8. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Çalışma Kitabı Sayfa 42
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencim, ben 8. sınıf İngilizce öğretmeninim. Gönderdiğin bu “Test Yourself” sayfasındaki soruları senin için adım adım, tane tane çözeceğim. Takıldığın bir yer olursa diye her adımı detaylıca açıklayacağım. Hadi başlayalım!
1. Fill in the blanks. (Boşlukları doldur.)
Bu soruda bize kutu içinde bazı kelimeler verilmiş: hang on (bekle), put me through (beni bağla), available (müsait), line (hat), pick up (telefonu açmak/cevaplamak). Bu kelimeleri cümlelerdeki boşluklara uygun şekilde yerleştireceğiz.
1. I can’t hear you well. It’s a bad ………………. .
Çözüm: line
Adım 1: Cümle “Seni iyi duyamıyorum.” diye başlıyor. Telefonda birini iyi duyamıyorsak bunun sebebi genellikle ne olur? Tabii ki hattın kötü olması!
Adım 2: Kutu içindeki kelimelerden “hat” anlamına gelen kelime line‘dır. Bu yüzden doğru cevap “line” olmalı. Cümlenin tamamı: “Seni iyi duyamıyorum. Kötü bir hat.”
2. Mr. Ryce isn’t ………………. now. Would you like to leave a message?
Çözüm: available
Adım 1: Cümlenin ikinci kısmında “Mesaj bırakmak ister misiniz?” diye soruluyor. Bu soru genellikle aradığımız kişi bizimle konuşamayacak durumdaysa sorulur.
Adım 2: Aradığımız kişinin o an konuşmaya uygun olmadığını anlatan kelime ise available, yani “müsait” kelimesidir. Cümlenin tamamı: “Bay Ryce şu anda müsait değil. Mesaj bırakmak ister misiniz?”
3. The phone is ringing. I will ………………. the phone.
Çözüm: pick up
Adım 1: Cümle “Telefon çalıyor.” diyor. Telefon çaldığında yapacağımız eylem nedir? Telefonu açmak, yani cevaplamaktır.
Adım 2: Verilen kelimelerden “telefonu açmak” anlamına gelen ifade pick up‘tır. Cümlenin tamamı: “Telefon çalıyor. Telefonu açacağım.”
4. ………………. a second, please.
Çözüm: Hang on
Adım 1: Cümlede “bir saniye, lütfen” deniyor. Karşımızdakinden bir saniye beklemesini istiyoruz.
Adım 2: “Beklemek” anlamına gelen ifademiz hang on‘dur. Bu bir kalıptır ve genellikle telefonda kullanılır. Cümlenin tamamı: “Bekle bir saniye, lütfen.”
5. Could you ………………. to the manager?
Çözüm: put me through
Adım 1: Cümlede kibarca bir istek var: “Beni müdüre … misiniz?”. Birini aradığımızda, başka birine bağlanmak istediğimizi söyleriz.
Adım 2: “Beni bağlamak” anlamına gelen ifademiz put me through‘dur. Cümlenin tamamı: “Beni müdüre bağlayabilir misiniz?”
2. Complete the dialogues. (Diyalogları tamamla.)
Burada da yine verilen ifadeleri kullanarak iki farklı telefon konuşmasındaki boşlukları dolduracağız. Hadi diyalogları anlamlı hale getirelim.
Diyalog 1: Steve ve Hugh
- (1) Çözüm: Could I speak to
- (2) Çözüm: available
- (3) Çözüm: like to leave a message
- (4) Çözüm: get back to me
- (5) Çözüm: Can I take
- (6) Çözüm: Could you repeat
Adım 1: Hugh, telefonu açan Steve’e “Lütfen, Bay Hill ile …?” diyor. Birisiyle görüşmek istediğimizi söylerken “Could I speak to…?” (… ile konuşabilir miyim?) kalıbını kullanırız. Bu yüzden (1) numaralı boşluğa bu ifade gelir.
Adım 2: Steve, Bay Hill’in orada olmadığını söylüyor ve mesaj bırakmak isteyip istemediğini soruyor. Demek ki Bay Hill (2) available (müsait) değil. Tıpkı ilk alıştırmadaki gibi.
