6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 45
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Sosyal Bilgiler öğretmeniniz.
Bugün sizlerle birlikte önümüzdeki bu güzel etkinlik kağıdını çözeceğiz. Metinleri dikkatlice okuyup soruları adım adım, anlaya anlaya cevaplayacağız. Hazırsanız, haydi başlayalım!
6. Adil ve huzurlu bir toplumun oluşturulabilmesi için gerekli olan davranış biçimi nedir?
Sevgili çocuklar, bu soruyu cevaplamak için ilk metnimize geri dönelim. Metin bize adil ve huzurlu bir toplumun sırrını veriyor aslında.
“…adil ve huzurlu bir toplum, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine saygı gösterildiği bir ortamda var olabilir.”
Gördüğünüz gibi, metnin hemen başında cevabımız gizli. Bir toplumda adalet ve huzur istiyorsak, yapmamız gereken en temel şey birbirimizin hak ve özgürlüklerine saygı göstermektir. Ayrıca metin, toplumsal katılım, gönüllülük ve dayanışmanın da bu düzeni güçlendirdiğini söylüyor.
Sonuç: Adil ve huzurlu bir toplum için gerekli olan davranış biçimi; bireylerin birbirlerinin temel hak ve özgürlüklerine saygı göstermesi, toplumsal katılım ve dayanışma içinde olmasıdır.
7. İnsan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması toplumsal düzenin sürdürülmesine nasıl katkıda bulunur?
Bu sorumuz da yine ilk metnimizle ilgili. Metin bize insan hakları güvence altına alındığında toplumda nelerin değiştiğini çok güzel açıklıyor. Haydi o bölümü hatırlayalım:
Adım 1: Metinde diyor ki, “Bireylerin hak ve özgürlükleri güvence altına alındığında, insanlar daha duyarlı, yardımsever olurlar ve başkalarına saygı gösterirler.” Yani, haklarımız korunduğunda bizler de daha iyi insanlar oluruz.
Adım 2: Bu durumun sonucunda ne oluyormuş? Metin devam ediyor: “Bu durum toplumda sosyal bağları güçlendirir, dayanışma duygusunu artırır ve toplumsal düzenin sürdürülebilirliğine katkı sağlar.” Yani, insanlar arasındaki dostluk ve güven artar, yardımlaşma çoğalır. Bu da toplumun düzeninin bozulmadan devam etmesini sağlar.
Sonuç: İnsan hak ve özgürlükleri güvence altına alındığında, insanlar daha duyarlı ve yardımsever olur, birbirlerine saygı duyar. Bu durum, insanlar arasındaki sosyal bağları ve dayanışmayı güçlendirerek toplumsal düzenin sağlıklı bir şekilde devam etmesine katkıda bulunur.
8. Metne göre aşağıdaki ifadelerden hangisine ulaşılamaz?
Bu soruda dikkatli olmalıyız, çünkü bizden metinde olmayan, yani metinden çıkaramayacağımız bilgiyi bulmamız isteniyor. Şıkları tek tek inceleyelim:
- A) Bireylerin başkasına zarar vermeden hareket etmeleri özgürlük kavramı ile ilgilidir.
Metin bize insan hak ve özgürlüklerine saygıdan bahsediyor ama özgürlüğün tanımını “başkasına zarar vermemek” olarak yapmıyor. Bu genel olarak doğru bir bilgi olsa da, bu metinden doğrudan çıkmıyor. - B) Adil ve huzurlu bir toplum için insan haklarına saygı gösterilmelidir.
Metnin ilk cümlesi zaten tam olarak bunu söylüyor. Bu ifadeye kesinlikle ulaşabiliriz. - C) Toplumsal düzenin sürdürülmesi için kanunların olması yeterlidir.
Metin bize toplumsal düzen için saygı, katılım, dayanışma gibi birçok şeyin gerekli olduğunu anlatıyor. Sadece kanunların yeterli olduğundan hiç bahsetmiyor. Hatta tam tersine, insani değerlerin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla bu ifadeye ulaşamayız. - D) İnsan haklarının toplumsal katılıma ve dayanışmaya katkısı vardır.
Metinde “…insan hakları, … aynı zamanda toplumsal katılımı ve dayanışmayı teşvik eder.” cümlesi geçiyor. Yani bu bilgiye de doğrudan ulaşabiliriz.
Adım 1: Şıkları metinle karşılaştırdık.
Adım 2: B, ve D şıklarının metinde açıkça yer aldığını gördük. A şıkkı metinde tam olarak yer almasa da, C şıkkı metnin genel düşüncesine tamamen aykırı. Metin, düzenin sadece kanunla değil, insani değerlerle sağlanacağını söylüyor. “Kanunlar yeterlidir” demek bu metne göre kesinlikle yanlıştır.
Sonuç: Doğru cevap C şıkkıdır. Çünkü metinde toplumsal düzen için sadece kanunların yeterli olduğuna dair bir bilgi yoktur.
9. Metne göre eskiden vatandaşlık haklarının kullanımı ile günümüzde vatandaşlık haklarının kullanımı arasında ne gibi farklar vardır?
Bu soruyu cevaplamak için Deniz Eymen’in anlattıklarına kulak verelim. O bize büyüklerinin yaşadığı zorlukları anlatıyor. Biz de bu zorlukları günümüzdeki kolaylıklarla karşılaştıracağız.
Adım 1: Eskiden Nasıldı? (Metne Göre)
Deniz’in anlattığına göre eskiden insanlar:
- Bankacılık işleri için bankaya,
- Mektup göndermek için postaneye,
- Fatura ödemek için veznelere,
- Muayene olmak için sabah erkenden hastaneye gidip saatlerce sırada beklemek zorundaydılar.
- Her iş için farklı bir kuruma gitmek, yorulmak ve çok zaman kaybetmek gerekiyordu.
Adım 2: Günümüzde Nasıl? (Bizim Bildiklerimiz)
Peki biz bugün bu işleri nasıl yapıyoruz?
- Bankacılık işlemlerini telefonumuzdaki veya bilgisayarımızdaki mobil bankacılık uygulamalarından yapabiliyoruz.
- Faturalarımızı internet üzerinden saniyeler içinde ödeyebiliyoruz.
- Hastane randevularımızı MHRS gibi sistemler üzerinden telefonla veya internetle kolayca alabiliyoruz, sıra beklememize gerek kalmıyor.
- Okuldaki notlarımızı öğrenmek için okula gitmek yerine e-Okul sistemini kullanıyoruz.
Sonuç: Eskiden vatandaşlık haklarını kullanmak ve devletle ilgili işleri halletmek; fiziksel olarak farklı kurumlara gitmeyi gerektiren, uzun kuyruklarda beklenen, yorucu ve çok zaman alan bir süreçti. Günümüzde ise teknolojinin gelişmesiyle birlikte (internet, mobil uygulamalar vb.) bu işlemlerin birçoğu evimizden, hızlı, kolay ve yorulmadan yapılabiliyor. Aradaki en büyük fark, işlemlerin daha hızlı, daha kolay ve daha az yorucu hale gelmesidir.
Umarım tüm soruları ve çözümlerini güzelce anlamışsınızdır. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak en önemli adımdır. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!