8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 55
Merhaba sevgili öğrencim,
Harika sorular! Bu konuları pekiştirmek için güzel bir fırsat. Gel şimdi bu soruları birlikte, adım adım ve anlaşılır bir şekilde çözelim. Tıpkı sınıfta yaptığımız gibi, her sorunun mantığını kavrayarak ilerleyeceğiz.
A. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. İslam dini, maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem verir? Açıklayınız.
Bu çok önemli bir soru, çünkü dinimizin temelini oluşturan değerlerden birini soruyor. İslam, insanların sadece kendilerini değil, çevrelerindeki diğer insanları da düşünmelerini ister. Hadi gel nedenlerine bakalım:
- Toplumsal Barış: Düşünsene, bir toplumda zenginler sürekli daha zengin olurken, fakirler de gittikçe zor duruma düşerse ne olur? Kıskançlık, düşmanlık gibi kötü duygular artar. Paylaşma ve yardımlaşma, zengin ile fakir arasında bir sevgi ve saygı köprüsü kurar. Bu da toplumun huzurlu olmasını sağlar.
- Allah’a Şükür: Sahip olduğumuz her şey aslında bize Allah’ın bir emanetidir. Malımızı, paramızı, hatta bilgimizi başkalarıyla paylaşarak Allah’a bize verdiği bu nimetler için teşekkür etmiş, yani şükretmiş oluruz.
- Kardeşlik Bağları: İslam, tüm Müslümanları kardeş olarak görür. Kardeşler de zor zamanlarda birbirlerinin yardımına koşar, değil mi? İşte yardımlaşma, bu kardeşlik bağlarını somut hale getirir ve güçlendirir.
- Bencillikten Kurtulmak: İnsan doğası gereği bazen bencil olabilir, “hep bana” diyebilir. Paylaşmak, bu bencillik duygusunu törpüler, bizi daha cömert, daha düşünceli ve iyi bir insan yapar.
2. İslam dinine göre kimler zekât vermekle yükümlüdür? Belirtiniz.
Zekât, İslam’ın beş şartından biridir ama her Müslüman’a farz değildir. Zekât vermekle yükümlü olmak için bazı şartlar gerekir. Bu şartları taşıyan kişilerin zekât vermesi gerekir.
Adım 1: Zekât verecek kişinin sahip olması gereken temel özellikler şunlardır:
- Müslüman olmak: Zekât bir ibadet olduğu için öncelikle kişinin Müslüman olması gerekir.
- Akıllı olmak ve ergenlik çağına girmiş olmak: Aklı dengesi yerinde olmayanlar ve çocuklar zekât vermekle yükümlü değildir.
- Hür olmak: Kişinin özgür olması gerekir.
Adım 2: Bu özelliklere sahip kişinin malıyla ilgili de bir şart vardır:
- Nisap miktarı mala sahip olmak: Nisap, dinimizin belirlediği asgari zenginlik ölçüsüdür. Kişinin temel ihtiyaçları (evi, arabası, ev eşyaları gibi) ve borçları dışında, en az 85 gram altına veya eşdeğeri paraya ya da mala sahip olması gerekir.
- Malın üzerinden bir yıl geçmesi: Kişinin bu nisap miktarı mala sahip olduktan sonra, üzerinden bir kameri yıl (yani yaklaşık 354 gün) geçmiş olmalıdır.
Kısacası, akıllı, ergenliğe ulaşmış, hür bir Müslüman, temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı mala sahipse ve bu malın üzerinden bir yıl geçtiyse zekât vermekle yükümlüdür.
3. Zekât ve sadaka ibadetinin bireysel faydaları nelerdir? Sıralayınız.
Zekât ve sadaka vermenin topluma faydaları olduğu gibi, en başta veren kişiye, yani bize de çok güzel faydaları vardır. Bunlar sadece ahirette değil, bu dünyada da hissedeceğimiz faydalardır.
- Cimrilik ve Bencillikten Arındırır: İnsanın içindeki mal biriktirme hırsını ve bencillik duygusunu zayıflatır. Kişiyi daha cömert ve eli açık yapar.
- Manevi Huzur Verir: Allah’ın bir emrini yerine getirmenin ve bir yoksulu sevindirmenin verdiği iç huzur paha biçilmezdir. İnsan kendini daha mutlu ve değerli hisseder.
- Şükretmeyi Öğretir: İnsan, sahip olduklarının değerini daha iyi anlar ve elindekiler için Allah’a daha çok şükreder.
- Malı Bereketlendirir: Peygamberimiz, “Sadaka malı eksiltmez” buyurmuştur. Verdiğimiz zekât ve sadaka, malımızın bereketlenmesine, yani artmasına vesile olur.
- Allah’a Yakınlaştırır: İbadetlerin en temel amacı Allah’ın rızasını kazanmak ve O’na yakınlaşmaktır. Zekât ve sadaka da bu amacı gerçekleştiren önemli ibadetlerdir.
4. Zekât, toplumda fakirlik ve sosyal adaletsizliğin çözümüne nasıl katkı sağlar? Açıklayınız.
Zekât, adeta bir sosyal sigorta sistemi gibi çalışır ve toplumdaki dengeyi sağlar.
