8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 56
Harika bir çalışma kağıdı! Merhaba sevgili öğrencim, şimdi bu soruları birlikte, adım adım ve anlayacağın bir dilde çözeceğiz. Haydi başlayalım!
C. Aşağıdaki sorulardan her biri için dört cevap seçeneği verilmiştir. Seçeneklerden yalnızca biri doğrudur. Doğru seçeneği bularak işaretleyiniz.
1. Aşağıdakilerden hangisine zekât verilemez?
A) Amca
B) Hala
C) Dayı
D) Dede
Çözüm:
Adım 1: Zekâtın kimlere verilemeyeceğini hatırlayalım. İslam dinine göre bir kişi, bakmakla yükümlü olduğu kişilere zekât veremez. Bunlar; anne, baba, dede, nine gibi üst soyu ve çocuklar, torunlar gibi alt soyudur. Ayrıca kişi eşine de zekât veremez.
Adım 2: Şıklara bakalım. Amca, hala ve dayı, bakmakla yükümlü olduğumuz kişiler arasında değildir. Eğer ihtiyaç sahibiyseler onlara zekât verebiliriz. Ancak dedemiz, bizim üst soyumuzdur ve ona bakmakla yükümlüyüz.
Sonuç: Bu nedenle D) Dede‘ye zekât verilemez.
2. Aşağıdakilerden hangisinin zekâtı verilmez?
A) Para
B) Ev eşyası
C) Altın
D) Koyun
Çözüm:
Adım 1: Zekâtın hangi mallardan verildiğini düşünelim. Zekât, belirli bir zenginlik seviyesine (nisap miktarı) ulaşan ve üzerinden bir yıl geçen para, altın, gümüş, ticaret malları ve bazı hayvanlardan verilir.
Adım 2: Ancak, kişinin temel ihtiyaçları olan mallardan zekât verilmez. Bunlara “asli ihtiyaçlar” denir. Oturduğumuz ev, kullandığımız araba, evimizdeki koltuk, buzdolabı, yatak gibi eşyalar bu gruba girer.
Sonuç: Bu yüzden doğru cevap B) Ev eşyası‘dır. Ev eşyaları temel ihtiyaç olduğu için zekâtı verilmez.
3. Aşağıdakilerden hangisi Tevbe suresi 60. ayette belirtilen zekât verilebilecek yerlerden değildir?
A) Yoksullar
B) Düşkünler
C) Borçlular
D) Gayrimüslimler
Çözüm:
Adım 1: Tevbe suresinin 60. ayetinde zekâtın kimlere verileceği açıkça sıralanmıştır. Bu ayete göre zekât; yoksullara, düşkünlere, zekât toplamakla görevli memurlara, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlara, kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolda kalmış yolculara verilir.
Adım 2: Şıkları bu bilgiyle karşılaştıralım. Yoksullar, düşkünler ve borçlular ayette belirtilen gruplar arasındadır.
Sonuç: Zekât, Müslümanlar arasındaki bir yardımlaşma ibadeti olduğu için bu ayette belirtilen gruplar arasında D) Gayrimüslimler yer almaz.
4. “Âdemoğlu öldüğü zaman, amel defteri kapanır. Üç kimse bunun dışındadır: Kesintisiz sadaka (sadaka-i câriye) meydana getirenler, topluma yararlı bir ilim (talebe/eser) bırakanlar ve kendisine hayır dua eden hayırlı çocuk yetiştirenler.” (Müslim, Vasiyye, 14.)
Aşağıdakilerden hangisi hadiste bildirilen kesintisiz sadaka yapan bir kişi olarak değerlendirilemez?
A) İş merkezi inşa eden müteahhit
B) Hastane yaptıran hayır sahibi
C) Bilimsel bir kitap bırakan yazar
D) Hayırlı evlat yetiştiren anne-baba
Çözüm:
Adım 1: Hadiste bahsedilen “sadaka-i câriye”, yani kesintisiz sadaka, kişi vefat ettikten sonra da sevap kazandırmaya devam eden hayırlardır. Önemli olan, yapılan işin topluma faydalı olması ve bu faydanın devam etmesidir.
Adım 2: Şıkları inceleyelim. Hastane, insanların sürekli şifa bulduğu bir yerdir. Bilimsel kitap, okundukça insanlara fayda sağlar. Hayırlı evlat, dualarıyla anne-babasına sevap kazandırır. Bunların hepsi sadaka-i cariyedir.
Adım 3: Ancak bir müteahhitin kâr amacıyla yaptığı iş merkezi, kişisel bir ticari yatırımdır, bir hayır kurumu değildir.
Sonuç: Bu yüzden A) İş merkezi inşa eden müteahhit bu hadisteki kesintisiz sadaka örneklerinden biri olarak sayılamaz.
5. “Hatibü’l-Enbiya” olarak adlandırılan peygamber aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hz. Davud (a.s.)
