6. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 2. Kitap Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Ben 6. Sınıf Sosyal Bilgiler öğretmeniniz. Bugün kitabımızdaki 18. sayfada yer alan, demokrasi ve katılım hakkımızla ilgili çok önemli konuları işleyen soruları birlikte çözeceğiz. Bu etkinlikler, hem vatandaşlık bilincimizi geliştirecek hem de yaşadığımız toplumda nasıl söz sahibi olabileceğimizi bize gösterecek. Haydi, dikkatlice soruları inceleyip cevaplayalım!
Soru 1: Haber metnine göre büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerine katılan vatandaşlarımızın oranı yüzde 78,12 olmuştur. Bu bilgiden hareketle büyükşehir belediye seçimlerine katılmayan vatandaşlarımızın oranı yüzde 21,88’dir. Bu sonuca nasıl ulaşıldığını açıklayınız.
Harika bir soru! Bu, aslında basit bir matematik işlemiyle çözebileceğimiz bir durum. Gelin adım adım bu sonuca nasıl ulaştığımızı görelim.
Adım 1
Öncelikle, seçimlerde oy kullanma hakkı olan tüm vatandaşların toplamını bir bütün olarak düşünmeliyiz. Matematikte bir bütün, yüzde olarak her zaman %100 ile ifade edilir. Yani, seçmenlerin tamamı %100’dür.
Adım 2
Haber metni bize seçime katılanların, yani oyunu kullananların oranını %78,12 olarak vermiş. Seçime katılmayanları bulmak için, bütün ifadeden (%100) katılanların oranını (%78,12) çıkarmamız gerekir.
İşlem:
Şimdi çıkarma işlemini yapalım:
100,00 (Tüm seçmenlerin oranı)
– 78,12 (Seçime katılanların oranı)
———-
21,88 (Seçime katılmayanların oranı)
Sonuç:
Gördüğünüz gibi, tüm seçmenlerden oy kullananları çıkardığımızda geriye %21,88‘lik bir oran kalıyor. Bu da bize seçimlere katılmayan vatandaşlarımızın oranını veriyor.
Soru 2: Seçme ve seçilme hakkının kullanıldığı seçimlerin neden yapıldığını yazınız.
Sevgili çocuklar, seçimler demokratik ülkelerin kalbi gibidir. Ülkemizi ve yaşadığımız şehri yöneten kişileri doğrudan bizim belirlememizi sağlar. Peki, neden seçim yapıyoruz? İşte birkaç önemli sebep:
- Yöneticileri Belirlemek İçin: Ülkemizi, şehrimizi veya mahallemizi kimin yöneteceğine biz karar veririz. Cumhurbaşkanı, milletvekilleri, belediye başkanı, muhtar gibi yöneticileri oylarımızla seçeriz.
- Milli Egemenlik İçin: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünü hatırlayın. Bu, yönetme gücünün millete, yani bizlere ait olduğu anlamına gelir. Seçimler, bu gücü kullandığımız en önemli araçtır.
- Temsil Edilmek İçin: Milyonlarca insanın her kararda tek tek fikir belirtmesi mümkün değildir. Bu yüzden bizi mecliste veya belediyede temsil edecek, bizim adımıza kararlar alacak kişileri seçeriz.
- Hesap Sormak İçin: Seçtiğimiz yöneticilerin çalışmalarını beğenirsek bir sonraki seçimde onlara tekrar oy verebiliriz. Eğer beğenmezsek, oy vermeyerek onları değiştirebiliriz. Bu, yöneticilerin halka karşı sorumlu olmasını sağlar.
- Yönetimin Barışçıl Değişimi İçin: Seçimler sayesinde yönetim, kavga veya çatışma olmadan, barışçıl bir şekilde el değiştirir. Bu, toplumsal huzur için çok önemlidir.
Soru 3: Yaşadığınız yerde yapılan seçimlerin sonuçlarının sizi ve toplumu nasıl etkileyebileceğini tartışınız.
Seçim sonuçları, sadece gazetelerde okuduğumuz sayılardan ibaret değildir. Aslında günlük hayatımızı doğrudan etkiler. Düşünsenize:
Birey olarak beni nasıl etkiler?
