6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 16
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün kitabımızdaki çok önemli bir konuyu, yani kararlara nasıl katıldığımızı ve bu süreçte nasıl davranmamız gerektiğini işleyeceğiz. Haydi, görseldeki soruları birlikte adım adım çözelim ve bu konuyu daha iyi anlayalım.
Soru 1: Aşağıdaki özlü sözleri dikkate alan bir kişi nasıl davranışlar göstermelidir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
- “Yorulduğunda dinlenmeyi öğren, bırakmayı değil!” – Muhammed Ali
- “Yedi kez düş, sekiz kez ayağa kalk.” – Japon atasözü
- “Ne kadar zor olursa olsun, pes etmeyin. Eğer bir şeyin mümkün olduğuna inanıyorsanız sonuna kadar gitmelisiniz.” – Stephan Hawkins
Çözüm:
Bu güzel sözlerin hepsi bize çok önemli bir mesaj veriyor, değil mi? Gelin bu mesajı adım adım keşfedelim.
Adım 1: Öncelikle bu üç sözün ortak noktasını bulalım. Muhammed Ali, Japon atasözü ve Stephen Hawking… Hepsi de zorluklar karşısında pes etmemekten, vazgeçmemekten bahsediyor. Bir işe başlarken veya bir hedef belirlerken karşımıza engeller çıkabilir, yorulabiliriz, hatta başarısız olabiliriz.
Adım 2: İşte bu sözleri kendine ilke edinen bir kişi, karşılaştığı ilk zorlukta “Ben yapamıyorum” deyip kenara çekilmez. Tam tersine, daha azimli ve kararlı olur. Azimli olmak, bir hedef için usanmadan, bıkmadan çaba göstermek demektir.
Adım 3: Böyle bir kişi, başarısız olduğunda bunu bir son olarak görmez. Tıpkı Japon atasözündeki gibi, düşse bile tekrar ayağa kalkacak gücü kendinde bulur. Hatalarından ders çıkarır ve bir sonraki denemesinde daha iyisini yapmaya çalışır.
Adım 4: Kısacası, bu özlü sözleri dikkate alan bir kişi;
- Pes etmez.
- Hedeflerine ulaşmak için çok çalışır.
- Zorluklar karşısında yılmaz.
- Başarısızlığı bir öğrenme fırsatı olarak görür.
- İnandığı şeyin sonuna kadar arkasında durur.
Soru 2: Özgürlüklerimizi kullanırken başkalarının hak ve özgürlüklerini ihlal etmemek için nasıl davranmalıyız? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
Çözüm:
Bu çok önemli bir soru! Çünkü toplum içinde hep birlikte yaşıyoruz ve davranışlarımız herkesi etkiliyor. Gelin bu konuyu da adım adım inceleyelim.
Adım 1: Özgürlük, istediğimiz gibi düşünebilmek, konuşabilmek ve davranabilmektir. Ancak bu özgürlük sınırsız mıdır? Mesela, canım istediği için gece yarısı evde son ses müzik dinleyebilir miyim? Hayır. Çünkü bu, komşularımın dinlenme hakkını, yani onların özgürlüğünü ihlal eder.
Adım 2: İşte burada altın bir kural var: “Bizim özgürlüğümüz, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.” Bu, birini rahatsız etmeden, ona zarar vermeden veya onun hakkına girmeden kendi özgürlüğümüzü yaşamamız gerektiği anlamına gelir.
Adım 3: Peki başkalarının haklarına zarar vermemek için ne yapmalıyız? Cevap basit: Empati kurmalı ve saygılı olmalıyız. Empati, kendimizi başkasının yerine koymaktır. Bir davranışta bulunmadan önce “Acaba bu yaptığım şey karşımdakini nasıl etkiler? Biri bana böyle yapsa ne hissederdim?” diye düşünmeliyiz.
Adım 4: Ayrıca, toplumun düzeni için konulmuş kurallara ve yasalara uymalıyız. Okul kuralları, trafik kuralları veya evdeki kurallar… Bunların hepsi, herkesin hak ve özgürlüklerini korumak için vardır.
Sonuç olarak;
- Başkalarına karşı saygılı olmalıyız.
- Davranışlarımızın sonuçlarını düşünmeliyiz.
- Empati kurarak hareket etmeliyiz.
- Toplumsal kurallara uymalıyız.
Soru 3: Öğretmeniniz gözetiminde sınıf arkadaşlarınızla ailenizde ve okulda alınan kararlara ne düzeyde katıldığınızı ve katılım sürecini doğru bir şekilde uygulayıp uygulamadığınızı tartışınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu son soru aslında bir ödev veya sınav sorusu değil. Bu, üzerine düşünmemiz ve konuşmamız gereken bir konu. Bu yüzden size doğrudan bir cevap vermek yerine, bu konuyu nasıl düşünebileceğinize dair bazı adımlar göstereceğim.
Adım 1: İlk olarak, metindeki “Karar Al Günü” örneğini hatırlayalım. Orada öğrenciler fikirlerini sandıklara atarak karar sürecine katılıyorlardı. Bu sürece “demokratik katılım” diyoruz. Şimdi kendi hayatınızı düşünün.
Adım 2: Ailenizde kararlar nasıl alınıyor? Örneğin, tatile nereye gidileceğine, hafta sonu ne yapılacağına veya evde hangi kuralların geçerli olacağına karar verilirken size fikriniz soruluyor mu? Düşüncelerinizi rahatça söyleyebiliyor musunuz?
Adım 3: Okulda veya sınıfta durum nasıl? Sınıf kuralları belirlenirken, bir etkinlik planlanırken veya sınıf başkanı seçilirken sizin de bir söz hakkınız oluyor mu? Fikirlerinizi söylediğinizde dinleniyor musunuz?
Adım 4: Kitabın başında belirtilen 3 katılım sürecini hatırlayın:
- Bilgi Edinme: Karar alınacak konu hakkında size bilgi veriliyor mu?
- Düşünceyi İfade Etme: Fikrinizi söyleme fırsatınız oluyor mu?
- Geri Bildirim Alma: Sonucun ne olduğunu ve neden o kararın alındığını öğreniyor musunuz?
Bu adımların ailenizde ve okulunuzda ne kadar uygulandığını düşünün. Arkadaşlarınızla bu konuda saygı çerçevesinde konuşarak farklı tecrübeleri de öğrenebilirsiniz. Unutmayın, kararlara katılmak hem bir hak hem de bir sorumluluktur!