8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 21
Merhaba sevgili öğrencim, bana gönderdiğin görseldeki etkinlikleri bir öğretmen olarak senin için adım adım, kolayca anlayacağın bir dille açıklayacağım. Hadi gel, bu önemli konuları birlikte inceleyelim.
Etkinlik: Listeleyelim
Okulda hangi özgürlük ve sorumluluklara sahipsiniz? Listeleyerek arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Bu soru, okul hayatımızdaki özgürlüklerimiz ve bu özgürlüklerin getirdiği sorumluluklar üzerine düşünmemizi istiyor. Unutma, özgürlük sınırsız değildir ve her özgürlük bir sorumlulukla birlikte gelir. Tıpkı bir madalyonun iki yüzü gibi!
Hadi okulda sahip olduğumuz bazı özgürlükleri ve sorumlulukları listeleyelim:
Adım 1: Okuldaki Özgürlüklerimiz Nelerdir?
Özgürlük, bir şeyi yapma ya da yapmama konusunda serbest olmaktır. Okulda sahip olduğumuz bazı özgürlükler şunlar olabilir:
- Arkadaş seçme özgürlüğü: Kiminle arkadaş olacağına kendin karar verebilirsin.
- Derse katılma ve soru sorma özgürlüğü: Anlamadığın bir konuyu sormakta veya fikirlerini saygı çerçevesinde belirtmekte özgürsün.
- Kulüp seçme özgürlüğü: Okulda açılan sosyal kulüplerden (spor, sanat, bilim vb.) istediğini seçebilirsin.
- Teneffüsleri değerlendirme özgürlüğü: Teneffüste arkadaşlarınla sohbet edebilir, oyun oynayabilir veya dinlenebilirsin. Bu senin seçimin.
- Fikrini beyan etme özgürlüğü: Sınıf içi tartışmalarda veya etkinliklerde düşüncelerini özgürce ifade edebilirsin.
Adım 2: Peki Bu Özgürlüklerin Sorumlulukları Nelerdir?
Sorumluluk ise yaptığımız seçimlerin sonuçlarını üstlenmektir. Yukarıda saydığımız her özgürlüğün bir de sorumluluk tarafı vardır.
- Arkadaş seçimi: Arkadaşlarını seçmekte özgürsün ama onlara karşı iyi davranmak, saygılı olmak ve kötü alışkanlıklara yönlendirmemekle sorumlusun.
- Derse katılma: Soru sormakta özgürsün ama dersin akışını bozmamak, öğretmenini ve arkadaşlarını saygıyla dinlemekle sorumlusun.
- Kulüp seçimi: İstediğin kulübü seçmekte özgürsün ama seçtiğin kulübün toplantılarına ve etkinliklerine düzenli olarak katılmakla sorumlusun.
- Teneffüsleri değerlendirme: Teneffüste dilediğini yapmakta özgürsün ama kendine veya arkadaşlarına zarar vermemek, okulun kurallarına uymakla sorumlusun.
- Fikrini beyan etme: Düşüncelerini söylemekte özgürsün ama başkalarının fikirlerine saygı duymak, kimseyi kırmamak ve hakaret etmemekle sorumlusun.
Gördüğün gibi, yaptığımız her seçim bir sonuç doğurur ve biz bu sonuçlardan sorumluyuz. Bu, bizi daha bilinçli ve iyi bir insan yapar.
Etkinlik: Tartışalım
Allah (c.c.), insana yalnızca iyilik veya kötülük yapma yeteneği verseydi, insanın sorumlu tutulmasının bir anlamı kalır mıydı? Niçin? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Bu gerçekten harika ve üzerinde düşünülmesi gereken bir soru. Bu soruyu daha iyi anlamak için adımlara ayıralım.
Adım 1: Sorumluluğun Temelini Anlayalım
Bir kişinin bir davranışından sorumlu tutulabilmesi için en temel şart, o kişinin o davranışı kendi özgür iradesiyle, yani kendi seçimiyle yapmış olmasıdır. Eğer bir seçim şansı yoksa, ortada bir sorumluluktan da bahsedemeyiz. Tıpkı kalbimizin atmasından veya nefes alıp vermemizden sorumlu olmadığımız gibi. Çünkü bunları biz seçmiyoruz, otomatik olarak gerçekleşiyor.
Adım 2: Sadece İyilik Yapabilseydik Ne Olurdu?
Diyelim ki Allah bizi sadece iyilik yapabilen varlıklar olarak yarattı. Tıpkı melekler gibi. Bu durumda yaptığımız iyilikler bizim bir başarımız veya seçimimiz olmazdı. Zaten başka bir seçeneğimiz olmadığı için iyilik yapmak zorunda kalırdık. Bir robotun programlandığı komutu yerine getirmesi gibi. Robotu bu komutu yerine getirdiği için ödüllendirir misin? Hayır, çünkü başka şansı yoktu. Dolayısıyla, sadece iyilik yapabilseydik, yaptığımız iyiliklerden dolayı bir ödülü (cenneti) hak etmemizin bir anlamı kalmazdı. Çünkü bu bizim tercihimiz olmazdı.
Adım 3: Sadece Kötülük Yapabilseydik Ne Olurdu?
Şimdi de tam tersini düşünelim. Eğer sadece kötülük yapmaya programlanmış olsaydık, yaptığımız kötülüklerden dolayı cezalandırılmamız adil olur muydu? Elbette olmazdı. Çünkü iyilik yapma şansımız hiç olmamış olurdu. Bu durum, Allah’ın adaletine (adaletli olmasına) aykırı olurdu. Birini, yapmaktan başka çaresi olmadığı bir şey için cezalandırmak haksızlıktır.
Adım 4: Sonuç ve Cevap
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde sorunun cevabı ortaya çıkıyor:
Hayır, insanın sorumlu tutulmasının hiçbir anlamı kalmazdı.
Çünkü; sorumluluk, seçim özgürlüğü ile mümkündür. İnsanı değerli kılan şey, önünde hem iyilik hem de kötülük yolları varken, kendi aklını ve iradesini kullanarak iyiliği seçmesidir. Bu dünya bir imtihan yeridir ve imtihanın olabilmesi için önümüzde farklı seçeneklerin olması gerekir. Eğer tek bir seçenek olsaydı, bu bir imtihan olmazdı.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinme, sorabilirsin!