8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 35
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika sorularla karşılaştık! Bu konular, evreni ve hayatı anlamamız için çok önemli. Tıpkı bir Sosyal Bilgiler dersinde toplumları, bir Fen Bilimleri dersinde doğayı öğrendiğimiz gibi, bu derste de inanç ve ahlak konularını öğreniyoruz. Şimdi gel, bu soruları birlikte, adım adım, anlayarak çözelim. Ben sana bir öğretmen olarak en basit ve anlaşılır şekilde yardımcı olacağım.
—
A. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Evrendeki ölçü ve düzen ile ilgili örnekler veriniz.
Sevgili öğrencim, bu soru bizden etrafımıza dikkatli bir gözle bakmamızı istiyor. Evren, rastgele oluşmuş bir yer değil, tam aksine her şeyin birbiriyle uyumlu olduğu, mükemmel bir saat gibi işlediği bir sistemdir. İşte bu ölçü ve düzene birkaç örnek:
- Gezegenlerin Hareketi: Dünya’mız ve diğer gezegenler, Güneş’in etrafında kendilerine ait bir yörüngede, yani yolda, hiç şaşmadan dönerler. Milyonlarca yıldır hiçbiri birbiriyle çarpışmaz. Bu, müthiş bir ölçüdür.
- Gece ve Gündüzün Oluşumu: Dünya’nın kendi etrafında dönmesiyle gece ve gündüz oluşur. Bu döngü hiç aksamaz. Böylece dinlenir, çalışır ve hayatımızı planlarız.
- Mevsimler: Dünya’nın Güneş etrafındaki yolculuğu sırasında eğik durması sayesinde ilkbahar, yaz, sonbahar, kış mevsimleri oluşur. Bu düzen sayesinde bitkiler büyür, hayvanlar yaşam döngülerini sürdürür.
- Vücudumuzdaki Uyum: Kalbimizin atması, nefes alıp vermemiz, gözlerimizin görmesi… Hepsi birbiriyle uyum içinde çalışır. Vücudumuzdaki sistemler, evrendeki düzenin küçük bir örneği gibidir.
Gördüğün gibi, en küçük atomdan en büyük galaksilere kadar her şeyde bir ölçü ve düzen vardır.
2. İnsanın iradesi ve sorumluluğu ile kader arasındaki ilişki nedir? Açıklayınız.
Bu çok önemli bir soru. Bazen karıştırılabiliyor ama aslında çok mantıklı bir ilişkileri var. Hadi adım adım gidelim:
Adım 1: Kader Nedir?
Kader, Allah’ın evrende olacak her şeyi, olmadan önce bilmesi ve bir plana göre düzenlemesidir. Tıpkı bir mimarın, binayı yapmadan önce her detayını planlaması gibi.
Adım 2: İrade Nedir?
İrade, insanın seçme özgürlüğüdür. Yani iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt edip birini tercih etme yeteneğidir. Mesela ders çalışmayı veya oyun oynamayı seçmek senin iradendir. Buna cüz’i irade (sınırlı irade) de denir.
Adım 3: Sorumluluk Nedir?
Sorumluluk, yaptığımız seçimlerin sonuçlarını üstlenmektir. İradenle ders çalışmayı seçersen, sınavdan iyi not alırsın. Bu senin başarın olur. Tembellik yapmayı seçersen, düşük not alırsın. Bu sonucun sorumluluğu da sana aittir.
Peki aralarındaki ilişki ne?
Şöyle düşünebilirsin: Allah sana akıl ve irade vermiştir. Önüne de farklı yollar koymuştur; doğru yol, yanlış yol gibi… Hangi yolu seçeceğin sana bırakılmıştır. Sen iradenle bir yolu seçersin ve o yolda ilerlersin. Allah, senin hangi yolu seçeceğini sonsuz ilmiyle önceden bilir. İşte Allah’ın bu bilmesi kaderdir. Ancak O, bildiği için sen onu yapmazsın; sen onu yapacağın için O bilir. Bu yüzden seçimlerinden ve yaptıklarından sen sorumlusun.
