7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 111
Harika bir çalışma! Sevgili öğrencilerim, gelin şimdi bu sayfadaki alıştırmaları hep birlikte, adım adım inceleyelim ve çözelim. İngilizce dersinde öğrendiğimiz çevre sorunları konusunu pekiştirmek için çok güzel sorular var burada.
Soru B4. Read the text in activity B3 again and complete the diagram. (B3 etkinliğindeki metni tekrar okuyun ve diyagramı tamamlayın.)
Bu soruda, bir önceki aktivitedeki metne göre bir neden-sonuç şemasını doldurmamız isteniyor. Metin elimizde olmasa da, çevre sorunları hakkındaki genel bilgilerimizle bu şemayı kolayca tamamlayabiliriz. Bu şema, belirli eylemlerin nelere yol açtığını gösteriyor. Haydi boşlukları dolduralım!
-
Adım 1: 1 numaralı boşluk
Şemada “using aerosol” (aerosol kullanmak) ve 1 numaralı kutucuk, “release CFCs” (CFC gazları salmak) sonucuna yol açıyor. Aerosoller gibi, eski tip buzdolapları ve klimalar da CFC gazlarının salınımına neden olur. Bu yüzden 1 numaralı boşluğa “using old refrigerators / air conditioners” (eski buzdolapları / klimalar kullanmak) yazabiliriz.
-
Adım 2: 3 numaralı boşluk
Şemanın alt kısmında “burning fuels” (yakıtları yakmak), 3 numaralı kutucuk ve “using vehicles” (araç kullanmak) birleşerek 4 numaralı sonuca ulaşıyor. Yakıt yakan ve hava kirliliğine neden olan bir diğer büyük etken fabrikalardır. Bu nedenle 3 numaralı boşluğa “factories” (fabrikalar) yazmak çok mantıklı.
-
Adım 3: 4 numaralı boşluk
Fabrikalar, yakıtların yanması ve araç kullanımı atmosfere zararlı gazlar salar. Bu durumun en bilinen adı “sera etkisi”dir. Yani bu eylemler “greenhouse effect” (sera etkisi) yaratır. 4 numaralı boşluğa “greenhouse effect” yazıyoruz.
-
Adım 4: 2 ve 5 numaralı boşluklar
Şimdi sonuçlara bakalım. CFC gazları ozon tabakasında bir delik açıyor (“a bigger hole in the ozone layer”), bu da zararlı ışınların (“harmful rays”) dünyaya ulaşmasına ve 2 numaralı sonuca neden oluyor. Aynı zamanda, 4 numaradaki sera etkisi de hem 2 numaralı hem de 5 numaralı sonuca yol açıyor. İkisinin de ortak sonucu, gezegenimizin ısınmasıdır, yani “küresel ısınma”. O zaman 2 numaralı boşluğa “global warming” (küresel ısınma) yazabiliriz. Küresel ısınmanın bir diğer büyük sonucu ise iklimin değişmesidir. Bu da 5 numaralı boşluğun cevabı olur: “climate change” (iklim değişikliği).
Sonuç olarak şemayı şu şekilde doldurabiliriz:
1. using old refrigerators / air conditioners
2. global warming
3. factories
4. greenhouse effect
5. climate change
Soru B5. Match the halves. There is an extra word. (Yarıları eşleştirin. Bir kelime fazladan verilmiştir.)
Bu alıştırmada, sol taraftaki kelimelerle sağ taraftaki kelimeleri birleştirerek anlamlı ifadeler oluşturacağız. Bunlar sıkça birlikte kullanılan kelime gruplarıdır (collocations).
- Adım 1: a. global kelimesi ile en uyumlu olan kelime sağ tarafta 5. warming‘dir. Birlikte “global warming” yani “küresel ısınma” anlamına gelirler.
- Adım 2: b. greenhouse kelimesi ile en uyumlu olan kelime 2. effect‘tir. Birlikte “greenhouse effect” yani “sera etkisi” anlamına gelirler.
- Adım 3: c. ozone kelimesi ile en uyumlu olan kelime 1. layer‘dır. Birlikte “ozone layer” yani “ozon tabakası” anlamına gelirler.
- Adım 4: d. air kelimesi ile en uyumlu olan kelime 3. pollution‘dır. Birlikte “air pollution” yani “hava kirliliği” anlamına gelirler.
- Adım 5: e. climate kelimesi ile en uyumlu olan kelime 4. change‘dir. Birlikte “climate change” yani “iklim değişikliği” anlamına gelirler.
Gördüğünüz gibi, sağdaki listede bulunan 6. temperature (sıcaklık) kelimesi boşta kaldı.
Sonuç olarak eşleştirme şöyledir:
a. global ⟶ 5. warming
b. greenhouse ⟶ 2. effect
c. ozone ⟶ 1. layer
d. air ⟶ 3. pollution
e. climate ⟶ 4. change
Fazladan kelime: 6. temperature
Soru B6. Work in pairs. Look at the activities in activity B1 again. Give suggestions to each other as in the example. (İkili çalışın. B1 etkinliğindeki aktivitelere tekrar bakın. Örnekteki gibi birbirinize tavsiyeler verin.)
Bu bir konuşma alıştırması. Bizden, çevreyi korumak için yapmamız veya yapmamamız gereken şeyler hakkında “must” (yapmalısın – zorunluluk) ve “mustn’t” (yapmamalısın – yasak) kullanarak tavsiyeler vermemiz isteniyor. Örnekte olduğu gibi biz de birkaç tane cümle kuralım.
Örnekte ne diyor bir bakalım:
Helen: You mustn’t use nylon shopping bags. You must use eco-friendly products. (Naylon alışveriş poşetleri kullanmamalısın. Çevre dostu ürünler kullanmalısın.)
Ann: Yes, you are right. You mustn’t use perfumes a lot. (Evet, haklısın. Çok fazla parfüm kullanmamalısın.)
Şimdi biz de benzer diyaloglar oluşturalım. Unutmayın, must güçlü bir gereklilik, mustn’t ise güçlü bir yasaklama belirtir.
Örnek Diyalog 1:
Öğrenci A: We mustn’t waste water. We must turn off the tap when we brush our teeth. (Suyu boşa harcamamalıyız. Dişlerimizi fırçalarken musluğu kapatmalıyız.)
Öğrenci B: That’s a good point. Also, we mustn’t leave the lights on when we leave a room. (Bu iyi bir nokta. Ayrıca, bir odadan ayrılırken ışıkları açık bırakmamalıyız.)
Örnek Diyalog 2:
Öğrenci A: We must recycle our rubbish like paper, glass and plastic. (Kağıt, cam ve plastik gibi çöplerimizi geri dönüştürmeliyiz.)
Öğrenci B: You’re right. And we mustn’t throw batteries in the trash. We must take them to battery recycling bins. (Haklısın. Ve pilleri çöpe atmamalıyız. Onları pil geri dönüşüm kutularına götürmeliyiz.)
Umarım tüm açıklamalar anlaşılır olmuştur. Harika iş çıkardınız!