8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 12
Merhaba sevgili öğrenciler, ben sizin Sosyal Bilimler öğretmeniniz. Bugün bana gönderdiğiniz görseldeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi konusunu birlikte inceleyeceğiz. Görselde “Kader ve Kaza İnancı” ünitesinin bir bölümü var ve bizden “Düşünelim” kısmındaki soruları cevaplamamız isteniyor.
Hadi gelin bu konuyu, bir öğrencinin en kolay anlayacağı şekilde, adım adım ele alalım.
Soru: Günlük konuşmalarda kader ve kaza kavramları hangi anlamlarda kullanılmaktadır? Size göre kader ve kaza ne demektir? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Çözüm: Bu soru, aslında bir tartışma sorusu. Yani bizden doğrudan bir tanım istemek yerine, önce bu kelimeleri günlük hayatta nasıl kullandığımızı düşünmemizi, sonra da metinden öğrendiklerimizle doğru anlamlarını kavramamızı istiyor. Haydi bu iki önemli kavramı metne dayanarak güzelce öğrenelim.
Adım 1: Önce “Kader” Kavramını Anlayalım
Sevgili çocuklar, metinde kader için “bir işin planlanması” benzetmesi yapılıyor. Bu çok güzel bir ipucu! Kader, kelime olarak ölçü, düzen, plan gibi anlamlara gelir.
İnancımıza göre ise kader; Yüce Allah’ın, geçmişte olmuş, şu an olmakta olan ve gelecekte olacak her şeyi, bütün ayrıntılarıyla, ne zaman, nerede ve nasıl olacağını sonsuz ilmiyle bilmesi ve bir düzen içinde planlamasıdır.
Şöyle düşünelim: Bir mimar, bir bina yapmadan önce ne yapar? Önce o binanın projesini çizer. Binanın kaç katlı olacağını, odaların nerede olacağını, pencerelerin boyutunu, her şeyi en ince ayrıntısına kadar kağıda döker. İşte bu proje, o bina için bir nevi “kader” gibidir. Her şey önceden bellidir, planlanmıştır.
Adım 2: Şimdi de “Kaza” Kavramını Öğrenelim
Metin, kaza için ise “bu planın gerçekleşmesidir” diyor. Bu da harika bir açıklama! Kaza, kelime olarak hüküm vermek, emretmek, yaratmak gibi anlamlara gelir.
İnancımıza göre ise kaza; Allah’ın önceden bildiği ve planladığı (yani kaderini çizdiği) olayların, zamanı ve yeri geldiğinde bu plana uygun olarak gerçekleşmesi, ortaya çıkmasıdır.
Mimar örneğimize geri dönelim. Mimar projeyi (kader) çizmişti. İşte o projenin hayata geçirilmesi, yani inşaatın başlayıp projedeki gibi odaların, duvarların, pencerelerin yapılması ve binanın ortaya çıkması da “kaza” gibidir. Planın gerçekleşmesidir.
Adım 3: Kader ve Kaza Arasındaki İlişki
Bu iki kavram birbirinden ayrı düşünülemez. Metinde de vurgulandığı gibi, önce kader, sonra kaza gelir.
- Kader: Allah’ın planı ve programıdır.
- Kaza: Bu plan ve programın zamanı gelince gerçekleşmesidir.
Örneğin, suyun 100 derecede kaynaması bir fizik yasasıdır. Bu yasanın Allah tarafından böyle belirlenmesi kaderdir. Suyu ocağa koyup 100 dereceye ulaştırdığımızda kaynamaya başlaması ise kazadır.
Adım 4: Günlük Hayattaki Kullanımı
Sorunun ilk kısmına gelelim. Günlük hayatta bazen bu kelimeleri farklı anlamlarda kullanırız.
- Genellikle başımıza gelen kötü veya değiştiremediğimiz olaylar için “Ne yapalım, kaderimiz böyleymiş.” deriz. Bu, olayın önceden takdir edildiği inancını yansıtır.
- “Trafik kazası” veya “iş kazası” dediğimizde ise, istenmeyen, ani bir olayı kastederiz. Buradaki “kaza” kelimesi, dini anlamından biraz farklı olarak “aniden gerçekleşen olay” anlamında kullanılır. Ancak yine de bir şeyin “olup bitmesi” anlamıyla bir bağlantısı vardır.
Sonuç ve Açıklama
Sevgili öğrenciler, toparlayacak olursak; metinden ve açıklamalarımızdan anladığımız şudur:
Kader, Yüce Allah’ın evrenin ve içindeki her şeyin planını ve programını sonsuz bilgisiyle çizmesidir. Bu bir plandır.
Kaza ise bu planın, zamanı geldiğinde aynen plana uygun bir şekilde gerçekleşmesi, yaratılmasıdır. Bu ise planın uygulanmasıdır.
Unutmayın ki, kader ve kazaya iman etmek, İslam’ın inanç esaslarından biridir. Bu konu, aynı zamanda bizim sorumluluklarımızı ve irademizi de içerir. Bu konunun ilerleyen kısımlarında bunu da daha detaylı göreceksiniz.