5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 68
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir konuyla karşı karşıyayız: Adap ve Nezaket. Görseldeki metni ve değerlendirme sorularını senin için bir öğretmen gözüyle inceledim. Şimdi gel, bu konuyu birlikte anlayalım ve soruları adım adım cevaplayalım. Eminim çok keyif alacaksın!
Soru 1: Ailenizle birlikte yemek yerken nelere dikkat edersiniz?
Bu soru, aslında bizim günlük hayattaki davranışlarımızı düşünmemizi istiyor. Sofra adabı, yani yemek yeme kuralları, hem saygıyı hem de sağlığı içerir. Metinde de okuduğumuz gibi, bu kurallara uymak bize verilen nimetlere şükretmektir. Gel birlikte sofra kurallarını hatırlayalım ve hangilerini uyguladığımızı düşünelim.
- Adım 1: Yemekten Önce Hazırlık: Metinde de belirtildiği gibi, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yemekten önce ve sonra ellerin yıkanmasını tavsiye etmiştir. Bu hem bir temizlik kuralıdır hem de yemeğin bereketini artırır. Sen de yemekten önce ellerini yıkıyor musun?
- Adım 2: Yemeğe Başlarken: Yemeğe başlarken “Bismillahirrahmanirrahim” demek, yani besmele çekmek en önemli kurallardan biridir. Bu, bize rızkı veren Allah’ı anmak ve O’na teşekkür etmektir.
- Adım 3: Yemek Sırasında:
- Yemeği sağ elle yemek.
- Kendi önümüzden yemek, başkasının tabağına veya ortak tabağın her yerine uzanmamak.
- Ağzımızda lokma varken konuşmamak, çünkü bu hem saygısızlık olur hem de tehlikelidir.
- Yemeği yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yemek.
- Yemeği ve suyu israf etmemek, tabağımıza yiyebileceğimiz kadar yemek almak.
- Adım 4: Yemekten Sonra: Yemeğimiz bittiğinde bize bu nimetleri veren Allah’a şükretmek için “Elhamdülillah” deriz. Ayrıca yemeği hazırlayan annemize, babamıza veya kim hazırladıysa ona “Eline sağlık” diyerek teşekkür etmek de çok güzel bir davranıştır.
İşte bu adımları düşünerek bu soruya en güzel cevabı kendin verebilirsin. Unutma, bu kurallar aile içinde sevgiyi ve saygıyı artırır.
Soru 2: DEĞERLENDİRELİM
Ebû Hüreyre (r.a) şöyle demiştir: “Hz. Peygamber hiçbir yemeğe kusur bulmazdı. Canı çekerse yer, hoşlanmazsa yemezdi.”
Soru Metni: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) bu davranışını uygulayıp uygulamadığınızı değerlendiriniz.
Bu soru da yine kendimizi düşünmemiz ve değerlendirmemiz için sorulmuş. Hadi bu güzel davranışı adım adım analiz edelim ve hayatımıza nasıl uygulayabileceğimizi görelim.
- Adım 1: Davranışı Anlayalım: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), önüne konan bir yemeği asla kötülemez, “Bu ne kadar tuzlu olmuş!”, “Bunun tadı çok kötü!” gibi ifadeler kullanmazdı. Eğer yemeği beğenirse ve canı çekerse yerdi. Eğer hoşuna gitmezse, kimseyi kırmadan, yemeği hazırlayanı üzmeden sessizce yemezdi. Bu davranış, yemeğe yani nimete olan saygısını ve yemeği hazırlayan insana olan nezaketini gösterir.
- Adım 2: Kendimizi Değerlendirelim: Şimdi dürüstçe düşünelim. Evde sevmediğimiz bir yemek yapıldığında ne yapıyoruz?
- a) “Ben bunu yemem!”, “Yine mi bu yemek!” gibi cümlelerle tepki mi gösteriyoruz?
- b) Yoksa Peygamber Efendimiz gibi, yemeği hazırlayan annemizin veya babamızın kalbini kırmamak için sessizce yememeyi veya yiyebileceğimiz başka bir şey mi istiyoruz?
Eğer (a) şıkkındaki gibi davranıyorsak, bu hem nimete karşı bir saygısızlık hem de o yemeği bizim için emek verip hazırlayan kişiye karşı bir kabalık olur. Amacımız, Peygamber Efendimizin (b) şıkkındaki o zarif ve nazik davranışını örnek almaktır.
- Adım 3: Nasıl Uygulayabiliriz?: Bir yemeği beğenmediğimizde, şikâyet etmek yerine, “Anneciğim/Babacığım, eline sağlık ama ben bunu pek yiyemiyorum. Tabağıma az koyabilir misin?” gibi daha nazik bir dille ifade edebiliriz. Bu şekilde hem nimete hem de emeğe saygı göstermiş oluruz.
Sonuç olarak, Peygamberimizin bu davranışı, sadece yemekle ilgili değil, hayatın her alanında sahip olmamız gereken bir nezaket ve şükür örneğidir. Elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmeli ve bize sunulan her şeye saygıyla yaklaşmalıyız.