8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Cevapları Nev Yayınları Sayfa 97
Harika bir etkinlik, sevgili öğrencilerim! Gelin hep birlikte bu güzel sayfadaki soruları anlayalım ve cevaplayalım. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersimiz, hayatımızda doğru ve güzel olanı bulmamıza yardımcı olur. Bu etkinlikler de tam olarak bunun için var.
Etkinlik 1: Listeleyelim
Soru: “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Mâide suresi, 8. ayet.)
Yukarıdaki ayetten hareketle toplumda hak ve adaletin gözetilmesini engelleyen durumlar nelerdir? Arkadaşlarınızla bir liste oluşturarak değerlendiriniz.
Çözüm:
Bu soru, bize okuduğumuz bir ayeti anlama ve ondan dersler çıkarma fırsatı veriyor. Gelin adım adım ilerleyelim.
Adım 1: Ayeti Anlayalım
Öncelikle ayetin bize ne söylediğini iyice anlamalıyız. Ayet diyor ki, bir gruba veya bir insana karşı kızgın, öfkeli veya düşman olsanız bile, bu durum sizin onlara karşı adaletsiz davranmanıza sebep olmasın. Yani, “Ben bu kişiyi sevmiyorum, o yüzden haksız olsa da olur.” demememiz gerektiğini vurguluyor. Adalet, kişisel duygularımızdan daha üstündür.
Adım 2: Listemizi Oluşturalım
Şimdi ayetten yola çıkarak adaletin önündeki engelleri düşünelim. Bir insanın adil davranmasını neler engelleyebilir?
- Kin ve Düşmanlık: Ayette de açıkça belirtildiği gibi, birine karşı beslediğimiz olumsuz duygular, ona karşı adil olmamızı engelleyebilir.
- Kayırmacılık (Torpil): Birini sevdiğimiz, akrabamız veya arkadaşımız olduğu için haksız bile olsa onu korumak, adaleti engeller. Bu, kin ve düşmanlığın tam tersi bir durumdur ama sonucu aynıdır: adaletsizlik.
- Ön Yargı: İnsanları tanımadan, sadece dış görünüşüne, ırkına, memleketine veya düşüncesine bakarak onlar hakkında olumsuz bir karara varmak, adil olmamızı engeller.
- Kıskançlık: Bir başkasının başarısını veya sahip olduklarını kıskanmak, o kişiye karşı haksızlık yapmamıza neden olabilir.
- Çıkar ve Menfaat Düşkünlüğü: Kendi çıkarımız için doğruyu söylememek, rüşvet almak veya bir başkasının hakkını yemek, adaletin en büyük düşmanlarındandır.
- Korku: Güçlü birinden veya bir makamdan korktuğumuz için doğruyu söyleyememek ve haksızlığa göz yummak da adaleti engeller.
İşte bu liste, toplumda adaletin sağlanmasını zorlaştıran bazı kötü davranışlardır. Unutmayın, adalet herkes için gereklidir.
Etkinlik 2: Yorumlayalım
Soru: “Yönettikleri insanlara, ailelerine ve sorumlu oldukları kişilere karşı adaletli davrananlar, Allah katında, nurdan minberler üzerinde ağırlanacaklar.” (Nesaî, Âdâbü’l-Kudât, 1.)
Yukarıdaki hadisi, hak ve adaleti gözetmenin önemi açısından arkadaşlarınızla yorumlayınız.
Çözüm:
Bu hadis-i şerif, adil olmanın ne kadar büyük bir ödülü olduğunu bize anlatıyor. Gelin bu güzel sözü birlikte yorumlayalım.
Adım 1: Hadisi Anlayalım
Hadis, üç grup insandan bahsediyor:
- Yöneticiler: Yani bir ülkeyi, bir şehri veya bir kurumu yönetenler.
- Aileler: Yani anne-babalar.
- Sorumlu Oldukları Kişiler: Bu bir öğretmen, bir patron, bir takım kaptanı olabilir. Kısacası, emri altında veya sorumluluğunda başka insanlar olan herkes.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) diyor ki, bu insanlar eğer sorumlu oldukları kişilere karşı ADALETLİ davranırlarsa, ahirette çok özel bir mükafat alacaklar: “nurdan minberler” yani ışıktan, çok değerli ve yüksek makamlar.
Adım 2: Yorumumuzu Yapalım
Bu hadisten şu önemli sonuçları çıkarabiliriz:
Adalet sadece mahkemelerdeki hakimlerin görevi değildir. Adalet, hayatın her alanında ve herkesin sorumluluğundadır.
- Ailede Adalet: Bir anne-baba, çocukları arasında ayrım yapmamalıdır. Birine daha iyi davranıp diğerini dışlamamalı, hediyeler alırken bile adil olmalıdır. İşte bu, ailedeki adalettir.
- Okulda Adalet: Bir öğretmen, öğrencileri arasında ayrım yapmamalıdır. Herkese eşit şekilde söz hakkı vermeli, not verirken adil olmalıdır.
- İş Hayatında Adalet: Bir yönetici, çalışanlarına eşit ve adil davranmalıdır.
- Ödülün Büyüklüğü: “Nurdan minberler” ifadesi, adil olmanın Allah katında ne kadar değerli bir davranış olduğunu gösteriyor. Bu büyük ödül, bizleri adil olmaya teşvik etmelidir.
Sonuç olarak, bu hadis bize adaletin küçük büyük demeden her işte ve her ilişkide temel bir ilke olması gerektiğini öğretir. Adil bir insan olmak, hem bu dünyada toplumun huzurunu sağlar hem de ahirette büyük bir mükafat kazandırır.