Seçtiğimiz belediye başkanı, yaşadığımız şehirle ilgili çok önemli kararlar alır. Örneğin, evimizin yakınındaki parkın yenilenmesi, sokakların temizliği, içtiğimiz suyun kalitesi, bindiğimiz otobüslerin sayısı ve güzergahları gibi konular doğrudan belediyenin sorumluluğundadır. Okula giderken kullandığınız yolların durumu, akşamları sokakların aydınlatılması, katıldığınız spor kursları veya kütüphaneler hep yerel seçimlerin bir sonucudur.
Toplumu nasıl etkiler?
Seçim sonuçları, bütün toplumu ilgilendiren kararları şekillendirir. Yeni okulların, hastanelerin veya yolların yapılması, şehrin genel planlaması, toplu taşıma sisteminin geliştirilmesi gibi büyük projeler seçilen yöneticiler tarafından hayata geçirilir. Ayrıca, yöneticilerin çevreye, kültürel etkinliklere veya sosyal yardımlara bakış açısı, tüm şehrin yaşam kalitesini artırabilir veya azaltabilir. Kısacası, verdiğimiz bir oy, yaşadığımız çevrenin geleceğini şekillendirir.
Soru 4: Seçime katılan ve katılmayan vatandaşlarımızı topluma karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirme açısından değerlendiriniz. Değerlendirmenizi yazınız.
Bu soru, vatandaşlık görevlerimiz üzerine düşünmemizi istiyor. Gelin iki durumu da değerlendirelim:
Seçime Katılan Vatandaşlar:
Oy kullanan bir vatandaş, en temel demokratik hakkını kullanmış olur. Bu, aynı zamanda bir vatandaşlık görevidir. Seçime katılarak, yaşadığı ülkenin veya şehrin geleceği hakkında söz sahibi olmak istediğini gösterir. Kendi düşüncelerini ve beklentilerini sandığa yansıtarak yönetime katılmış olur. Bu, sorumluluk sahibi ve bilinçli bir vatandaş davranışıdır.
Seçime Katılmayan Vatandaşlar:
Seçime katılmayan bir vatandaş ise bu hakkını kullanmamayı tercih etmiştir. Bunun pek çok sebebi olabilir; belki adayları beğenmemiştir, belki de siyasetle ilgilenmiyordur. Ancak oy kullanmayarak, kendisi ve toplum için alınacak kararları başkalarının seçimine bırakmış olur. Demokrasilerde katılım ne kadar yüksek olursa, alınan kararlar toplumun genel iradesini o kadar iyi yansıtır. Bu nedenle oy kullanmamak, bir nevi topluma karşı olan “söz söyleme” sorumluluğundan kaçınmak olarak da görülebilir.
Unutmayın, oy kullanmak sadece bir hak değil, aynı zamanda yaşadığımız topluma karşı bir sorumluluktur. Geleceğimizi şekillendiren kararlarda hepimizin bir payı olmalıdır.
Soru 5: Bireylerin seçimler dışında yönetimin karar alma süreçlerini nasıl etkileyebileceğine dair sınıf arkadaşlarınızla fikir taraması yöntemini kullanarak tartışınız.
Demokrasi sadece sandığa gidip oy kullanmaktan ibaret değildir. Seçimler arasında da yönetimin kararlarında etkili olabiliriz. İşte bunun bazı yolları:
- Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) Katılmak: Çevre, eğitim, hayvan hakları gibi konularda çalışan dernek veya vakıflara üye olarak, o konulardaki taleplerimizi daha güçlü bir şekilde dile getirebiliriz.
- Dilekçe Hakkını Kullanmak: Mahallemizdeki bir sorunla ilgili belediyeye veya ilgili kuruma dilekçe yazabilir, imza toplayabiliriz.
- Sosyal Medyayı ve İletişim Araçlarını Kullanmak: Günümüzde sosyal medya, kamuoyu oluşturmak için çok güçlü bir araçtır. Bir sorun hakkında farkındalık yaratmak için kullanılabilir.
- Yerel Toplantılara Katılmak: Belediyelerin veya muhtarlıkların düzenlediği halk toplantılarına katılarak fikirlerimizi doğrudan yöneticilere iletebiliriz.
- Basın Yoluyla Fikir Belirtmek: Gazetelere, dergilere veya internet sitelerine mektup yazarak veya yorum yaparak görüşlerimizi geniş kitlelere duyurabiliriz.
Kitabımızdaki yönerge de tam olarak bunu istiyor. Sınıfta gruplar oluşturarak, bu yöntemler hakkında tartışmanızı ve fikirlerinizi bir rapor haline getirmenizi söylüyor. Bu harika bir beyin fırtınası olacak!