Kısacası, kader, sorumsuzluk demek değildir. Aksine, irademizle yaptığımız seçimlerin sonucunda sorumlu olduğumuzu bilmektir.
3. Tevekkül inancı insana neler kazandırır? Belirtiniz.
Tevekkül, çok güzel ve insana güç veren bir inançtır. Tevekkül, bir iş için elimizden gelen her şeyi yaptıktan sonra, tüm önlemleri aldıktan sonra sonucunu Allah’a bırakmak, O’na güvenmektir. Tembelce oturup “Allah halleder” demek değildir.
Peki bu inanç bize ne kazandırır?
- İç Huzur: Elinden geleni yaptığın için vicdanın rahat olur. Sonucun stresi ve kaygısını taşımazsın, çünkü en güvenilir olana, Allah’a havale etmişsindir. Bu da seni sakinleştirir.
- Umut ve İyimserlik: İşler yolunda gitmese bile “Bunda da bir hayır vardır” diyerek umudunu kaybetmezsin. Geleceğe daha pozitif bakarsın.
- Cesaret: Arkanda Allah’ın desteğini hissettiğin için zorluklar karşısında daha cesur olursun.
- Yalnızlık Hissinden Kurtulma: En zor anlarında bile seni gören, bilen ve yardım edebilecek bir gücün varlığına inanmak, yalnızlık hissini ortadan kaldırır.
4. Evrende her şeyin bir sonunun olması ne demektir? Örneklerle açıklayınız.
Evrende her şeyin bir sonunun olması, yaratılmış olan her varlığın bir ömrü olduğu ve bu ömür bittiğinde varlığının sona ereceği anlamına gelir. Bu sona biz “ecel” diyoruz. Ecel sadece insanlar için değildir, tüm canlı ve cansız varlıkların bir sonu vardır.
İşte birkaç örnek:
- İnsanlar ve Canlılar: Her insan doğar, yaşar ve ölür. Bir kelebeğin ömrü bir gündür, bir kaplumbağanınki yüzlerce yıl olabilir ama sonunda hepsi için bir son vardır.
- Bitkiler: Ektiğimiz bir çiçek tohumu filizlenir, büyür, çiçek açar ve en sonunda kurur.
- Eşyalar: Kullandığımız bir telefon, bir araba veya bir kalem zamanla eskir, bozulur ve kullanılamaz hale gelir. Onların da bir “eceli” vardır.
- Gök Cisimleri: Güneş bile sonsuz değildir. Bilim insanları, milyarlarca yıl sonra Güneş’in de enerjisinin tükeneceğini ve bir sonu olacağını söylüyor.
Bu durum bize, evrende sonsuz ve kalıcı olan tek varlığın Yüce Allah olduğunu hatırlatır.
5. Ayet el-Kürsi’nin ana konusu nedir? Belirtiniz.
Ayet el-Kürsi, Bakara suresinin 255. ayetidir ve Kur’an-ı Kerim’in en önemli ayetlerinden biridir.
Ayet el-Kürsi’nin ana konusu, Allah’ın eşsiz ve benzersiz sıfatlarını, sonsuz gücünü, ilmini ve bütün evren üzerindeki mutlak egemenliğini anlatmaktır. Kısacası, Tevhid inancını, yani Allah’ın bir ve tek olduğu, O’ndan başka ilah olmadığı gerçeğini en güçlü şekilde vurgular.
Bu ayette Allah’ın;
- Hayy (sürekli diri) ve Kayyûm (her şeyi ayakta tutan) olduğu,
- Asla uyumadığı ve yorulmadığı,
- Göklerde ve yerde olan her şeyin O’na ait olduğu,
- İzni olmadan kimsenin şefaat edemeyeceği,
- Her şeyi bildiği (geçmişi ve geleceği),
- Kürsüsü’nün (egemenliğinin) bütün evreni kapladığı
gibi özellikleri anlatılır. Bu da bize Allah’ın ne kadar yüce ve güçlü olduğunu gösterir.