Adım 1: Zengin-Fakir Uçurumunu Azaltır
Zekât, zenginlerin malının bir kısmını ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak bir nevi köprü görevi görür. Böylece servet sadece belli bir kesimin elinde toplanmaz, toplumun geneline yayılır. Bu da zengin ile fakir arasındaki ekonomik uçurumun büyümesini engeller.
Adım 2: Toplumsal Barışı Sağlar
İhtiyaçları karşılanan, kendini yalnız hissetmeyen yoksul insanlar, zenginlere karşı kin ve haset gibi kötü duygular beslemezler. Zenginler de mallarının bir kısmını vererek hem vicdani sorumluluklarını yerine getirir hem de mallarını güvence altına almış olurlar. Bu durum, toplumda hırsızlık gibi suçların azalmasına ve huzurun artmasına yardımcı olur.
Adım 3: Ekonomiyi Canlandırır
Yoksulların eline geçen para, onların alışveriş yapmasını sağlar. Bu da piyasada bir canlanma oluşturur. Yani zekât sayesinde para sürekli dolaşımda kalır ve ekonomi daha sağlıklı işler.
5. Mâ’ûn suresinden çıkarılabilecek mesajlar nelerdir? Belirtiniz.
Mâ’ûn suresi, kısacık olmasına rağmen bize çok derin mesajlar verir. Sadece namaz kılmanın yeterli olmadığını, dinin özünün güzel ahlak ve yardımlaşma olduğunu anlatır.
- İbadetler Samimiyetle Yapılmalıdır: Sure, ibadetlerini gösteriş için yapanları eleştirir. Demek ki önemli olan, ibadetleri sadece Allah rızası için, içtenlikle yapmaktır.
- Yetim ve Yoksula Sahip Çıkılmalıdır: Surede, yetimi itip kakan, yoksulu doyurmaya teşvik etmeyen kişiler kınanır. Bu da bize, toplumdaki zayıf ve muhtaç insanlara karşı sorumlu olduğumuzu hatırlatır.
- Din, Güzel Ahlaktır: Gerçek dindarlığın ölçüsü, sadece şekli ibadetler değil, aynı zamanda yetime, yoksula ve ihtiyaç sahibine karşı sergilediğimiz merhametli tavırdır.
- Yardımlaşma Dinin Özüdür: Surenin adı olan “Mâ’ûn”, en küçük bir yardım anlamına gelir. Sure, en ufak bir yardımdan bile kaçınanları eleştirerek yardımlaşmanın ne kadar önemli olduğunu vurgular.
B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan noktalı yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
Verilen kavramlar: “öşür, fitre, sadaka, zekât, infak, nisap, sadak-i câriye”
1. Dinen zengin olan bir Müslüman’ın, ibadet niyetiyle yılda bir kere malının ve parasının belirli bir miktarını yoksul Müslümanlar başta olmak üzere Kur’an-ı Kerim’de belirlenen yerlere vermesine ……………………. denir.
Doğru Cevap: zekât
Açıklama: Cümlede “yılda bir kere”, “dinen zengin olmak” ve “belirli bir miktar” gibi ifadeler geçiyor. Bu özellikler, İslam’ın şartlarından olan farz ibadet zekâtı tanımlar.
2. İslam’da zekât ve hac gibi mali yükümlülükleri yerine getirebilmek için zengin olmanın asgari sınırı veya asgari zenginlik ölçüsüne ……………………. denir.
Doğru Cevap: nisap
Açıklama: “Asgari zenginlik ölçüsü” ifadesi, zekât vermek için gerekli olan en az mal miktarını ifade eder. Bu kavrama nisap diyoruz.
3. Kişinin ibadet niyetiyle yaptığı her türlü maddi ve manevi güzel, yararlı iş ve davranışlara ……………………. denir.
Doğru Cevap: sadaka
Açıklama: Sadaka, sadece para vermek demek değildir. Birine gülümsemek, güzel bir söz söylemek, yol göstermek gibi her türlü iyi ve güzel davranış sadaka sayılır. Bu tanım, en geniş kapsamlı yardım şekli olan sadakayı anlatıyor.
4. Allah’ın (c.c.) hoşnutluğunu kazanmak için kişinin kendi malından harcamasına, ihtiyaç sahiplerine maddi yardımda bulunmasına ……………………. denir.
Doğru Cevap: infak
Açıklama: İnfak, Allah yolunda mal ile harcama yapmak demektir. Zekâtı, sadakayı ve diğer tüm maddi yardımları kapsayan genel bir ifadedir.
5. İslam’da onda bir oranında toprak ürünlerinden alınan zekâta ……………………. denir.
Doğru Cevap: öşür
Açıklama: Zekât sadece para veya altından verilmez. Tarım ürünlerinin de zekâtı vardır. İşte bu “toprak ürünlerinden” alınan zekâta özel olarak öşür denir. Oranının “onda bir” olması da önemli bir ipucudur.
Umarım bu açıklamalar konuları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, bu konuları öğrenmek sadece sınavlar için değil, hayatımızda daha iyi bir insan olmak için de çok önemli. Aklına takılan başka bir şey olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim!