7. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 100
Merhaba sevgili öğrencim, gönderdiğin görseldeki İngilizce alıştırmalarını birlikte adım adım çözelim. Bu tür alıştırmalar, günlük hayatta kullandığımız kelimeleri ve mekanları öğrenmek için harikadır. Hazırsan başlayalım!
C1. Match the things with the buildings
Bu alıştırmada, resimlerdeki nesneleri hangi dükkanlardan alabileceğimizi bulup eşleştireceğiz. Yani “Where can you buy these things?” (Bu şeyleri nereden satın alabilirsin?) sorusuna cevap arıyoruz.
1. Resim (Kavanozdaki Bulgur/Pirinç)
Adım 1: Resimde bir kavanoz içinde bulgur veya pirinç gibi bir bakliyat görüyoruz.
Adım 2: Bu tür kuru gıdaları genellikle marketlerden veya bakkallardan alırız. Verilen kelimeler arasında bu anlama gelen grocery kelimesidir.
Sonuç: grocery
2. Resim (Ekmekler)
Adım 1: Bu resimde sepetin içinde mis gibi taze ekmekler var.
Adım 2: Ekmek, poğaça gibi unlu mamulleri fırından alırız. Fırının İngilizcesi bakery‘dir.
Sonuç: bakery
3. Resim (CD’ler)
Adım 1: Resimde müzik veya film CD’leri görüyoruz.
Adım 2: Bu tür ürünleri müzik marketlerden satın alabiliriz. Bu da İngilizce’de music store anlamına gelir.
Sonuç: music store
4. Resim (Kırmızı Elbise)
Adım 1: Resimde çok şık, kırmızı bir elbise var.
Adım 2: Kıyafet, ayakkabı gibi giyim eşyalarını büyük mağazalardan veya alışveriş merkezlerinden alırız. Bu tür yerler için department store kelimesi kullanılır.
Sonuç: department store
5. Resim (Sebzeler)
Adım 1: Resimdeki sepette domates, biber, karnabahar gibi taptaze sebzeler görüyoruz.
Adım 2: Sebze ve meyveleri satın aldığımız yere manav deriz. Manavın İngilizce karşılığı greengrocery‘dir.
Sonuç: greengrocery
6. Resim (Et)
Adım 1: Resimde büyük bir parça çiğ kırmızı et bulunuyor.
Adım 2: Eti her zaman kasaptan alırız. Kasap dükkanı İngilizce’de butcher’s demektir.
Sonuç: butcher’s
C2. Listen to the dialogue and fill in the blanks with the names of the buildings.
Bu alıştırmada ise bir diyalogdaki boşlukları uygun dükkan isimleriyle doldurmamız isteniyor. Normalde bunu bir ses kaydı dinleyerek yaparız ama biz şimdi diyalogun akışından ve ipuçlarından yola çıkarak doğru cevapları bulacağız. Tıpkı bir dedektif gibi!
1. Boşluk
Jane: …Firstly, I’m going to a birthday party tonight. I should buy a present.
Daniel: You should go to a 1. …………………………… to buy a present.
Adım 1: Jane’in neye ihtiyacı olduğunu bulalım. Doğum günü partisi için bir ‘present’ yani hediye alması gerekiyor.
Adım 2: Hediye alabileceğimiz yerleri düşünelim. Kıyafet, oyuncak, elektronik eşya gibi çeşitli hediyeleri bulabileceğimiz büyük mağazalar bunun için çok uygun. Bu tür yerlere İngilizce’de department store diyoruz.
Sonuç: department store
2. Boşluk
Jane: …I have some guests tomorrow. I should buy some meat.
Daniel: You can go to a 2. …………………………… to buy some meat.
Adım 1: Jane’in misafirleri için ‘meat’ yani et alması gerekiyor.
Adım 2: Eti nereden alırız? Tabii ki kasaptan! Kasabın İngilizcesi butcher’s.
Sonuç: butcher’s
3. Boşluk
Jane: I also need a cake.
Daniel: You may go to a 3. …………………………… to buy a cake.
Adım 1: Jane’in ayrıca bir ‘cake’ yani pasta alması gerekiyor.
Adım 2: Pastayı, ekmeği aldığımız yerden, yani fırından (pastaneden) alırız. Burası için bakery kelimesini kullanırız.
Sonuç: bakery
4. Boşluk
Jane: And some fruits also.
Daniel: So, you should go to a 4. …………………………… to buy fruits.
Adım 1: Jane’in biraz da ‘fruits’ yani meyve alması gerekiyor.
Adım 2: Meyve ve sebzeleri manavdan alırız. Manavın İngilizcesi neydi? Evet, greengrocery!
Sonuç: greengrocery
5. Boşluk
Jane: I also need some rice to cook meal.
Daniel: Then, you should also go to a 5. …………………………… to buy some rice.
Adım 1: Jane’in yemek yapmak için ‘rice’ yani pirince de ihtiyacı var.
Adım 2: Pirinç gibi kuru gıdaları marketten/bakkaldan alırız. Bunun için de grocery kelimesini kullanacağız.
Sonuç: grocery
6. ve 7. Boşluklar
Jane: Yes, but I haven’t got enough time to go everywhere. What should I do?
Daniel: I have an idea. Why don’t you go to a 6. ……………………………? You can buy everthing you want there.
Jane: Oh, it’s a great idea. I’ll go to the 7. …………………………… to buy everything.
Adım 1: Jane’in bir sorunu var: Tüm bu dükkanlara tek tek gidecek zamanı yok.
Adım 2: Daniel ona harika bir çözüm sunuyor. Öyle bir yere gitmeli ki ‘everything’ yani her şeyi oradan alabilsin.
Adım 3: Hem hediye, hem et, hem pasta, hem meyve hem de pirinç alabileceği tek bir yer neresi olabilir? Elimizdeki seçeneklerden en uygunu, içinde gıda reyonları da bulunan büyük mağazalar, yani department store olur. Böylece tek bir yere giderek tüm işini halledebilir.
Adım 4: Jane bu fikri çok beğeniyor ve her şeyi almak için oraya gideceğini söylüyor. Bu yüzden 6. ve 7. boşlukların ikisi de aynı olmalı.
6. Boşluk Sonucu: department store
7. Boşluk Sonucu: department store
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Harika bir iş çıkardın! Unutma, İngilizce kelimeleri bu şekilde günlük hayatla ilişkilendirerek öğrenmek en kalıcı yöntemdir. Başarılar dilerim!