8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 36
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika bir çalışma kağıdı! Hadi gel, bu soruları birlikte adım adım, tane tane çözelim. Takıldığın yer olursa hiç çekinme, açıklamaları dikkatlice oku. Eminim hepsini kolayca anlayacaksın.
C. Aşağıdaki sorulardan her biri için dört cevap seçeneği verilmiştir. Seçeneklerden yalnızca biri doğrudur. Doğru seçeneği bularak işaretleyiniz.
1. “Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık…” (Hicr suresi, 22. ayet.)
Yukarıdaki ayet aşağıdaki evrenin yasalarından hangisiyle ilgilidir?
A) Fiziksel
B) Biyolojik
C) Toplumsal
D) Psikolojik
Çözüm:
Adım 1: Sevgili öğrencim, önce ayeti anlamaya çalışalım. Ayette rüzgâr, suyun yukarıdan inmesi (yani yağmur) gibi doğa olaylarından bahsediliyor. Bunlar, maddenin yapısı, hareketi, enerji ve doğa olayları ile ilgili konulardır.
Adım 2: Şimdi evrenin yasalarını hatırlayalım.
- Fiziksel Yasalar: Madde ve enerjinin yapısı, değişimi ve hareketiyle ilgili yasalardır. Yağmurun yağması, rüzgârın esmesi, suyun kaldırma kuvveti gibi olaylar fiziksel yasalara örnektir.
- Biyolojik Yasalar: Canlıların doğması, büyümesi, üremesi ve ölmesi gibi özellikleriyle ilgili yasalardır.
- Toplumsal Yasalar: Toplum içindeki insanların birbiriyle olan ilişkilerini düzenleyen yasalardır. Adalet, eşitlik, sevgi gibi kurallar bu yasalara girer.
Adım 3: Ayette bahsedilen rüzgâr ve yağmur gibi doğa olayları, doğrudan fiziksel yasalarla ilgilidir. Bu yüzden doğru cevabımız A seçeneğidir.
Sonuç: A) Fiziksel
2. İslam’ın kader anlayışıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) İnsan, evrenin yasalarına uygun yaşamalıdır.
B) İnsan, kendi sınırları içinde kaderini belirleme özgürlüğüne sahiptir.
C) İnsanın davranışları önceden belirlenir.
D) İnsan yaptıklarından sorumludur.
Çözüm:
Adım 1: Bu soruda bizden İslam’ın kader anlayışına uymayan, yani yanlış olan ifadeyi bulmamız isteniyor. İslam’da kader, Allah’ın her şeyi bir ölçü ve düzen içinde yaratmasıdır. Ancak bu, insanın iradesinin olmadığı anlamına gelmez.
Adım 2: Şıkları tek tek inceleyelim.
- A) İnsan, evrenin yasalarına uygun yaşamalıdır. → Bu doğru bir ifadedir. Örneğin, ateşe dokunursak yanacağımızı biliriz ve buna göre davranırız.
- B) İnsan, kendi sınırları içinde kaderini belirleme özgürlüğüne sahiptir. → Bu da doğrudur. Buna cüz’i irade diyoruz. Yani ders çalışıp çalışmamak, iyi veya kötü bir insan olmak bizim seçimimizdir.
- C) İnsanın davranışları önceden belirlenir. → İşte bu ifade yanlıştır. Eğer davranışlarımız önceden belirlenmiş olsaydı, o zaman seçimlerimizden sorumlu olmazdık. Bu anlayışa “cebircilik” denir ve İslam’ın kader anlayışıyla uyuşmaz.
- D) İnsan yaptıklarından sorumludur. → Bu ifade doğrudur. Çünkü özgür irademizle (cüz’i irade) seçimler yaparız ve bu seçimlerin sonucundan da sorumlu oluruz.
Adım 3: Gördüğümüz gibi, İslam’ın kader anlayışına göre insanın davranışları önceden belirlenmemiştir; insan kendi seçimlerini yapar. Bu nedenle yanlış olan seçenek C’dir.
Sonuç: C) İnsanın davranışları önceden belirlenir.
