5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 34
Merhaba sevgili öğrencim! Gördüğüm kadarıyla “Allah İnancı” ünitesiyle ilgili bazı soruların var. Hiç merak etme, şimdi bu soruları birlikte, adım adım çözeceğiz. Hazırsan başlayalım!
Soru 1: Hümeyra: Allah’ın (c.c.) güzel isimleriyle dua etmeliyiz.
Erdem: Temiz ve güzel olan şeylerden istemeliyiz.
Dilek: Sadece kendimiz için dua etmeliyiz.
İbrahim: Gönülden ve gizlice dua etmeliyiz.
Öğretmen sınıfa “Nasıl dua etmeliyiz?” sorusunu yöneltmiştir. Öğrencilerden hangisi bu soruya yanlış cevap vermiştir?
A) Hümeyra
B) Erdem
C) Dilek
D) İbrahim
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için öğretmenin sorduğu “Nasıl dua etmeliyiz?” sorusuna öğrencilerin verdiği cevapları tek tek inceleyelim.
- Adım 1: Hümeyra’nın cevabına bakalım. Allah’ın güzel isimleriyle (Esma-ül Hüsna) dua etmek, duanın kabulü için çok güzel bir yoldur. Mesela şifa isterken Allah’ın “eş-Şâfî” (Şifa Veren) ismini anmak gibi. Yani Hümeyra doğru söylemiş.
- Adım 2: Erdem’in cevabını inceleyelim. Dua ederken hayırlı, temiz ve güzel şeyler istemek esastır. Kötü veya haram olan bir şeyi istemek doğru değildir. Erdem de doğru bir noktaya değinmiş.
- Adım 3: Şimdi de Dilek’in cevabına bakalım. Dilek, “Sadece kendimiz için dua etmeliyiz.” diyor. Bu düşünce bencilliktir ve dinimizin ruhuna uygun değildir. Peygamberimiz bizlere annemiz, babamız, arkadaşlarımız, komşularımız ve hatta tüm insanlar için dua etmemizi tavsiye etmiştir. Başkası için yapılan dua çok değerlidir. Bu yüzden Dilek’in cevabı yanlıştır.
- Adım 4: Son olarak İbrahim’in cevabını değerlendirelim. İbrahim, duanın gönülden ve gizlice yapılması gerektiğini söylüyor. Dua, samimiyetle, tüm kalbimizle Allah’a yönelmektir. Gösterişten uzak, gizlice yapılan dualar da çok makbuldür. Yani İbrahim de doğru bir cevap vermiş.
Gördüğümüz gibi, dua etme adabına uymayan, yanlış bilgiyi veren öğrenci Dilek’tir.
Sonuç: Doğru cevap C) Dilek seçeneğidir.
Soru 2:
- – Güneş, ısı ve ışık kaynağıdır.
- – Gece-gündüz sürekli ardı ardına gelir.
- – Allah (c.c.) yarattığı her varlığa çeşitli görevler vermiştir.
- – Bunlar görevlerini sürekli olarak ve aksatmadan yaparlar.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda verilen cümlelerden çıkarılabilecek en doğru sonuçtur?
A) Son yıllarda güneş daha çok ısıtıyor.
B) Evrende her şey düzen içerisindedir.
C) Yaz mevsiminde geceler daha kısadır.
D) Kışları güneş daha az ısıtıyor.
Çözüm:
Bu soruda bize verilen öncülleri bir araya getirip genel bir anlam, bir ana fikir çıkarmamız isteniyor. Hadi maddeleri birlikte yorumlayalım.
- Adım 1: İlk maddede Güneş’in bir görevi olduğu (ısı ve ışık vermek) söyleniyor. İkinci maddede gece ve gündüzün şaşmaz bir döngüde olduğu belirtiliyor. Üçüncü ve dördüncü maddelerde ise Allah’ın yarattığı her varlığa bir görev verdiği ve bu varlıkların görevlerini hiç aksatmadan yaptığı anlatılıyor.
