5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 60
Harika bir görev! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Sosyal Bilimler öğretmeninizim. Bugün sizlerle ders kitabımızdaki “Adap ve Nezaket” konusundaki etkinlikleri birlikte yapacağız. Bu kurallar, toplum içinde ne kadar saygılı ve düşünceli bireyler olabileceğimizi gösterir. Haydi, görseldeki soruları birlikte analiz edip çözelim!
1. Soru: KONUŞALIM
“Müminin mümin üzerinde altı hakkı vardır. Hastalandığında onu ziyaret eder, öldüğünde cenazesinde bulunur, kendisini davet ettiğinde icabet eder, onunla karşılaştığında selam verir, aksırdığında ona hayır duada bulunur, yanında ve gıyabında onun için samimi davranır.” (Tirmizî, Edeb, 1.)
Yukarıdaki hadiste hangi nezaket kurallarından bahsedilmiştir? Arkadaşlarınızla konuşunuz.
Sevgili çocuklar, bu hadis-i şerif, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bizlere öğrettiği çok değerli sosyal ilişkiler ve nezaket kurallarını içeriyor. Birbirimize karşı olan sorumluluklarımızı ve haklarımızı hatırlatıyor. Gelin bu hadiste geçen nezaket kurallarını tek tek inceleyelim:
- Hasta Ziyareti: Bir arkadaşımız veya komşumuz hastalandığında onu ziyaret etmek, ona moral vermek ve “geçmiş olsun” demek çok ince bir davranıştır. Bu, ona değer verdiğimizi ve zor zamanında yanında olduğumuzu gösterir.
- Cenazeye Katılmak: Bir yakını vefat eden kişinin acısını paylaşmak, cenazesine katılarak ona destek olmak, en önemli insani görevlerimizden ve nezaket kurallarından biridir. Bu, acıların paylaşılarak azaldığını gösterir.
- Davete İcabet Etmek: Bir arkadaşımız bizi evine veya bir etkinliğe davet ettiğinde, önemli bir mazeretimiz yoksa bu davete katılmak gerekir. Bu, davet eden kişiye saygı duyduğumuzu ve onunla vakit geçirmekten mutlu olduğumuzu ifade eder.
- Selamlaşmak: Biriyle karşılaştığımızda “Selamünaleyküm”, “Merhaba” veya “Günaydın” gibi ifadelerle selam vermek, iletişimi başlatan en temel nezaket kuralıdır. Selamlaşmak, insanlar arasında sevgi ve güven bağını güçlendirir.
- Aksırana Hayır Duada Bulunmak: Yanımızda biri aksırdığında ve “Elhamdülillah” dediğinde ona “Yerhamükellah” (Allah sana merhamet etsin) demek, küçük ama çok anlamlı bir nezaket göstergesidir. Bu, karşımızdakine sağlık ve iyilik dilediğimizi gösterir.
- Samimi Davranmak: Bir kişinin yanındayken de, o yokken de (gıyabında) onun hakkında iyi düşünmek, iyi konuşmak ve ona karşı dürüst olmak demektir. Arkasından konuşmamak, ona ihanet etmemek en temel ahlak ve nezaket kuralıdır.
Gördüğünüz gibi bu altı madde, aslında toplum içinde huzurlu ve mutlu yaşamanın anahtarlarıdır.
2. Soru: YORUMLAYALIM
“Sizden biriniz üç kere izin istediği zaman kendisine izin verilmezse hemen geri dönsün.” (Buhârî, İsti’zân, 13.)
Yukarıdaki hadisi kişisel mahremiyetin önemi açısından yorumlayınız.
Çocuklar, bu hadis de günlük hayatta sıkça karşılaştığımız bir durumu ve uymamız gereken çok önemli bir kuralı anlatıyor: kişisel mahremiyete saygı. Mahremiyet, bir kişinin özel alanı, özel hayatı demektir. Herkesin bir özel alanı vardır ve bu alana izinsiz girilmez. Şimdi bu hadisi adım adım yorumlayalım:
Adım 1: İzin İstemenin Gerekliliği
Birinin evine, odasına veya özel bir alanına girmeden önce kapıyı çalarak veya seslenerek izin istemek zorundayız. Bu, o kişinin mahremiyetine, yani özel alanına saygı duyduğumuzu gösterir. Düşünün ki odanızda ders çalışıyorsunuz ve birisi kapıyı çalmadan içeri giriyor. Bu durum sizi rahatsız eder değil mi? İşte bu yüzden izin istemek, en temel nezaket ve saygı kuralıdır.
Adım 2: Sınırlara Saygı Göstermek ve Israrcı Olmamak
Hadiste “üç kere” izin istenmesinden bahsediliyor. Bu, makul bir şekilde kapıyı çalmak veya seslenmek demektir. Eğer üç denemeden sonra içeriden bir ses gelmiyorsa veya “müsait değilim” gibi bir cevap alıyorsak ne yapmalıyız? Hadis bize çok net bir cevap veriyor: “hemen geri dönsün.” Bu demektir ki, ısrarcı olmamalıyız. Belki içerideki kişi o an müsait değildir, dinleniyordur, önemli bir işi vardır veya sadece yalnız kalmak istiyordur. Onun bu kararına saygı duymak zorundayız. Kapıyı daha sert çalmak, pencereden bakmaya çalışmak veya “Neden açmıyorsun?” diye bağırmak kişisel mahremiyetin ihlalidir ve büyük bir kabalıktır.
Kısacası bu hadis, bize başkalarının özel hayatına ve sınırlarına saygı duymamız gerektiğini, birinin bize “hayır” deme veya cevap vermeme hakkı olduğunu ve bu duruma karşı anlayışlı olmamız gerektiğini öğretiyor. Bu kural, sadece evlere girerken değil, bir arkadaşımızın telefonunu veya günlüğünü karıştırmamak gibi durumlarda da geçerlidir. Unutmayın, nazik insan, başkalarının sınırlarına saygı duyan insandır.