3. Halk arasında “alın yazısı ve yazgı” deyimleri aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ilişkilendirilerek kullanılmaktadır?
A) Özgürlük
B) Sorumluluk
C) Kader
D) Tevekkül
Çözüm:
Adım 1: “Alın yazısı” veya “yazgı” gibi ifadeler, genellikle bir kişinin hayatında yaşayacağı olayların önceden belirlendiği inancını yansıtır. Günlük hayatta bu kelimeleri sıkça duyarız.
Adım 2: Bu ifadeler, dinimizdeki kader kavramının halk arasındaki karşılığıdır. Kader, kelime anlamı olarak “ölçü, miktar, bir şeyi belirli bir ölçüye göre yapmak” demektir. Terim olarak ise Allah’ın evrende olacak her şeyi sonsuz ilmiyle önceden bilmesi ve takdir etmesidir.
Sonuç: C) Kader
4. İslam geleneğinde “Kelimullah” olarak anılan peygamber aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hz. İsa (a.s.)
B) Hz. Musa (a.s.)
C) Hz. Harun (a.s.)
D) Hz. Süleyman (a.s.)
Çözüm:
Adım 1: “Kelimullah” ifadesi, “Allah ile konuşan” anlamına gelir. Bu özel unvan, bir peygambere verilmiştir.
Adım 2: Kur’an-ı Kerim’de, Tur Dağı’nda Allah ile konuştuğu anlatılan peygamber Hz. Musa‘dır. Bu nedenle kendisine “Kelimullah” denilmiştir.
Sonuç: B) Hz. Musa (a.s.)
5. Aşağıdaki fiil ve davranışlardan hangisi insanın cüz’i iradesi içindedir?
A) Kalp atışı
B) Cinsiyeti
C) Çalışması
D) Milliyeti
Çözüm:
Adım 1: Sevgili öğrencim, iradeyi ikiye ayırıyorduk, hatırlayalım:
- Külli İrade: Allah’ın sonsuz ve sınırsız iradesidir. Bizim seçemediğimiz şeylerdir. Örneğin; ne zaman doğacağımız, hangi anne-babadan olacağımız, kalp atışımız gibi.
- Cüz’i İrade: İnsanın sınırlı seçme özgürlüğüdür. Bizim karar verdiğimiz, seçebildiğimiz şeylerdir. Örneğin; ders çalışmak, yalan söylemek, namaz kılmak gibi.
Adım 2: Şimdi şıklara bu gözle bakalım:
- A) Kalp atışı: Bizim kontrolümüzde değildir, külli iradeye bağlıdır.
- B) Cinsiyeti: Doğarken belirlenir, bizim seçimimiz değildir, külli iradeye bağlıdır.
- C) Çalışması: Ders çalışıp çalışmamak, bir işte çalışıp çalışmamak tamamen bizim kendi seçimimizdir. Yani cüz’i irade kapsamındadır.
- D) Milliyeti: Hangi milletten olduğumuzu biz seçemeyiz, külli iradeye bağlıdır.
Sonuç: C) Çalışması
Ç. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına (D), yanlış olanların başına (Y) yazınız.
1. ( D ) Dünya hayatının sona ermesi anına ecel denir.
Açıklama: Evet, ecel, her canlı için belirlenmiş olan ömür süresinin bittiği an, yani ölüm vaktidir.
2. ( D ) Allah (c.c.), evrendeki her şeyi bir ölçü, ahenk ve düzen içinde yaratmıştır.
Açıklama: Bu, kader inancının temelidir. Evrendeki her şey mükemmel bir düzen içindedir.
3. ( Y ) Toplumun ahlaki kurallara uyması biyolojik yasaların gereğidir.
Açıklama: Hayır, toplumun kuralları toplumsal yasalarla ilgilidir. Biyolojik yasalar canlıların yapısıyla ilgilidir.
4. ( D ) İnsanların ecelleri Allah (c.c.) tarafından belirlenir.
Açıklama: Evet, kimin ne zaman vefat edeceğini sadece Allah bilir ve takdir eder.
