır, ‘birkaç tane var’ gibi).
Sonuç: Doğru cevap few.
8. We have some recycling bins in our school.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “Okulumuzda … geri dönüşüm kutusu var.” diyor.
- Adım 2: “Birkaç tane” veya “bir miktar” geri dönüşüm kutusu olduğunu söylemek için en uygun kelime ‘some’ kelimesidir. Olumlu bir cümledir.
Sonuç: Doğru cevap some.
9. Both of the coral reefs have been damaged.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “… mercan resifi hasar gördü.” diyor.
- Adım 2: Burada muhtemelen bahsedilen iki mercan resifi var ve “her ikisinin de” hasar gördüğü anlatılıyor. “Her ikisi de” anlamına gelen kelime ‘both’dur.
Sonuç: Doğru cevap both.
10. There was a little sand after the storm.
Çözüm:
- Adım 1: Cümle “Fırtınadan sonra … kum vardı.” diyor. Kum (sand) sayılamayan bir isimdir.
- Adım 2: Sayılamayan isimlerle “biraz, az miktarda” demek için ‘a little’ kullanırız. (Eğer sadece ‘little’ deseydik ‘çok az, neredeyse hiç yok’ gibi olumsuz bir anlam verirdi).
Sonuç: Doğru cevap a little. (Not: Kutucukta ‘a little’ yok, sadece ‘little’ var. Eğer sadece kutudakileri kullanacaksak ‘little’ da kabul edilebilir ama ‘some’ daha genel bir kullanım olabilir. Ancak ‘a little’ anlam olarak daha iyi oturuyor, muhtemelen bir yazım hatası olmuş. Biz yine de kutudakilerden en uygunu olan little‘ı seçelim).
14. Alıştırma: Choose the correct option (Doğru seçeneği seç)
Burada some, any, no kelimelerinin kullanımını hatırlayalım. Çok basit bir kuralımız var:
- Some: Olumlu cümlelerde (“biraz”, “birkaç”) anlamında kullanılır.
- Any: Olumsuz cümlelerde ve soru cümlelerinde (“hiç”) anlamında kullanılır.
- No: “Hiç yok” anlamını verir ama kendisinden sonra gelen fiil olumlu olmalıdır. (There is no water = There isn’t any water)
1. We don’t have any information about groundwater.
Çözüm: Cümlede “don’t” olduğu için bu bir olumsuz cümledir. Olumsuz cümlelerde any kullanırız.
2. I saw some whales in the ocean.
Çözüm: Bu cümle olumlu bir cümledir. Bu yüzden some kullanmalıyız.
3. There is no pollution in the river.
Çözüm: Cümlenin anlamı “Nehirde hiç kirlilik yok.” Fiilimiz “is” olumlu olduğu için “hiç yok” anlamını no ile veririz.
4. Are there any recycling bins at your school?
Çözüm: Cümlenin sonunda soru işareti var, bu bir soru cümlesi. Soru cümlelerinde any kullanırız.
5. There is some rubbish on the beach.
Çözüm: Bu cümle “Sahilde biraz çöp var.” diyor. Olumlu bir cümle olduğu için some seçeneği doğrudur.
6. They didn’t see any sea turtles during the trip.
Çözüm: Cümlede “didn’t” var, yani bu bir olumsuz cümledir. Bu yüzden any kullanmalıyız.
7. There are no chimpanzees in that forest.
Çözüm: “O ormanda hiç şempanze yok.” demek istiyoruz. Fiilimiz “are” olumlu olduğu için “hiç yok” anlamını no ile sağlıyoruz.
8. I haven’t read any books about global warming.
Çözüm: Cümlede “haven’t” olduğu için bu bir olumsuz cümledir. Olumsuz cümlelerde any kullanırız.
15. Alıştırma: Complete the text with the correct word (Metni doğru kelime ile tamamla)
Bu metinde boşlukları too, enough, so, all, or both kelimelerinden uygun olanlarla dolduracağız. Anlamlarını hatırlayalım:
- too: aşırı, fazla (genellikle olumsuz bir anlamda)
- enough: yeterli, yeterince
- so: o kadar, çok (genellikle bir sonuç belirtir: so … that …)
- all: hepsi, tümü
- both: her ikisi de
The beach was (1)so dirty after the storm that we couldn’t walk on it. People had thrown (2)so much rubbish, and it was everywhere. The dolphins couldn’t swim near the coast because the water wasn’t clean (3)enough. It was (4)so sad to see nature in danger. Luckily, some volunteers came to help. (5)Both the children and adults worked together. They were tired, but they were happy to protect the environment. After hours of cleaning, the beach looked better. They promised to take care of nature and never throw rubbish again.
Çözüm:
- 1. Boşluk: Cümlede “o kadar kirliydi ki üzerinde yürüyemedik” diyor. “…ki” anlamını veren “that” kelimesi bize ipucu veriyor. Bu yapıda so kullanırız. (so dirty that…)
- 2. Boşluk: “İnsanlar … çok çöp atmıştı.” Burada çöpün miktarının çokluğunu vurgulamak için so much rubbish (o kadar çok çöp ki) ifadesi en uygunudur.
- 3. Boşluk: “Su … temiz değildi.” Cümlenin anlamı “yeterince temiz değildi” olmalı. “Yeterince” anlamını enough kelimesi verir.
- 4. Boşluk: “Doğayı tehlikede görmek … üzücüydü.” “Çok üzücüydü” demek için so sad en doğal ifadedir.
- 5. Boşluk: Cümlede iki gruptan bahsediyor: çocuklar (children) ve yetişkinler (adults). “Hem çocuklar hem de yetişkinler” yani “her ikisi de” demek için both kullanırız.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Unutma, İngilizce pratik yaparak öğrenilir. Harika iş çıkardın! Başka sorun olursa çekinme, yine sorabilirsin.