Anlık görüntüleyici sayısı yükleniyor…

Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir etkinlik sayfası göndermişsin! Bu sayfadaki şiiri ve soruları birlikte inceleyip cevaplayalım. Şiiri okurken o anları zihninde canlandırmaya çalış, böylece soruları cevaplamak çok daha kolay ve keyifli olacak. Haydi başlayalım!
1. Soru: Sizce şiirde bahsedilen dede kimdir?
Çözüm:
Şimdi şiirdeki ipuçlarını bir dedektif gibi takip edelim ve bu sevgi dolu dedenin kim olduğunu bulalım!
Adım 1: Şiirin hemen üstündeki metni hatırlayalım. Orada bize Hz. Muhammed’in (s.a.v.) çocuklara olan sevgisinden bahsediliyordu. Bu bizim için en büyük ipucu!
Adım 2: Şiirde olayların geçtiği yere dikkat edelim: “Mescidin avlusunda oynayan küçük bir çocukken ben” ve “Gölgede namaz kılardı dedem” diyor. Mescit ve namaz kelimeleri bize bu kişinin Müslümanların önderi olduğunu düşündürüyor.
Adım 3: Şiirdeki en güzel ipuçlarından biri de şu dizede saklı: “Gül kokulu ellerini ayırmadan ellerimizden”. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) en bilinen özelliklerinden biri teninin ve terinin gül gibi kokmasıdır. Bu, onunla ilgili anlatılan en meşhur ve güzel detaylardan biridir.
Adım 4: Tüm bu ipuçlarını birleştirdiğimizde (çocuklara olan sevgisi, Medine’de Mescid’de olması, namaz kılması ve gül gibi kokması), şiirde bahsedilen dedenin sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) olduğunu anlıyoruz.
2. Soru: Şiirdeki “Ben” kim olabilir?
Çözüm:
Şiiri anlatan “Ben”in kim olabileceğini düşünelim.
Adım 1: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) namaz kılarken sırtına tırmanan çocukların genellikle torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin olduğu anlatılır. Bu yüzden şiirdeki “Ben”, onlardan biri olabilir.
Adım 2: Ancak şiirde “Medine’nin çocukları ve ben / Ayrılmazdık çevresinden” diyor. Bu da bize “Ben”in sadece onun torunlarından biri olmak zorunda olmadığını gösteriyor. O dönemde Medine’de yaşayan ve Peygamber Efendimiz’in sevgisini kazanan herhangi bir çocuk da olabilir. Şair, o çocuklardan birinin yerine kendini koyarak bu şiiri yazmış.
Sonuç: Yani, şiirdeki “Ben” karakteri, Peygamber Efendimiz’in torunları Hz. Hasan veya Hz. Hüseyin olabileceği gibi, o dönemde yaşayan ve onunla oynama şansına sahip olmuş herhangi bir Medineli çocuk da olabilir.
3. Soru: Şiirde dede hakkında neler düşündünüz?
Çözüm:
Bu soru, şiiri okuduktan sonra aklımızda canlanan “dede” portresini anlatmamızı istiyor. Şiirdeki davranışlarından yola çıkarak onun karakteri hakkında yorum yapalım.
Adım 1: Şiirde çocuklar namaz kılarken bile onun omuzlarına tırmanıyor ama o hiç kızmıyor. Bu bize onun ne kadar sabırlı, şefkatli ve hoşgörülü olduğunu gösteriyor.
Adım 2: Çocuklarla birlikte oyunlar kuruyor, onların peşinden hurma bahçelerine kadar gidiyor. Bu da onun çocukları çok seven, onlarla vakit geçirmekten keyif alan ve eğlenceli bir kişiliğe sahip olduğunu anlatıyor.
Adım 3: “Börtü böcek bile kulak kesilirdi / Bizle konuşurken” dizesi, onun sadece insanlara değil, tüm canlılara karşı ne kadar nazik, kibar ve merhametli olduğunu vurguluyor. Konuşurken kimseyi incitmez, kırmazdı.
Sonuç: Şiirdeki dede (yani Peygamberimiz),
çocuk ruhundan anlayan, onlara sevgiyle yaklaşan, son derece merhametli, sabırlı, neşeli ve oyun oynamayı seven harika bir insandır.
Herkesin örnek alması gereken eşsiz bir karaktere sahiptir.
Henüz onaylanmış öğrenci çözümü yok.
İlk çözümü sen paylaşabilirsin. Aşağıdaki formdan fotoğrafını yükle.
1 takipçi