5. ( Y ) İnsan, sonsuz bir irade gücüne sahiptir.
Açıklama: Hayır, insanın iradesi (cüz’i irade) sınırlıdır. Sonsuz irade (külli irade) sadece Allah’a aittir.
6. ( Y ) Kader ve kazaya iman etmek İslam’ın şartlarındandır.
Açıklama: Bu çok dikkat etmen gereken bir nokta! Kader ve kazaya iman, İmanın Şartları‘ndandır, İslam’ın Şartları’ndan değil. İslam’ın şartları 5 tanedir (Kelime-i Şehadet, Namaz, Oruç, Zekât, Hac).
7. ( Y ) Biyolojik yasalara, doğa yasaları da denir.
Açıklama: Doğa yasaları daha geniş bir kavramdır ve genellikle fiziksel yasaları (yer çekimi, suyun kaynaması vb.) ifade etmek için kullanılır. Biyolojik yasalar ise sadece canlılarla ilgili olan kısmıdır.
8. ( D ) Tevekkül, kader inancının bir sonucudur.
Açıklama: Evet, elimizden geleni yaptıktan sonra sonucunu Allah’a bırakmak (tevekkül), O’nun her şeyi en iyi şekilde takdir ettiğine inanmaktan (kader) gelir.
9. ( D ) İslam’a göre tevekkül, çalışma ve ilerlemeye engel değildir.
Açıklama: Kesinlikle! Gerçek tevekkül, önce çalışıp çabalayıp, bütün tedbirleri aldıktan sonra Allah’a güvenmektir. Tembellik yapmak tevekkül değildir.
10. ( D ) Allah’ın (c.c.) evrende koymuş olduğu yasalardan biri de kişinin çalıştığının karşılığını elde etmesidir.
Açıklama: Evet, bu hem toplumsal bir yasadır hem de Allah’ın bir vaadidir. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm suresi, 39. ayet)
D. Defterinize, “Kadercilik Anlayışı ve Zararları” konulu bir kompozisyon yazınız.
Açıklama:
Sevgili öğrencim, bu bölümde senden bir kompozisyon yazman isteniyor. Konumuz çok önemli: Kadercilik. Unutma, kader inancı ile kadercilik aynı şey değildir.
Kompozisyonunu yazarken şu adımları izleyebilirsin:
Adım 1: Giriş
- İslam’daki doğru kader inancının ne olduğunu kısaca açıkla (Allah’ın her şeyi bir ölçüyle yaratması, insanın akıl ve irade sahibi olması).
- Kaderciliğin ise bu inancın yanlış yorumlanması olduğunu belirt.
Adım 2: Gelişme
- Kadercilik anlayışını tanımla: “Ne yapsam boş, her şey zaten yazılmış” diyerek insanın kendi iradesini ve sorumluluğunu yok saymasıdır.
- Kaderciliğin zararlarını anlat:
- Tembelliğe yol açar: İnsanlar “nasılsa kaderimde ne varsa o olur” diyerek çalışmayı bırakabilir.
- Sorumluluktan kaçmaya neden olur: Kişi yaptığı hataları “kaderim böyleymiş” diyerek başkasına veya kadere yükler.
- Toplumsal gerilemeye sebep olur: Çalışmayan, üretmeyen, sorumluluk almayan bireylerden oluşan bir toplum ilerleyemez.
- Pasif ve umutsuz bireyler yaratır: İnsanlar hayatlarını değiştirmek için çaba göstermek yerine olayları sadece izlerler.
- Doğru kader inancı ile kadercilik arasındaki farkı vurgula: Doğru inançta çaba + dua + tevekkül varken, kadercilikte sadece pasif bir bekleyiş vardır.
Adım 3: Sonuç
- İslam’ın bizden çalışkan, sorumluluk sahibi ve tedbirli olmamızı istediğini özetle.
- Kadercilik gibi yanlış bir anlayıştan uzak durup, aklımızı ve irademizi en doğru şekilde kullanmamız gerektiğini belirterek kompozisyonunu bitir.
Umarım bu açıklamalar işine yaramıştır. Başarılar dilerim!