- Adım 2: Bütün bu maddelerin ortak noktası nedir diye düşünelim. Güneş’in görevi, gece-gündüz döngüsü, diğer varlıkların görevlerini aksatmaması… Bütün bunlar bize evrende harika bir plan, uyum ve düzen olduğunu göstermiyor mu? Tıpkı bir saatin dişlilerinin uyum içinde çalışması gibi.
- Adım 3: Şimdi şıklara bakalım.
A) Son yıllarda güneş daha çok ısıtıyor. Yukarıdaki bilgilerden böyle bir sonuç çıkaramayız.
B) Evrende her şey düzen içerisindedir. Evet, bu seçenek tüm maddelerin ortak fikrini özetliyor. Güneş’in, gece-gündüzün ve diğer varlıkların görevlerini aksatmadan yapması, evrendeki düzenin bir kanıtıdır.
C) Yaz mevsiminde geceler daha kısadır. Bu doğru bir bilgi olsa da, yukarıdaki maddelerin hepsinden çıkarılabilecek genel bir sonuç değildir. Sadece bir detayı ifade eder.
D) Kışları güneş daha az ısıtıyor. Bu da C şıkkı gibi doğru ama genel bir sonuç değil, özel bir durumdur.
Tüm maddeleri kapsayan en genel ve en doğru yargı, evrende muhteşem bir düzenin olduğudur.
Sonuç: Doğru cevap B) Evrende her şey düzen içerisindedir seçeneğidir.
Soru 3: “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu…” (Enbiyâ Suresi 22. ayet.)
Bu ayette verilmek istenen ana mesaj nedir?
A) Evrenin kendiliğinden var olmadığı
B) Allah’tan (c.c.) başka ilah olmadığı
C) Allah’ın (c.c.) dualarımızı işittiği
D) Allah’ın (c.c.) her şeyi bildiği
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için ayeti dikkatlice anlamamız gerekiyor. Ayet bize bir düşünce deneyi sunuyor.
- Adım 1: Ayet diyor ki, “Eğer Allah’tan başka tanrılar olsaydı…” Bu bir varsayım. Peki bu varsayımın sonucu ne olurmuş? “…kesinlikle ikisinin de (yerin ve göğün) düzeni bozulurdu.”
- Adım 2: Şöyle düşünelim: Bir gemide iki kaptan olsa ne olur? Biri “sağa gidelim” der, diğeri “sola gidelim” der ve gemi bir o yana bir bu yana savrulur, belki de batar. İşte evren de böyledir. Eğer birden fazla ilah olsaydı, her biri farklı bir şey isteyebilirdi ve bu durum evrendeki kusursuz düzenin bozulmasına, bir kaosa neden olurdu.
- Adım 3: Peki, evrene baktığımızda bir kaos mu görüyoruz, yoksa bir düzen mi? Elbette harika bir düzen görüyoruz. Güneş her gün aynı yerden doğuyor, gezegenler yörüngelerinden şaşmıyor, kanunlar tıkır tıkır işliyor.
- Adım 4: Madem evrende bir düzen var, o zaman ayetin başındaki varsayım yanlıştır. Yani “Allah’tan başka ilahlar” yoktur. Ayetin bize mantıksal olarak kanıtladığı şey budur: Evrenin düzeni, onu yöneten gücün tek olduğunun kanıtıdır. Bu inanca biz Tevhid inancı diyoruz.
- Adım 5: Şıklara baktığımızda bu ana fikri en iyi ifade eden seçeneğin B) Allah’tan (c.c.) başka ilah olmadığı olduğunu açıkça görebiliriz. Diğer şıklar doğru bilgiler olsa da, bu ayetin özellikle vurguladığı ana mesaj değillerdir.
Sonuç: Doğru cevap B) Allah’tan (c.c.) başka ilah olmadığı seçeneğidir.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Başka sorun olursa çekinme, yine sorabilirsin. Başarılar dilerim!