B) Hz. Salih (a.s.)
C) Hz. Şuayb (a.s.)
D) Hz. Süleyman (a.s.)
Çözüm:
Adım 1: “Hatibü’l-Enbiya” ifadesinin anlamını bilmemiz gerekiyor. Bu ifade, “Peygamberlerin Hatibi” anlamına gelir.
Adım 2: Bu unvan, kavmine çok güzel ve etkili konuşmalar yaparak onları Allah’ın dinine davet eden peygambere verilmiştir. Tarihi kaynaklarda bu unvanla anılan peygamber Hz. Şuayb’dır.
Sonuç: Doğru cevap C) Hz. Şuayb (a.s.)‘dır.
Ç. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına (D), yanlış olanların başına (Y) yazınız.
1. ( D ) Zekât mal ile yapılan bir ibadettir.
Zekât, sahip olduğumuz malın belirli bir kısmını ihtiyaç sahiplerine vererek yapılır. Bu yüzden mal ile yapılan bir ibadettir.
2. ( D ) İslam’da insanların birbirleriyle sahip oldukları maddi imkânları paylaşmaları öğütlenir.
İslam dini, zekât, sadaka, infak gibi ibadetlerle sürekli olarak paylaşmayı ve yardımlaşmayı teşvik eder.
3. ( Y ) İslam dininde zekât verilecek kimseler hadislerle belirlenmiştir.
Zekât verilecek kimseler öncelikle Kur’an-ı Kerim’de, Tevbe suresinin 60. ayetinde açıkça belirtilmiştir. Hadisler bu ayeti açıklar ama asıl kaynak Kur’an’dır.
4. ( D ) Zekât bir kişiye verilebileceği gibi birkaç kişi arasında da paylaştırılabilir.
Zekât miktarını tek bir ihtiyaç sahibine verebileceğimiz gibi, birkaç farklı ihtiyaç sahibi arasında bölüştürebiliriz.
5. ( D ) İslam’da ibadet niyetiyle yapılan her güzel, yararlı iş ve davranış sadaka olarak değerlendirilir.
Peygamberimiz, “Gülümsemek sadakadır.” buyurmuştur. Yani sadece para vermek değil, güzel niyetle yapılan her iyi davranış sadakadır.
6. ( D ) İslam’da kişi öldükten sonra da ona sevap kazandırmaya devam eden sadakalara “sadaka-i câriye” denir.
Yukarıdaki 4. soruda da açıkladığımız gibi, çeşme, okul yaptırmak gibi kalıcı hayırlar bu gruba girer.
7. ( Y ) İslam’da dinen zengin sayılan bir Müslüman’ın fitre vermesi farzdır.
Fitre (fıtır sadakası) vermek farz değil, vacip olan bir ibadettir. Farz kadar kesin olmasa da yapılması gereken önemli bir görevdir.
8. ( D ) Zekât ve sadakayı kişinin onurunu zedelemeden ve gösterişten uzak olarak vermeye dikkat etmek gerekir.
Yardım yaparken karşıdaki kişiyi incitmemek, “sağ elin verdiğini sol elin görmemesi” esastır. Gösteriş yapmak ibadetin sevabını azaltır.
9. ( D ) İslam’da zekât ve sadaka, kişide paylaşma bilinci oluşturan en önemli ibadetlerdendir.
Bu ibadetler sayesinde insanlar cimrilikten kurtulur, cömertliği ve başkalarını düşünmeyi öğrenirler.
D. Defterinize “İslam ve Toplumsal Dayanışma” adlı bir kompozisyon yazınız.
Sevgili öğrencim, bu kompozisyon senin düşüncelerini ve öğrendiklerini yansıtmalı. Sana yardımcı olacak bazı fikirler verebilirim:
- Giriş: İslam dininin yardımlaşmaya ve toplum olarak bir arada, dayanışma içinde yaşamaya ne kadar önem verdiğini anlatan bir cümleyle başlayabilirsin.
- Gelişme: Bu bölümde zekât, sadaka, fitre, kurban gibi ibadetlerin toplumsal dayanışmayı nasıl güçlendirdiğini anlatabilirsin. Örneğin, zekâtın zengin ile fakir arasında bir köprü kurduğunu, kıskançlık ve düşmanlık gibi kötü duyguları engellediğini, toplumda sevgi ve güveni artırdığını yazabilirsin. Komşusu açken tok yatanın gerçek mümin olamayacağını söyleyen peygamber sözünü hatırlatabilirsin.
- Sonuç: Tüm bu yardımlaşma ve dayanışma ruhunun, toplumları nasıl daha güçlü, huzurlu ve mutlu kıldığını anlatan bir cümleyle kompozisyonunu bitirebilirsin.
Umarım bu açıklamalar senin için faydalı olmuştur. Başarılar dilerim!