8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 22
Merhaba sevgili öğrencim!
Görseldeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi kitabındaki etkinlikleri ve düşünme sorularını senin için adım adım açıklayacağım. Bu konular kader inancını daha iyi anlamana yardımcı olacak. Hadi başlayalım!
Soru 1: Etkinlik – Değerlendirelim
“Kula belâ gelmez Hak yazmayınca,
Hak belâ yazmaz, kul azmayınca.”
Yukarıdaki halk deyişini, insanın sahip olduğu akıl, irade ve sorumluluk gibi kavramları da göz önünde bulundurarak İslam’ın kader anlayışı açısından arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Bu güzel söz, aslında İslam’ın kader anlayışını harika bir şekilde özetliyor. Gel, bu sözü iki bölümde inceleyelim ve ne anlama geldiğini daha iyi kavrayalım.
Adım 1: “Kula belâ gelmez Hak yazmayınca” ne demek?
Bu ilk dize, evrende olan her şeyin Allah’ın bilgisi ve izni dahilinde olduğunu anlatır. Yani, başımıza gelen iyi veya kötü hiçbir olay, O’nun izni olmadan gerçekleşmez. Bu, kaderin külli irade, yani her şeyi kapsayan ilahi irade yönünü bize hatırlatır. Bu inanç, zor zamanlarda bize teselli verir ve her şeyin bir kontrol altında olduğunu bilmemizi sağlar.
Adım 2: “Hak belâ yazmaz, kul azmayınca” ne demek?
İşte burası en önemli kısım! Bu dize, insanın sorumluluğunu ve seçimlerini vurgular. “Kul azmayınca” ifadesi, insanın hata yapmadıkça, yanlış yola sapmadıkça Allah’ın ona durduk yere bir bela vermeyeceğini anlatır. Yani başımıza gelen sıkıntıların birçoğu, kendi yaptığımız hataların, yanlış seçimlerin bir sonucudur. Örneğin, derslerine çalışmayan bir öğrencinin sınavdan zayıf alması gibi. Bu, insanın cüz’i iradesi, yani kendi tercih yapma özgürlüğüdür.
Adım 3: Sonuç ve Değerlendirme
Bu iki dizeyi birleştirdiğimizde ortaya şu anlam çıkıyor: Allah her şeyi bilir ve her şey O’nun izniyle olur (kader), ancak insan aklı ve iradesiyle yaptığı seçimlerden de sorumludur. Başa gelen sıkıntılar, genellikle insanın kendi hatalarından kaynaklanır. Bu söz, kaderi suçlayıp sorumluluktan kaçmak yerine, hatalarımızdan ders çıkarmamız gerektiğini bize öğütler. Unutma, aklımızı ve irademizi doğru yönde kullanmak bizim görevimizdir.
Soru 2: Düşünelim
Halk arasında yaygın olarak kullanılan “Rızkı bu kadarmış.”, “Ecel gelmiş cihana, baş ağrısı bahane.” ve “Herkes nasibini yer.” gibi ifade ve deyişler nerelerde ve niçin kullanılır? Sizce bunların kaderle ilişkilendirilmesinin sebebi nedir?
Bu sözleri büyüklerimizden sık sık duyarız, değil mi? Gel, bunların neden ve nerelerde kullanıldığına bakalım.
Adım 1: Bu sözler ne zaman kullanılır?
Bu tür ifadeler genellikle insanın elinden bir şey gelmeyen, kontrolü dışındaki durumlar yaşandığında kullanılır.
- “Ecel gelmiş cihana, baş ağrısı bahane.” sözü, bir kişi vefat ettiğinde, ölümün kaçınılmaz olduğunu ve vadesi dolduğunda basit bir sebebin bile ölüme yol açabileceğini ifade etmek için söylenir.
- “Rızkı bu kadarmış.” veya “Herkes nasibini yer.” sözleri ise bir kişinin işini kaybetmesi, iflas etmesi veya elindeki bir imkânı yitirmesi gibi durumlarda teselli amacıyla kullanılır.
Adım 2: Neden kaderle ilişkilendirilir?
Bunun sebebi, ecel (yaşamın sona erdiği an) ve rızık (Allah’ın canlılara verdiği nimetler) gibi kavramların, insanın çabasının ötesinde, Allah’ın takdirinde olduğuna inanılmasıdır. İnsan ne kadar çabalarsa çabalasın, ömrünün ne zaman biteceğini veya rızkının nihai miktarını tam olarak belirleyemez. Bu yüzden insanlar, bu büyük ve değiştirilemez olaylar karşısında durumu kabullenmek ve teselli bulmak için bu sözleri kadere bağlarlar. Bu, yaşanan acıyı hafifletmeye ve olayı anlamlandırmaya yardımcı olur.
Önemli bir not: Bu sözler, tembellik etmek veya tedbirsiz davranmak için bir bahane olmamalıdır. Yani hasta olduğumuzda “ecel geldiyse…” deyip doktora gitmemek ya da rızkımızı kazanmak için çalışmaktan vazgeçmek doğru bir kader anlayışı değildir. Bu ifadeler, elimizden gelen her şeyi yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmanın ve O’nun takdirine razı olmanın bir ifadesidir.
Soru 3: Düşünelim
“Emek olmazsa yemek olmaz.” atasözüyle verilen mesaj nedir?
Bu atasözü, günlük hayatta en çok kullandığımız ve en doğru dersleri içeren sözlerden biridir. Mesajı çok net ve önemlidir.
Adım 1: Atasözünün Anlamı
Bu sözün en basit anlamı şudur: Bir sonuç elde etmek istiyorsan, o sonuç için çaba göstermeli, çalışmalı ve ter dökmelisin. Tarlayı sürmeden, tohumu ekmeden, sulamadan ürün beklemek ne kadar anlamsızsa; ders çalışmadan sınavda başarılı olmayı, antrenman yapmadan maçı kazanmayı beklemek de o kadar anlamsızdır. “Yemek” burada bir hedefi veya ödülü, “emek” ise o hedefe ulaşmak için gösterilmesi gereken çabayı temsil eder.
Adım 2: Verilen Mesaj ve Kaderle İlişkisi
Bu atasözünün verdiği temel mesaj çalışmanın ve gayret etmenin zorunluluğudur. İslam’ın kader anlayışıyla da bu durum birebir uyumludur. Allah, rızkı verendir ama kulunun da o rızkı elde etmek için çalışmasını, yani emek vermesini ister. Buna “tevekkül” inancının bir gereği diyebiliriz. Doğru tevekkül, önce elinden gelen tüm gayreti gösterip sonra sonucu Allah’tan beklemektir.
Yani, “Emek olmazsa yemek olmaz” sözü bize der ki:
- Hedeflerine ulaşmak için çalışmalısın.
- Sorumluluklarını yerine getirmelisin.
- Hiçbir başarı tesadüf değildir, arkasında mutlaka bir emek vardır.
Umarım bu açıklamalar konuları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, kader; sorumluluktan kaçmak için bir bahane değil, çalışıp çabaladıktan sonra Allah’a güvenmektir. Başarılar dilerim