5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 33
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizlerle birlikte 1. Ünite’nin değerlendirme sorularına göz atacağız. Bu sorular, ünitede öğrendiklerimizi ne kadar anladığımızı görmemiz için harika bir fırsat. Hadi gelin, bu soruları adım adım, hep birlikte düşünerek cevaplayalım. Unutmayın, önemli olan her soruyu anlamaya çalışmak ve kendi cümlelerimizle ifade edebilmektir.
—
1. Allah’ın (c.c.) eşi ve benzeri olmaması ne anlama gelir? Kısaca açıklayınız.
Bu soru, Allah’ın en önemli özelliklerinden biri olan Vahdaniyet sıfatıyla ilgilidir. Gelin bakalım bu ne demekmiş.
Adım 1: Allah’ın eşi ve benzeri olmaması, O’nun tek ve benzersiz olduğu anlamına gelir. Tıpkı parmak izimizin sadece bize özel olması gibi, Allah da zatında ve sıfatlarında eşsizdir, O’na benzeyen hiçbir varlık yoktur ve olamaz. O, yarattığı hiçbir şeye benzemez.
Adım 2: Bu özellik, O’nun bir ortağı, yardımcısı, annesi, babası veya çocuğu olmadığını ifade eder. Evreni yaratırken ve yönetirken kimseden yardım almaz, her şeye tek başına gücü yeter. Bu inanca biz tevhid inancı diyoruz. Kısacası, Allah birdir ve O’ndan başka ilah yoktur. İhlas suresinde de bu durum çok güzel açıklanır: “De ki: O, Allah’tır, bir tektir… O’nun hiçbir dengi yoktur.”
—
2. Allah’ın (c.c.) her şeyi bilip görmesi insanların davranışlarını ve insan ilişkilerini nasıl etkiler? Örneklerle açıklayınız.
Bu çok güzel bir soru! Allah’ın bizi her an gördüğünü ve her şeyi bildiğini (yani Basîr ve Alîm olduğunu) bilmek, hayatımızı derinden etkiler.
Adım 1: Bu inanç, içimizde bir sorumluluk duygusu oluşturur. Yaptığımız her hareketin, söylediğimiz her sözün farkında olan bir Yaratıcı olduğunu biliriz. Bu da bizi daha dikkatli ve iyi bir insan olmaya teşvik eder.
Adım 2: Davranışlarımıza olan etkisini bir örnekle düşünelim. Mesela, bir sınavdasınız ve öğretmeniniz dışarı çıktı. Kimse sizi görmüyor. Kopya çekme fırsatınız var ama çekmiyorsunuz. Neden? Çünkü bilirsiniz ki, öğretmen görmese bile Allah sizi görmektedir. Bu inanç, sizi dürüst olmaya yönlendirir.
Adım 3: İnsan ilişkilerimize de olumlu yansır. Örneğin, bir arkadaşınız hakkında kötü konuşmaktan (gıybet etmekten) kaçınırsınız. Çünkü bilirsiniz ki, arkadaşınız duymasa bile Allah her şeyi işitir ve bilir. Bu sayede arkadaşlıklarınız daha sağlam ve güvene dayalı olur. Kısacası, bu inanç bizi hem yalnızken hem de başkalarıyla birlikteyken iyi ve doğru olana yönelten bir iç kontroldür.
—
3. Allah’ın (c.c.) her şeye gücünün yetmesi ile ilgili Kur’an-ı Kerim mealinden bir ayet yazınız.
Allah’ın her şeye gücünün yetmesi O’nun Kudret sıfatıdır. Kur’an-ı Kerim’de bu sıfatı anlatan pek çok ayet bulunur. İşte onlardan bir tanesi:
“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi onunla sorguya çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”
(Bakara Suresi, 284. Ayet)
—
4. Dua ederken nelere dikkat edilmelidir? Yazınız.
Dua, bizim Yüce Allah ile konuşmamız, O’ndan bir şeyler istememizdir. Bu özel anı daha da güzelleştirmek için dikkat etmemiz gereken bazı adab (görgü) kuralları vardır.
- Samimiyet ve İhlas: Duamızı sadece ve sadece Allah rızası için, tüm kalbimizle yapmalıyız.
- İnanç ve Ümit: Allah’ın dualarımızı duyduğuna ve bizim için en hayırlı şekilde kabul edeceğine inanmalıyız. Asla ümitsizliğe kapılmamalıyız.
- Allah’a Hamd ve Peygambere Salavat: Duaya başlarken Allah’a hamd ederek (Elhamdülillah gibi) ve Peygamber Efendimiz’e salavat getirerek başlamak duamızın adabındandır.
- İsrar ve Sabır: İstediğimiz şey hemen gerçekleşmese bile sabırla dua etmeye devam etmeliyiz.
- Hayırlı Şeyler İstemek: Kendimiz ve başkaları için iyi, güzel ve hayırlı olan şeyleri istemeliyiz. Kötü ve günah olan şeyler için dua edilmez.
- Alçakgönüllülük: Duamızı alçakgönüllü bir şekilde, yalvararak ve içtenlikle yapmalıyız.
—
5. Hz. İbrahim’i (a.s.) tanıtan iki cümle yazınız.
Hz. İbrahim, İslam tarihinde çok önemli bir yere sahip olan “ulu’l-azm” yani en büyük peygamberlerden biridir. Onu iki cümleyle şöyle tanıtabiliriz:
Adım 1: Hz. İbrahim, yaşadığı toplumdaki putperestliğe tek başına karşı çıkmış, insanları tek olan Allah’a inanmaya davet etmiş ve bu uğurda ateşe atılmayı bile göze aldığı için “Allah’ın Dostu” anlamına gelen Halilullah unvanını almıştır.
Adım 2: O, oğlu Hz. İsmail ile birlikte Müslümanların kıblesi olan Kâbe’yi inşa etmiş ve soyundan birçok peygamberin geldiği mübarek bir peygamberdir.