Adım 3: Steve’in “Would you…?” ile başlayan sorusu, bir teklif cümlesidir. Mesaj bırakma teklifi için en uygun kalıp (3) like to leave a message (mesaj bırakmak ister misiniz?) ifadesidir.
Adım 4: Hugh mesaj bırakmayı kabul ediyor ve Steve’den Bay Hill’e bir şey iletmesini istiyor: “Could you ask him to …?” (Ondan … yapmasını isteyebilir misin?). Hugh, Bay Hill’in kendisini geri aramasını isteyecektir. “Beni geri aramak” anlamına gelen ifade (4) get back to me‘dir.
Adım 5: Steve, mesajı alabilmek için Hugh’un ismini ve numarasını istemeli. Bunun için (5) “Can I take…?” (… alabilir miyim?) kalıbını kullanır. “İsminizi ve numaranızı alabilir miyim?”
Adım 6: Hugh numarasını söylüyor. Steve ise emin olmak için tekrar soruyor. Numarayı tekrar etmesini istemek için (6) “Could you repeat…?” (Tekrar edebilir misiniz?) kalıbı kullanılır.
Diyalog 2: Andy ve Beth
- (7) Çözüm: Could I speak to
- (8) Çözüm: May I ask
- (9) Çözüm: Pardon
- (10) Çözüm: Hold on
Adım 1: Beth, Mary ile konuşmak istiyor. Tıpkı ilk diyalogdaki gibi, kibarca birisiyle konuşmak istediğini belirtmek için (7) “Could I speak to…?” kalıbını kullanır.
Adım 2: Andy, kimin aradığını soruyor. Bunu sormanın kibar yolu (8) “May I ask who is calling?” (Kimin aradığını sorabilir miyim?) demektir.
Adım 3: Beth, soruyu tam duymamış veya anlamamış olacak ki “… me?” diyor. Bu durumda “Affedersiniz?” anlamında (9) Pardon kelimesini kullanırız.
Adım 4: Andy, arayanın Beth Gordon olduğunu öğrendikten sonra ondan beklemesini istiyor. “Bir dakika bekleyin lütfen” demek için (10) Hold on ifadesini kullanırız. Tıpkı “Hang on” gibi.
3. Put the statements in the correct order. (Cümleleri doğru sıraya koy.)
Bu alıştırmada karışık olarak verilmiş cümleleri, anlamlı bir telefon konuşması oluşturacak şekilde sıraya koymalıyız. Bir telefon konuşması nasıl başlar, nasıl gelişir ve nasıl biter, bunu düşünelim.
Çözüm: Doğru sıralama şöyledir:
- Hello. Mr. Dane’s office.
- Hello, could I speak to Mr. Shaw?
- I’m afraid he isn’t available at the moment.
- Could you tell him to contact with Mrs. Harrison?
- OK. I will inform him about your call.
Adım 1: Bir telefon konuşması her zaman bir selamlama ile başlar. Telefonu açan kişi (sekreter) kendini veya çalıştığı yeri tanıtır. Bu yüzden ilk cümle “Hello. Mr. Dane’s office.” (Merhaba. Bay Dane’in ofisi.) olmalıdır.
Adım 2: Arayan kişi de selam verdikten sonra kiminle görüşmek istediğini söyler. Bu yüzden ikinci cümle “Hello, could I speak to Mr. Shaw?” (Merhaba, Bay Shaw ile konuşabilir miyim?) olur.
Adım 3: Sekreter, aranan kişinin (Bay Shaw) durumunu bildirir. Burada olumsuz bir cevap var: “I’m afraid he isn’t available at the moment.” (Korkarım şu anda müsait değil.)
Adım 4: Aradığı kişiye ulaşamayan arayan, bir mesaj bırakmak ister. Burada bir istek cümlesi görüyoruz: “Could you tell him to contact with Mrs. Harrison?” (Ona Bayan Harrison ile iletişime geçmesini söyler misiniz?)
Adım 5: Son olarak sekreter, mesajı aldığını ve ileteceğini söyleyerek konuşmayı bitirir: “OK. I will inform him about your call.” (Tamam. Aramanız hakkında onu bilgilendireceğim.)
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, telefon konuşmalarında kullanılan kalıpları öğrendiğimizde bu tür soruları çözmek çok kolaylaşıyor. Harika iş çıkardın!