B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
Şimdi de boşluk doldurma etkinliğimize bakalım. Verilen kelimeler: “tevekkül, küllî irade, kader, evrenin yasaları, ecel, rızık, kaza”. Bu kelimelerin anlamlarını düşünerek doğru yerlere yerleştirelim.
1. Allah’ın (c.c.) ezelden ebede kadar olacak her şeyin zamanı, yeri ve özelliklerini sınırsız bilgisiyle bilmesi ve takdir etmesi yani belirlemesine ………………….. denir.
Çözüm: Bu cümle, Allah’ın her şeyi önceden bilmesi ve planlamasını anlatıyor. Bu tanım, doğrudan kader kavramına aittir.
Doğru Cevap: Allah’ın (c.c.) ezelden ebede kadar olacak her şeyin zamanı, yeri ve özelliklerini sınırsız bilgisiyle bilmesi ve takdir etmesi yani belirlemesine kader denir.
2. Allah’ın (c.c.) ezelde irade ve takdir ettiği şeylerin, yeri ve zamanı gelince, ezeldeki ilim, irade ve takdire uygun olarak yaratması ile meydana gelmesine ………………….. denir.
Çözüm: Bu cümlede ise kaderde planlanan şeylerin zamanı geldiğinde gerçekleşmesi, ortaya çıkması anlatılıyor. Plana uygun olarak olayın yaşanmasına ise kaza denir.
Doğru Cevap: Allah’ın (c.c.) ezelde irade ve takdir ettiği şeylerin, yeri ve zamanı gelince, ezeldeki ilim, irade ve takdire uygun olarak yaratması ile meydana gelmesine kaza denir.
3. Evrende görülen mükemmel ve değişmez ilkelere ………………….. denir.
Çözüm: Evrenin bir düzen içinde işlemesini sağlayan fiziksel, biyolojik ve toplumsal kurallardan bahsediliyor. Örneğin suyun kaldırma kuvveti veya yer çekimi gibi. Bütün bu kurallara evrenin yasaları denir.
Doğru Cevap: Evrende görülen mükemmel ve değişmez ilkelere evrenin yasaları denir.
4. Allah’ın (c.c.) tüm canlılara yiyip içmek ve yararlanmak için verdiği her şeye ………………….. denir.
Çözüm: Canlıların yaşamlarını sürdürmeleri için Allah’ın onlara verdiği yiyecek, içecek ve diğer nimetlerin tümüne rızık denir.
Doğru Cevap: Allah’ın (c.c.) tüm canlılara yiyip içmek ve yararlanmak için verdiği her şeye rızık denir.
5. Kişinin yapacağı işlerde kendisine düşen görevleri yapıp her türlü önlemi aldıktan, yeterli ve gerekli çalışmaları en güzel biçimde yerine getirdikten sonra Allah’a (c.c.) dayanıp güvenmesine, sonucu Allah’tan (c.c.) beklemesine ………………….. denir.
Çözüm: Bu tanım, yukarıda da açıkladığımız gibi, insanın elinden geleni yaptıktan sonra Allah’a güvenmesi ve sonucu O’na bırakmasıdır. Bu güzel davranışın adı tevekkül‘dür.
Doğru Cevap: Kişinin yapacağı işlerde kendisine düşen görevleri yapıp her türlü önlemi aldıktan, yeterli ve gerekli çalışmaları en güzel biçimde yerine getirdikten sonra Allah’a (c.c.) dayanıp güvenmesine, sonucu Allah’tan (c.c.) beklemesine tevekkül denir.
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Gördüğün gibi, konuları anladığımızda sorular ne kadar da kolaylaşıyor. Başarılar dilerim!